Bakan Ala'dan flaş 'Fuat Avni' açıklaması
İçişleri Bakanı Efkan Ala, 15 temmuz gecesi yaşanan darbe girişimini değerlendirdi.
GÜNDEM , 28 Temmuz 2016 Perşembe, 23:24
Bakan Ala'dan flaş 'Fuat Avni' açıklaması
İşte Ala'nın konuşmasından satır başları:

Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu kararlar alınmaya başlandı ve YAŞ öne alındı. Çünkü Türkiye'nin gerçekten ağır bir ihanet arkasından, memleketimizin ihtiyaç duyduğu kararların çok hızlı alınmasına ihtiyaç var. 

Türkiye'nin ihtiyacına göre artık kararlar alınacak, bu inisiyatif kesinlikle ortaya kondu. Sokakta darbeyi önleyen, sayın Cumhurbaşkanımızın millete çağrısı ve sokağa milletimizin çıkması. 

İşi rayına oturtan şey sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği liderlik ve arkasından milletin liderinin arkasında duruşu. Tankları, uçakları durdurdu. 

"TÜRKİYE DEMOKRASİ TARİHİNE ALTIN BİR İMZA ATTI"

Türkiye bir demokrasi tarihi yazdı, demokrasi tarihine altın bir imza attı. Bu rezilliği Türkiye'ye reva görenler, ihanetin en büyüğünü gösterdiler. Tarihimizde bunun eşine az rastlanır. 

Hem Jandarma hem de Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri'ne bağlandı. Darbenin ihtimalini bile ortadan kaldıracak düzenlemeleri yapacağız. 

Bu neden önemli? 17-25 Aralık'tan sonra bi iç güvenlik paketi götürdük. O zaman yaptığımız değişikliklerle Emniyet'in içinde 35 bin kişinin yerini değiştirdik. Bütün yönetim kademelerindeki, paralel yapıdaki kişileri aldık, soruşturma açtık. Jandarma için kısmen yetki aldık, soruşturma açabilme, görevden uzaklaştırabilme, alay komutanlarını tayin etme yetkisi aldık. 

Biz bu değişiklikleri yaptığımız için Türkiye genelinde Emniyet inanılmaz bir performans gösterdi. Sokaklarda nasıl bir mücadele verildiği çok ortada. Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Merkezi işgal edilmişti, gidildi ve alındı orası. Kişileri idare edelim derken memleketi idareyi kaçırıyoruz.

Bunların sivil otoriteye bağlanması tehlikeyi bertaraf etme açısından önemlidir. 

Milletimize vereceğimiz hesabı düşünüyoruz, düşünmek zorundayız. Bürokraside kapalı bir sistem, bakın kaç darbe üretti. Darbenin ihtimalinin bile ortadan kalkması için yapısal değişikliklere ihtiyaç var. Bu değişiklikleri yaptık, daha da yapılacak. 

Jandarma'da, Sahil Güvenlik'te bütün rütbeler duruyor ama kimin albay kimin general olacağını, oradaki terfiler ve tayinler, bakanlıkta olacak. 3'lü kararname ile. Bu hesap verebilirliği artıracak. 

Her bir birimin kendi alanında ayrı ayrı güçlü olması, ama Meclis kararıyla hepsinin bir araya gelmesi önem arz eder.

"MİT'İN CUMHURBAŞKANLIĞI'NA BAĞLANMASI MASADA"

MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na bağlanması masada, değerlendiriliyor. Çok ağır bir travma yaşadı, büyük bir ihanete şahit oldu Türkiye ama geleceğini hep birlikte düşüneceğiz. Hiçbir adımımız refleksif olmamalı. 

Jandarma okullarının düzenlenmesi masamızda. Askerin ihtiyaç duyacağı insan kaynağını MEB'in vermesi daha doğru.
Jandarma'nın içerisinde bir istihbarat birimi var. Daha önceki MİT tırları saldırısında büyük bir faciaydı yaptıkları. Harekat Merkezi'nin işgal edilmesine kadar plan yapıyorlar ama jandarma istihbarat bilgi vermiyor. Bunu niye örtbas edelim? İstihbarat var ama paylaşılmıyor, çünkü işin içerisinde. 

İstihbarat teşkilatlarında reformlar yapacağız. Hem MİT'te hem diğer istihbarat birimlerinde, nasıl daha iyi olur, eksikler nerede, daha hızlı daha kapsamlı değişiklikler yapmalıyız. 

Bu hareketlilik olduğunda uçaktaydım. Baktım, Hakan Fidan arıyor; sayın bakanım darbe oluyor, dedi. Oradan başladık konuşmaya. Benim MİT müsteşarımızla o an için diyalogum bu. Daha önce öğleden sonra almış bir bilgiyi, Genelkurmay'la paylaşmış, sadece bir suikast şeklinde değil ama biraz daha kapsamlı, bir şeyler oluyor, MİT'e şöyle şöyle yapacaklar deyince hemen bunu Genelkurmay'a iletiyorlar. O süre içerisinde birtakım görüşmeler oluyor. Bana ya da Cumhurbaşkanımıza bilgi aktarılmadı. Bir sistem açığı olduğu çok açık. İstihbarat eksiğinin olduğu çok açık, bu kadar iş yapılıyor nasıl haber verilmez? 

AK Parti hükümetlerine kadar MİT'in içerisini de dizayn edenler darbeyi yapanlardı. 

"3 BİN 706 POLİS GÖZALTINA ALINDI"

Şu ana kadar 3 bin 706 polis gözaltına alındı ve bunlarda bin 648'i rütbeli. Tutuklananlar ise bin 361 polis, 677'si rütbeli, 684'ü rütbesiz. 

Emniyet istihbaratın önüne, emniyet istihbaratı teslim almak üzere o gün, bizim ihraç ettiğimiz, bir kısmını meslekten çıkardığımız eski istihbarat müdürleri gitti. Bu sefer o gidenler gözaltına alındı orada. İstanbul'da tankın içinden de çıkan oldu.

İhtimali bile bertaraf etmek için, 10 bin 145 emniyet mensubunu da görevden aldık. Düşünün 17-25 Aralık'ta yaptığımız o değişiklikleri, 35 bin kişinin yerini değiştirmiş, çoğunu emekli etmiştik. 

Bakın oluşturulan kapalı sistem nelere mal oldu. İfadesi alınan bir albay ne diyor, 1988'de sınava girdim ve sorular bana verilmişti. Hepimiz kendi üzerimize düşen sorumluluğu almalıyız. 

2002 Kasım'ında Ak Parti iktidar oldu. Bugün siyasetin bir arada olması büyük mutluluk Türkiye için. Ama 2003'te bir askeri liseye girmiş kişi ancak bugün üsteğmen olabilir, yani daha yüzbaşı bile olabilecek durumda değil. Oysa bugün konuştuğumuzun yarısından fazlası bu yapıya ait, asker elbisesi içerisine girmiş caniler. 

Ta 80'li 90'lı yıllardan itibaren buralara girmişler, hep birlikte sorumluyuz. Tuğgeneral olması için 1980'li 90'lı yıllarda girmiş olması lazım.

28 Şubat olmasaydı bu yapı böyle güçlenir miydi? 

17-25 Aralık'a kadar bu yapıya ilişkin muhalefetin dediğini çok ciddiye almadık. Sonra "mücadele edelim" dedik, bu sefer kimse bize destek olmadı. Meclis'e götürdüğümüz iç güvenlik paketi buna örnek.

Bu darbe girişiminin siyasi ayağı kesine yakın bir ihtimalle vardır.

Meclis'te bir askeri birlik vardı, biz hükümetlerimiz döneminde ortadan kaldırdık. Allah muhafaza orada olsaydı, Meclis'i de ele geçirmeye çalışacaklardı. Her darbe koruması gereken bir makamı mevkiiyi ilk işgal eden mekanizmalara artık yeter, bunlar artık münferit arada bir olan işler değil. Bal gibi, gözümüzün önünde, darbe için kurgulanmış yerlerdir. 

Sayın Cumhurbaşkanımızı aldıklarını düşünebiliyor musunuz, ne hale gelirdi Türkiye? 

Yeniden kurguluyoruz hem savunma sistemlerini hem de doğru dürüst birimlerle korunmasını sağlayacak düzenlemeleri yapıyoruz. 

Meclis'i bombalıyorlar, Külliye'yi bombalıyorlar, MİT binasını bombalıyorlardı, müsteşarıma talimat verdim, havadan taarruzu durduracak ne varsa oraya yönlendirin dedim ve o iki yerde hava bombardımanına karşı gerekli atışlar yapıldı. Füzelerle karşılık verildi. 

"ORDU İÇİNDE VATANSEVER, HER RÜTBEDEKİ İNSAN ÜZGÜN"

Devletin temizlenmesi yönünde atılması gereken adımlar atılacak. Çok hassas davranılıyor ama bunların zaten temel özelliği, İslam'da, insanlıkta ne varsa alt alta yazın bunlarda yok. Bu kurumlarda çalışanlar birbirinin ne olduğunu biliyor, kim aktif olarak bunların içinde, kim yanlışlıkla düşmüş, kim imam, kim militan biliniyor. Bu çerçevede çalışmalar yürütülüyor. O çalışmalarda olabildiğince hassas davranılarak yanlış yapılmamasının sağlanmasına çalışılıyor. Ama sabote etmek için ihbarlarda bulunmaları da mümkün, onlar da ayırt edilebilir. Yıllardır herkes birbirini biliyor, diyeceksiniz ki neden o zaman daha önce hassasiyet gösterildi? 

Her bakanlığın aynı hassasiyeti gösterdiğini söyleyemeyiz, açık yüreklilikle söylüyorum. Ordu içinde zaman zaman açıklama bile yaptılar "bizde böyle şey yoktur" dediler, keşke "yok" demekle bir takım problemler yok olsa. Olmuyor. Peşinen ret ya da kabule gerek yok, değerlendirirsiniz. Şu an biliyorum, ordunun içindeki vatansever her rütbedeki insan inanılmaz derecede üzgün. Benim gördüğüm en üzüntülü dönemini yaşıyor. 

Tehlikenin ortaya çıkmaması için her gün bir adım atıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız çıkıp söyleyecektir, o günü beklemek lazım, o zamana kadar demek ki ihtimali devam ediyor. Biz duruma hakimiz ama hassasiyetin devam ettiğini söylüyoruz.

"45 BİN 241 KİŞİNİN PASAPORTU İPTAL EDİLDİ"

45 bin 241 kişinin pasaportu iptal edildi, bunlardan yaklaşık 35 bininin pasaportu kamu görevlilerine ait. 

Suikastçı askerlerden, 35 kişiden 20'ye yakını yakalandı. 11 kişinin araması devam ediyor. Yunanistan'a kaçtığı bilgisi teyit edilmedi. Bütün birimlerimiz orada. 

Rütbelerde herhangi bir değişiklik yapmıyoruz. Atamaları şimdi İçişleri Bakanlığı yapacak. Jandarmanın kıyafetini de kısa zamanda değiştireceğiz. 

İzindeki devlet memurları çağrılmıştı. Şimdi hemen bugün yarın bu kaldırılır diyemem ama bu kadar ağır bir ihanet savuşturmasının ardından memurlarımızın çok da izin düşündüklerini zannetmiyorum. Şu anda ihtiyaç var. 

FUAT AVNİ BULUNDU MU?

Biz devletten bunları uzaklaştırdıkça, haber kaynakları daraldı. Verdikleri haberler yalan yanlış çıkmaya başladı. Bu FETÖ'nün, paralel çeteni Twitter hesabı. Düşünün ki en yakınında bu paralel çeteden, sayın Cumhurbaşkanımızın yaveri, yaverlik o kadar şerefli bir iştir ki ama en büyük ihaneti onlar yapıyor. Orada tabii ki sürekli enformasyon sağlıyor, onlar da yazıyor. Oradan aldığı bilgileri oralara gönderiyor, bilgiler de oradan paylaşılıyor. Ama bunlar da sıfıra inecek. Şu an ne kadar ivme kaybetti biliyorsunuz. 

Bunlara milletimizin, bizim gerçekten nefretimiz dinmiyor. Cenaze namazları bile kılınmadı, aileleri bunları kabul etmedi. İdam talebi de milletimizin yüksek sesle dile getirdiği "en ağır şekilde cezalandırılsın" cümlesinin kavramsallaştırılmasıdır. Anayasa değişikliği gerektiren bir husustur. 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR