Britanya'da kadın protestolarına neden olan kadın katili polise şartlı tahliyesiz müebbet hapis
Londra'da akşam evine dönen pazarlama yöneticisi Sarah Everard'ı Kovid önlemlerini ihlal iddiasıyla durduran, polis kimliğini göstererek kelepçeledikten sonra araca koyup kaçıran, tecavüz edip öldüren ve yakan Couzens, demir parmaklıkların ardında ölecek şekilde ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
DÜNYA , 30 Eylül 2021 Perşembe, 19:32
Britanya'da kadın protestolarına neden olan kadın katili polise şartlı tahliyesiz müebbet hapis

Britanya'da kadın protestolarıyla karşılanan polis memuru Wayne Couzens'ın (48) mart ayında Londra'da Sarah Everard'ı (33) koronavirüs pandemisi kısıtlamalarını ihlal ettiğine dair sahte suçlamayla kaçırıp öldürmesiyle ilgili dava sonuçlandı.

Akşam 21:00'de arkadaşından evine yürüyerek dönen pazarlama yöneticisi kadını Kovid önlemlerini ihlal iddiasıyla durduran, polis kimliğini göstererek kelepçeledikten sonra araca koyup kaçıran ve tecavüz edip öldüren Couzens ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Asla serbest bırakılmayacak

Yargıç, Couzens'in 'grotesk' suçlar işlemek için polis statüsünü kullanmasının en yüksek cezayı gerektirdiğini söyledi. Nadiren verilen şartlı tahliye olasılığının olmadığı ömür boyu hapis cezası, Couzens'in parmaklıklar ardında ölecek olan Britanya'nın en tehlikeli 60 suçlusu arasına katıldığı anlamına geliyor.

Londra Metropolitan Polisi'nin seçkin diplomatik koruma biriminde görev yapan, suçu işlediği gün ABD Büyükelçiliği'nin gece vardiyasında çalışan Couzens, davada suçunu kabul ederek "Ağır bir cezayı hak ediyorum" dedi. Avukatı Jim Sturman, polis memurunun 'kendisinden nefret ettiğini, ömür boyu hapisten az bir ceza beklemediğini' anlattı.

Savcı Tom Little, Couzens'ın gözaltında konuştuğu psikiyatriste cinayeti kemeriyle nasıl işlediğine dair ürpertici detayları anlattığını aktararak "Tüm koşullar değerlendirildiğinde, bunun, polis kemeri olduğu anlaşılıyor" dedi.

Katilin arama emri ve kelepçesi ile diğer polis ekipmanını suç için kullandığına dikkat çeken Savcı Little, maktul Everard'ın kandırılma, kaçırılma, tecavüz, boğma ve yakılmaya maruz kaldığını belirtti.

Davada Everard'ın sahte gözaltıyla araca bindirilmesinin güvenlik kamerası görüntüleri de izlenirken, 2 görgü tanığı, kadının kelepçelendiğini gördüklerini, ancak polisin yasal görevini yaptığını düşündükleri yönünde ifade verdi.

Sarah Everard'ın annesi Susan Everard, davada, kızının yaşadıklarını düşündüğünde kendini 'işkenceye uğramış' hissettiğini söyledi.

Kızının kokusunu taşıyan bornozunu sakladığını belirten anne Everard, "Kızım dünyadaki son saatlerini insanlığın en büyük kötülüğüne maruz kalarak geçirdi. Sarah korkunç koşullar altında öldü. Bedenini yakmak, uğradığımız son hakaretti. Onun tatlı yüzünü son kez görüp veda bile edemeyeceğimiz anlamına geliyordu" diye konuştu.

Baba Jeremy Everard, katil Couzens'a yüzüne bakmasını söyleyerek "Alacağın hiçbir ceza, bize yaşattığın acı ve işkenceyle karşılaştırılamaz" dedi.

Kararın açıklanmasının ardından cezanın ağırlığının kendilerini bir nebze rahatlattığını söyleyen aile, "O hapisteyken, dünya daha güvenli bir yer" dedi.

2017'de Cressida Dick'in atanmasıyla tarihinde ilk kez kadın müdürü olan Londra Emniyeti'nin açıklamasında içlerinden birinin işlediği suçlardan dolayı 'tiksindikleri, öfkelendikleri, mahvoldukları' dile getirildi. Eski meslektaşları, Couzens'ın üniformalarını lekelediğini söyledi.

Günlerce aranan Everard'ın cesedinin Kent bölgesinde ormanlık alanda bulunmasının ardından Londra emniyetinden bir polis memurunun cinayetten tutuklanması infial yaratmıştı. Londra polisine ve hükümete karşı düzenlenen kadın protestolarına polisin son derece sert şekilde müdahale etmesi öfke yaratmıştı.

Cinayet soruşturmasının Couzens'ın daha önce en az iki kez teşhircilikle suçlandığının polis teşkilatı tarafından örtbas edildiğini ortaya çıkarması, öfkeyi daha da büyütmüş, kadınları korumakla görevli polisin kadına şiddetin işbirlikçisi olduğu eleştirileri yapılmıştı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR