Bülent Arınç'tan o gazeteciye sert sözler
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, 2004 yılında alınan Milli Güvenlik Kurulu kararlarını yazan Gazeteci Mehmet Baransu'ya tepki göstererek, "Bu işin siyasi sonuçlarına, buna biz katlanırız. Senin yaptığın işe de bilerek yaptığına göre katlanman lazım. Ne tweetler atıyor beyefendi. Saçmaladığınızdan tutunuz, bilmem ne yaptığımıza kadar. Bu gazetecilik değil, edepsizlikten başka bir şey değil. Sen yaptığın işin hesabını şerefle vereceksin. Siyasi sonuçları olan bir olayı hükümet ya anlatacak ya da anlatamayacak. Bunun altında kalacak. Burada yazılı olan hususların hiçbirisi sadece kişi veya onun cemaati ile değil, 76 milyonun hiçbir ferdi için uygulanmamıştır. Bundan adım kadar eminim. Bu işin azabını çeken bir insanım ben" dedi.
BURSA , 12 Aralık 2013 Perşembe, 17:43
Bülent Arınç'tan o gazeteciye sert sözler

Hürriyet Gazetesi tarafından Çelik Palas Otel'de düzenlenen 'Hürriyet Bursa Bölge Buluşmaları'nda konuşan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Gazeteci Mehmet Baransu'nun Milli Güvenlik Kurulu ile ilgili 2004 yılında alınan alınan kararla ilgili belgeleri kamuoyuyla paylaşmasına tepki gösterdi.

Arınç, "Bir gazetede biliyorsunuz MGK kararı olarak bir karar yayınlandı. Gazeteci 'ben bunu açıklıyorum' dedi. Bu nedir? MGK kararı. MGK neye göre çalışır? Kendi kanununa göre. Bir kurum var, o kurumun kanunu var o kanunda kurum nasıl çalışır, bu kararların hukuki vasfı yazılıdır. MGK'dan sonra yayınlanan bildiriler karar değildir. Biz içeride şunu konuştuk, bunu konuştuk. Orada gerçek olan özel ibareli kararlar bulunmamaktadır. Milli Güvenlik Kurumu'nun zabıtları ve belgeleri hiçbir zaman açıklanamaz. Kararları, MGK'nın kendi kararı varsa açıklanabilir. Siz, 'bana şu tarihteki kararları verin derseniz' direkt müracaat edeceksiniz. O kurum da kendi içinde konuşacak ve tartışacak. Bir veya iki defa başımdan geçti. Verilmesin dediğimiz zaman bu belge gizli belgedir deriz. Gizli belgeyi şu veya bu şekilde ifşa etmek TCK'nın maddelerinde 4 veya 5 maddesinde suç olarak anlatılmaktadır" diye konuştu.

"BU BELGEYİ NASIL ELDE ETTİĞİNİ KANUN SORUYOR"

Baransu'nun bu yaşanan olayı gazetecilik başarısı olarak gördüğünü anlatan Arınç, şöyle devam etti:
"Çok da önemli bir belge. Niçin? Bir hükümet belli bir tarihte karar almış. Buna benzer geçmiş dönemlerde alınan kararlar olmuş. Hatta siyasi tablolar değişmiş. Bu belgenin doğruluğu ayrı bir şey. Bu bölgenin yayınlanması ayrı bir şey. Sen bu belgeyi nasıl elde ettin diye kanun soruyor. 'Ben buldum' diyor. Sokakta yoldan geçerken bu olmaz. Ya bunu birisi sana gönderdi. Veya sen gizli yerlere girdin ve bizzat aldın. Gizlilik bulunan kararın bir şekilde elde edilmesinin hukuki bir sonucu var. Ceza yiyesin, sevmedim diye bunları söylemiyorum. Bu belgenin ifşa edilmesi kanuna göre suç. 'Sonuçlarına katlanacak mısın?' 'Katlanacağım' diyor. 'Ben aldığımı yayınlarım, bulduğumu söylerim. Ben suç işlememiş olurum' diyemesin. Sen bunu yayınlayamazsın, yayınlarsan suç olur. Biz senin cezaevinde kalmandan memnun değiliz."

"BU GAZETECİLİK DEĞİL, EDEPSİZLİK"

Sosyal medyada Mehmet Baransu'nun eleştirilerine de tepki gösteren Arınç, "Bu belgenin doğru mu değil mi, 'böyle bir imza atıldı. Böyle bir belge var' diyorlar. Eğer bu sonradan uydurulmuş, imza taklidi yapılmış bir şey olsaydı, zaten senin yaptığın suç olmazdı. Aslı olan belgeyi sen yayınlamışsın. İşin o tarafını ayrıca düşün. 2004'te böyle bir şey imzalansa bile MGK'nın anayasadaki ifadesine göre kurulda alınan kararlar, hükümete tavsiye niteliğinde bildirilir. Hükümet bunlardan uygun gördüğünü uygular. Hükümet bunu uygulamamış. Üzerinde hiç durmamış. Bu işin siyasi sonuçlarına, buna biz katlanırız. Senin yaptığın işe de bilerek yaptığına göre senin katlanman lazım. Ne tweetler atıyor beyefendi. Saçmaladığınızdan tutunuz, bilmem ne yaptığımıza kadar. Bu gazetecilik değil, edepsizlikten başka bir şey değil. Sen yaptığın işin hesabını şerefle vereceksin. Siyasi sonuçları olan bir olayı hükümet ya anlatacak ya da anlatamayacak. Bunun altında kalacak. Burada yazılı olan hususların hiçbirisi sadece kişi veya onun cemaati ile değil, 76 milyonun hiçbir ferdi için uygulanmamıştır. Bundan adım kadar eminim. Bu işin azabını çeken bir insanım ben" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR