Bülent Arınç Bursa'da sert konuştu
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen HSYK düzenlemesi sırasında çıkan kavgayla ilgili, "Artık bu sahte gösterişlere, yalan sözlere, 'Muhalefet yapıyorum' diyerek ortalığı kan gövdeyi götürür gibi kavgaya dönüştürmeye, maskaralıklara gerek yok" dedi.
BURSA , 15 Şubat 2014 Cumartesi, 15:58
Bülent Arınç Bursa'da sert konuştu

Bursa'nın Orhangazi İlçesinde Camikebir Mahallesi'ndeki seçim bürosu açılışı, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın katılımıyla gerçekleşti. Kara yoluyla ilçeye gelen Arınç, meydandan açılışın olduğu alana kadar yürüdü. Vatandaşlar, Başbakan Yardımcısı Arınç'a sevgi gösterilerinde bulundu. Arınç, partililer tarafından, 'Dik dur eğilme, Orhangazi seninle' sloganlarıyla kürsüye çıktı. Açıklamalarda bulunan Arınç, konuşmasında HSYK düzenlemesi sırasında çıkan tartışmaya değindi. Kendisinin İstanbul'daki temaslarından dolayı görüşmelere katılamadığını ifade eden Arınç, muhalefete sert tepki gösterdi.

Hiç hoşa gitmeyen kavgaların meydana geldiğini söyleyen Arınç, "Bazı milletvekillerinin burnundan kan gelmiş. Bazıları yerlere yuvarlanmış. Hatta bakan arkadaşlarımız kavganın içinde kalmışlar. Akşam saatlerinde başlayan tartışma, sabah 08.00'e kadar devam etmiş. Ben 5 dönemdir parlamentodayım. Bu tartışmalı toplantıları bilirim. Bu parlamentoda kendi bilmez 3-5 kişi edepsizlik yapınca bunun karşılığını vermek isteyenler olur. Hiç hoşa gitmeyen manzaralar yaşanır ama bir sonuç var. Bu kanun çok önemli bir kanun olarak geldi" diye konuştu.

"SADECE POLİTİKA YAPIYORLAR, GERÇEK DEĞİL"

Arınç, kanuna muhalefetin ilk dönemde reddettiğini hatırlatarak, "Türkiye'de diktatörlük kuracağımızı ilan ettiler. Ağzına gelen her şeyi söyledi. Bu söylediklerinin yüzde 1'i doğru ise, yüzde 99'u gerçek değildi. Sadece politika yapıyorlardı. Bizi yıpratmak istiyorlar. Anayasaya aykırılığı tartışılacak bir konu ama kavga edilecek bir konu değildi. Biz kanunu çıkarılmasında fayda gördük. Hükümet olarak destekledik. Muhalefet, tam aksine burunları kırılacak, kanları akacak kadar muhalefet, kendi söylediklerinin doğruluğuna inandı. Bu tartışmaların sonunda ortaya bir sonuç çıkıyor. Kimin haklı veya kimin haksız peşinde konuştuğunu görebilirsiniz. Dün sabah saatlerinde HSYK kanunu çıkarken kabul oyları 220. Tamamı AK Parti'ye ait. Peki hayır diyenlerin sayısı kaç? Kabul etmeyenlerin sayısı kaç. Kürsüyü işgal edelerin, meclis başkanına hakaret edenlerin bu kanunu çıkarmamaya çalışanların verdikleri ret oyu ise sadece 28."

"YÜZDE 90'I ORTADA YOK"

"Bu saçmalığı bu yanlışlığı Orhangazi'den ilan etmek için şunu söylüyorum" diyen Arınç, şöyle konuştu:
"CHP'nin 150'den biraz fazla milletvekili var. MHP'nin biraz milletvekili var. BDP'nin 25-26 milletvekili var. Bunların 3'ü de karşı olduğuna göre toplam milletvekili sayısı 220 civarında. Hayır diyenlerin sayısı bunun sadece 10'da biri. Yani yüzde 90'ı ortada yok. Evet dememek için mi, yoksa, 'Bizim muhalefetimiz zaten sahteydi canım, bakmayın bağırdığımıza çağırdığımıza. Aslında bu kanun faydalı ama biz muhalefet etmek için böyle tiyatro oyunuyoruz' anlamına mı geliyordu? Kararı siz verin."

"BENİM SUÇUM İDAMLIKSA BUNUN KARŞILIĞI YÜCE DİVANDIR"

Kendisi hakkında iki gensoru verildiğini hatırlatan Arınç, "Meclis'te yaptığım konuşmada adeta ben terörü destekliyormuşum gibi MHP önerge verdi. Terörü küçük göstermek, mücadelesini zayıflatmak iddiasına bana söylüyorsanız sadece gensoru vermek yetmez. Benim için Meclis soruşturmasını istemeniz ve Yüce Divana' göndermeniz lazım çünkü çok ağır bir suç söylüyorsunuz. Sonunda bana 10 lira para cezası verilsin diye bunu yapıyorsunuz. Benim suçum idamlıksa bunun karşılığı Yüce Divan'dır. 55 taneniz bir araya gelsin, o zaman söylediklerimden size savunmasını yaparım dedim. Başka şeyler de oldu. Sonunda oylamada gensoru veren partiden 5 milletvekili bile benim aleyhimde oy kullanmadı" açıklamalarında bulundu.

Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Arkadaşlar artık bu sahte gösterişlere, yalan sözlere, 'Muhalefet yapıyorum' diyerek ortalığı kan gövdeyi götürür gibi kavgaya dönüştürmeye, maskaralıklara gerek yok. HSYK sizin için en büyük kırmızı çizgi ise o zaman bütün milletvekillerinizle parlamentoda olun. Her birinizin buna, 'Hayır' oyu vermesi gerekir. Oysa siz yüzde 90 hayır oyu vermediniz. Parlamentoda yoktunuz. Bağırıp çağıracak 10 kişiyi getirdiniz. Ondan sonra da kavga çıkardınız. Allah böyle bir muhalefeti başka bir ülkeye vermesin, ülkemize de bir an evvel, aklı başında bir muhalefeti 2015 seçimlerinde parlamentoya getiriversin."

ASTSUBAYLARTIN ÖLÜM ORUÇLARINDAN HABERİNİZ VAR MI?

Arınç'ın sözleri, asker emeklisi olduğunu belirten bir vatandaş tarafından kesildi. Asker emeklisi, "Sayın Başbakan Yardımcım. Astsubayların ölüm oruçlarından haberiniz var mı? Ben asker emeklisiyim. Bizim de polis memurlarının da hakları çok az" diye bağırdı. Arınç, vatandaşa, "Sen asker emeklisisin. Ben de asker bir babanın evladıyım. Belediye seçimleri sırasında asker emeklisinin şeyini bana verme. Çok şükür bu işleri takip ediyoruz. Astsubayların ve uzmanların şartlarını en iyi şekilde yerine getirecek bir hükümet var. Çalışıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

"BEN KEMAL KILIÇDAROĞLU DEĞİLİM Kİ"

Bu sırada emniyet güçleri, Arınç'a seslenen vatandaşın yanına gitti. Arınç, asker emeklisi olduğunu söyleyen kişiye müdahale edilmemesini isteyerek, "Ben Kemal Kılıçdaroğlu değilim ki, grup toplantısında birisi bir şey dediği zaman yumruğumu masaya vurup, 'Bu adamı dışarı atın' diyeyim" şeklinde konuştu.

Geçmiş dönemlerde Başbakan Menderes'in 10 yıllık dönemi hariç siyasi partilerin hükümette uzun süre kalmadığını hatırlatan Arınç, yolsuzluk iddialarıyla hükümetin yıpratılmak istendiğini ifade etti. Birtakım kesimlerin AK Parti hükümetinin önünü kesmeye çalıştığını dile getiren Arınç, "Yaptığımız işler karşısında milletimizle aramızı açamayan güçler var. Akşamki manzaraya bakın. Muhalefetin adı var ama kendisi yok. Muhalefet başka şeylerle meşgul. Onları kendi haline bırakın. Bizimle seçim sandıklarıyla boy ölçüşemiyorlar. Bu ülkede hizmetin değil, hizmet yapmak isteyenlerin önüne geçmenin peşindeler" diye konuştu.

"MİLLET SÖZÜNÜN ERİ OLANIN ARKASINDAN KOŞUYOR"

Yolsuzluk iddiaları ile ilgili AK Parti'nin suçlandığını ifade eden Arınç, "Biz istikrarlı bir hükümetiz. Her seçimde oyumuz artıyor. Bu böyle devam eder de hizmete devam edersek sağlık hizmetleri, ulaşım hizmetleri, dış politikadaki davranışlarımız devam ederse, genel seçimlerde yüzde 50'nin çok fazlasını görürüz. Millet çalışanı takdir ediyor. Hizmet edeni destekliyor. Millet, sözünün eri olan, dik duran ve diklenmeyen insanın arkasından koşuyor. Parlamentoda başarılı değiller. Liderlerinden memnun değiller. Partilerin iktidara geleceğinden ümitleri yok. Bu partiyi, onun liderini, bakanlarını suçlayarak, yolsuzluk yaftasıyla, 'Şunu çaldılar' diyerek itibarsız hale getirmek istiyorlar" dedi.

"OĞLUNUN SUÇUNDAN BÜTÜN AİLEYİ SUÇLAMAK DOĞRU BİR HAREKET DEĞİL"

"Hiç inkar etmeyelim. Hepimiz insanız. Dış görünüş itibarıyla birbirimize güveniriz ama sonra içimizden birileri bir yanlışlık yapabilir" diyen Arınç, hata yapana adaletin cevap vereceğini dile getirdi. Bir babanın suçundan dolayı oğlunu hedef almanın yanlış olduğunu anlatan Arınç şunları söyledi:
"Babanın suçundan oğlunu hedef almak, oğlunun yaptığından bütün ailesini suçlamak dünyanın hiçbir yerinde doğru bir hareket değildir. Cezalarda ve suçlarda şahsilik prensibi vardır. Bir bakanın oğlu, babası ile irtibatı yoksa, yanlış yapmışsa suç ona aittir. İrtibatı varsa, o zaman ikisinin de beraber yargılanması, hesaplarını vermesi gerekir. Biz hükümet olarak, AK Parti olarak, adımız gibi AK olarak yolsuzluk yapanın yanında değiliz, olmadık ve olmayacağız. Bizi haksız yere suçlayanları insafa davet ediyorum."

"YANLIŞ YAPANIN HESABI GÖRÜLÜR"

Yolsuzluk iddialarına tepki gösteren Arınç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Millet sizin bu hareketinizi doğru bulmuyor. Bu hükümeti yıpratamadılar ya, bu lideri götüremediler ya, 10 senedir bu iktidar değişmedi ya, 'Onu zayıf karnından vurmamız lazım' diyorlar. 'Ağzımıza geleni söyleyelim, iftiralar atalım. Yalanlarla, dolanlarla ortalığı birbirine katalım' diyorlar. Duvara çamur atsan tutmasa da izi kalır şeklinde yapılan bu propagandaya, güneş balçıkla sıvanmaz diye cevap vermek de mümkün. Bize yapılan bu iftiralar AK Parti'den bir şey götürmedi. Alnımız açık. Yolsuzluklarla mücadele etmeyi bu partinin varlık sebebi olarak bilen insanlar topluluğuyuz. Hiç kimse buna izin vermez. Yanlış yapanın hesabı görülür. Biz partimizi bunlardan her zaman temizleriz."

Konuşmaların ardından seçim bürosu açıldı.
 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR