Bakan'dan EYT açıklaması
Emeklilikte yaşa takılanlar ya da kısaca EYT'li vatandaşların heyecanlı bekleyişi devam ediyor. Konuya dair açıklamalar sürerken son olarak Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, TBMM'de yaptığı konuşmada EYT konusuna da değindi. İşte, EYT hakkında son haberler...
EKONOMİ , 17 Aralık 2018 Pazartesi, 19:49
Bakan'dan EYT açıklaması

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, TBMM Genel Kurulunda, bakanlıklarının 2019 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakan Selçuk burada EYT konusu hakkında da açıklama yaptı. Emeklilikte yaşa takılmanın yanlış bir kavramsallaştırma olduğunu çünkü emekliliğin olmazsa olmazının belirli bir yaşı tamamlama olduğunu dile getiren Selçuk, "Dünyada emeklilik için bir yaş sınırı mevcut." dedi.

Emeklilikte yaşa takılanlar hususunda İYİ Parti kurmaylarından da açıklamalar gelmeye devam ediyor. Emeklilikte yaşa takılanlar konusunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'tan bir söz duymadığını ifade eden İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, şöyle konuştu:

"Bunun kamu maliyesine yükü nedir? Bundan daha ne kadar kaçabileceğinizi merak ediyorum. Geçen gün Anayasa Mahkemesi bir karar verdi. Kararda, 'yaşa takılanların haklı olduğunu ve Mecliste bu konuda düzenleme yapılması gerektiğini' söyledi. Vatandaşlar sizden bununla ilgili kanun bekliyor ama siz sallıyorsunuz. O kişiler de sizi yerel seçimde sallayacak gibi görünüyor ama bakalım ne kadar sallayacak?"

TBMM'DE BİR KEZ DAHA DİLE GETİRİLDİ

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, emeklilerin büyük kısmının yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirterek, "Elde ettikleri gelirler ise açlık sınırının altında." dedi. Sezai Temelli, Emekliler Sendikası üyelerinden oluşan heyeti kabul etti. Temelli kabulde, EYT hakkında da konuştu.

Kabulde bir konuşma yapan Temelli, Türkiye'de 12 milyona yakın emeklinin bulunduğunu, emekli sayısının ve sorunlarının her geçen gün arttığını savundu. Türkiye'de emeklilerin büyük kısmının yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirten Temelli, "Elde ettikleri gelirler ise açlık sınırının altında. Türkiye, böyle bir vahim tablo ile karşı karşıya." dedi.

Meclis'te emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili önemli bir tartışmanın yaşandığını anımsatan Temelli, "Türkiye'de emeklilikte yaşa takılan çok genç bir nüfus var. Bu insanlar emeklilik hakları ortaya çıktığı halde bizim o zamanki mücadelemizde mezarda emeklilik adını verdiğimiz düzenleme nedeniyle yaşa takılıyor." diye konuştu.

Türkiye'nin, sosyal politikalar anlamında en kötü karneye sahip ülkelerden biri olduğunu öne süren Temelli, "Sosyal haklar konusu zaten tümüyle göz ardı edilmiş, mesele sosyal yardımlara indirgenmiş. Bu sosyal yardımlarda adeta iktidarın kendi oy depolarını besleme aracına dönüştürülmüş." ifadesini kullandı.

BURSA'DA İKİNCİ BULUŞMA

Emeklilikte Yaşa Takılanlar Bursa'da ikinci kez bir araya geldi. Binlerce mağdurun katıldığı toplantıda konuşan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Boran Özupak, " İkinci kez Bursa'da bir araya geldik artık buluşmalarımız toplantıdan ziyade bir mitinge dönüştü. Bu topluluk erken emeklilik istemiyor. Bu topluluk kazanılmış haklarını istiyor" dedi.

Yüzüncü Yıl Gençlik ve Spor Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya, emeklilikte yaşa takılan binlerce mağdur katıldı. Pankartlar ve sloganlar eşliğinde, miting havasında gerçekleştirilen toplantıda Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Boran Özupak konuşma yaptı. Özupak, 19 yıldır mağduriyet yaşadıklarını belirterek, "10 yıldır platform olarak sürdürdüğümüz davamızı bir dernekleşerek, bir sivil toplum kuruluşu olarak sürdürmeyi amaçladık ve 2015 yılında derneğimizi kurduk. Çeşitli illerde toplantılar gerçekleştiriyorduk. İkinci kez Bursa'da bir araya geldik artık buluşmalarımız toplantıdan ziyade bir mitinge dönüştü" dedi.

"BU TOPLULUK ERKEN EMEKLİLİK İSTEMİYOR"

EYT topluluğunun erken emeklilik istemediğini belirten Özupak, "Bu topluluk kazanılmış haklarını istiyor. 1999 yılı öncesinde kadınlara dediler ki; '20 yıl, 5 bin prim günüyle emekli olacaksın', erkeklere de '25 yıl, 5 bin prim günüyle emekli olacaksın.' Ancak 1999 yılında çıkan 4447 sayılı kanunu geriye doğru işletilerek bizlere üçüncü bir şart olarak yaş akdini getirdiler. Bu da 2 ile 17 yıl arasında emekliliğimizi öteledi. Bu kanun hayallerimizi, planlarımızı çaldı ve 'mezarda emeklilik' olarak karşımıza çıktı. 45 - 50 yaş aralığında yaşadığımız en büyük mağduriyetler, çalışan kişilerin dahi 'sen artık bize verimli değilsin' denilerek kapıya koyulması, bu sebeple işsiz kalan arkadaşlarımızın yaşından dolayı iş bulamamasıdır. Biz ekonomik anlamda bir geçim sağlamak zorundayız. İhtiyaçlarımızı karşılamak zorundayız. Hak arayışımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.

Emeklilikte yaşa takılanların sayısı konusunda net bir bilgi olmadığını söyleyen Özupak, "Yaptığımız çalışmalarda ortaya çıkan rakamlarda 6 milyon, 2 milyon, 5 milyon gibi farklı rakamlar var. Sosyal güvenlik uzmanımızla yaptığımız çalışmada ise biz mağdur 1 milyon kişi tespit ettik" dedi.

MUSTAFA DESTİCİ'DEN "EYT" AÇIKLAMASI

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı üyeleriyle Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Emeklilikte yaşa takılanlar konusuna da değindi. Emeklilikte yaşa takılanların, erken emeklilik değil haklarını istediğini dile getiren Destici, asgari ücretin de 2000 liranın üzerine çıkarılması gerektiğini bildirdi.

Öte yandan Destici, konuya ilişkin yine konuşmuş ve şu açıklamaları yapmıştı;

Mustafa Destici, Eskişehir'de partisinin Büyükşehir Belediyesi Taşbaşı Kültür Merkezi'nde düzenlenen 8'inci Olağan İl Kongresi'ne katıldı. Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) konusuyla ilgili olarak, emekli olabilmek için kendisinin de 3 yıl beklediğini ifade eden Mustafa Destici şunları kaydetti:

Emeklilikte yaşa takılanlar sorunu var. Biz bunu niye savunuyoruz? Çünkü bunlar bir hak kaybı yaşıyorlar. Bunlar erken emeklilik istemiyorlar. Bunlar 1999'dan önce işe girenler. Bunlara işe girerken devlet demiş ki, erkekler 25 yıl, kadınlar 20 yıl çalışıp, şu kadar iş günü primini tamamlarsan emekli olacaksın. Ama aynı devlet, belli bir süre sonra bir kanun çıkarmış 2008'de demiş ki 'hayır, ben sizinle olan sözleşmeyi tek taraflı iptal ediyorum ve siz emekliliği hak etseniz bile emekli olmak için yaşı bekleyeceksiniz'. Ben de 3 sene bekledim emekli olmak için. Burada maaş alamıyorsunuz, sağlık sigortasından yararlanamıyorsunuz, bir işe girmeye kalksanız yaşınız 45-50 olmuş sizi kim işe alacak? Dolayısıyla bu mağduriyetin ortadan kaldırılması lazım. Hükümetin, iktidarın burada inat etmemesi lazım. Hükümetin bütçesi var, bunu bulur. Nasıl, isteyince oluyor. İsteyince bulunur. Emeklilerimiz daha önce 2 bayram ikramiye alıyorlar mıydı? Almıyorlardı. Şimdi alıyorlar. Allah razı olsun devletimiz, hükümetimiz bunu verdi. Emekliler adına da çok güzel oldu. O kaynağı nasıl bulduysak bunların kaynağını da buluruz. Çünkü buradaki vatandaşlarımızın mağduriyeti var, hak kaybı var. Bu mağduriyetinin ve hak kaybının ortadan kaldırılması lazım."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya dair geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada; "Erken emekliliği sosyal güvenlik sistemimizde tasvip etmiyoruz ama siyasette bu yol her zaman için açıktır. Dünyanın hiçbir yerinde 38 yaşında emeklilik diye bir uygulama yoktur." demişti.

Sosyal güvenlik mevzuatına göre emekli olabilmek için sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş olarak 3 ayrı hususa bakılması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, "Emeklilik için 1999 yılına kadar yalnızca hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısı yeterliydi. Bu tarihte yapılan bir düzenlemeyle kademeli olarak yaş şartı da getirildi. Son günlerde emeklilikte yaşa takılanlar başlığı altında yürütülen kampanyanın özünde işte bu uygulama vardır." değerlendirmesinde bulunmuştu.

DEVLET BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili, "Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızın ön hazırlıkları da olmuştur ancak bu konunun bugün yaşanan ekonomik şartlar altında öncelik kazanarak 700 milyar liraya ulaşan, Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği şekliyle, bir meblağı karşılayabilecek bir durum içerisinde ısrarcı olmamak, olgun dönemi ve şartları beklemek daha hayırlı olur kanaatindeyiz." demişti.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR