Bülent Arınç'tan o iddiaya flaş yalanlama
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç İzmir’de açıklamalarda bulundu. Arınç, "Hiç haberim yok. Siz benden daha çok takip etmişsiniz. Akşamları nerede yattığımı unuttum. İnşallah bu akşam evimin yolunu bulacağım" dedi.
GÜNDEM , 03 Şubat 2014 Pazartesi, 13:06
Bülent Arınç'tan o iddiaya flaş yalanlama

İşte Arınç'ın konuşmalarında satır başları:     

Şu anda ben seçim çalışmalarının gayet faaliyetli şekilde devam ettiğini görüyorum. İnşallah 30 Mart günü de İzmirli vatandaşımızın takdir ederlerse seçimi kazanacağımıza inanıyorum. İzmir Türkiye’nin aydınlık bir yüzü. Seçimlerde her zaman demokrasi içerisinde bir yarıştır. Bu yarışı ahlaki şartlar içinde yapmak durumundayız. Şüphesiz bu seçimlerdeki başarı yada başarısızlık bütün partileri etkileyecek sonuçlar elde edebilir.  Hükümetimize duyulan güven şüphesiz son yapılan seçimlerde aldığımız, iki seçmenden birinin oyu bizim için çok değerli. Her seçim bizim için bir önem taşımaktadır. 

Birkaç defa ifade ettim. Cevabım şudur. Bildiğiniz gibi üç yıl önce Mavi Marmara gemisinde barışçı aktivistler oraya yardım malzemesi götürmek üzere yola çıktılar. Açık denizde, dokuz yurttaşımız hayatını kaybetti. Maddi manevi zarar görüldü. Biz İsrail hükûmetine üç şart öne sürdük. Birincisi özür dileyeceksiniz, ikincisi tazminat ödeyeceksiniz, üçüncüsü 35 ülkeden bu gemiye giden insanlar barış için gidiyordu, ablukanın kaldırılması gerekir. Çözümün yakın olduğunu ben de hissediyorum. Bu iş tamam dediğimiz zaman, uluslararası biz sözleşme imzalanacak. Bu sözleşmeyi TBMM’ye getireceğiz, orada kanun haline gelirse ödemeler yapılacak. Şüphesiz bu ikinci şart birinci şart birbiri arkasına geliyor değil, ama Gazze’ye uygulanan ambargoların kaldırılması gerekli. İsrail mal ilaç geçişlerine izin verdi. fakat ambargo tamamen kaldırılmış değil. henüz imza atacak düzeyde değiliz. ABD’de İsrail’de bu konuda Türkiye’nin bir an evvel anlaşma yapmasını temenni ediyor.

Sabah – ATV’nin satışıyla ilgili ses kayıtları ortaya çıktı. Millete ağır küfürler ediliyor bu ses kayıtlarında. Siz ne diyorsunuz?

Ben böyle bir ses  kaydını dinlemedim. Ama size genel bir cevap vereyim. Yani internette bazı ses kayıtları yayınlanıyor olabilir. Bunlar ne kadar gerçektir? Gerçekleri ne kadar yansıtıyor, montaj mıdır, bunlar konusunda bir bilgim yok. Çok üzüldüğüm bir konu var ki, sayın bakanımızın da en çok uğraştığı, belki de bunların mağdurlarından hepimiz olduğu için, insanların kişilik haklarına saldırı olmasın diye gecesini gündüzüne kattığı bir konudur. Mahkemeler belli bir süre içinde organize suçları ortaya çıkarabilmek için bazı kişilerin dinlenmesi kararını verebilir. Bunun süresi bellidir, ne zaman nasıl biteceği bellidir. Hukuk alanında, bunu uzatan, dışarda yayınlanmasına izin veren, spekülasyonların güçlendirmeye çalışanlar olabilir. Bunlar yanlıştır, hukuka aykırıdır. Hakim ve savcıyla işbirliği yapılan bir dinlemenin üç aylık dinlemenin 13 aya çıkarabildiğini, topluca dinleme kararı verildiğini son gelişmelerle görmüş durumdayız. Türkiye’de bu dinleme rezaleti hepimizi rahatsız ediyor. Biz bu cezaların daha da artırılması için, benim takip ettiğim bir yasa çalışması olmuştu. Denildi ki artırılmaya gerek yoktur.

İkinci konu çok daha çirkin. İnsanlar yurt içinden yurt ışından temin ederek, insanların büyük bir alanın dinlemesini yapabiliyorlar. Tamamen insanların kötü niyetle yaptıkları dinleme. Kimin yaptığını bilemiyorsunuz? Dost sohbetlerinde bir insanı çayı içerken aile konuşmalarında yaptığı konuşmaları birileri dinlemiş ve servise koymuşsa bu bir insanlık suçudur. Ama bir insanın hayatına böylesine müdahale edilmesi kötüdür.

Erdoğan Bayraktar istifasını geri aldı? Yorumunuz ne olacak?

Hiç haberim yok. Siz benden daha çok takip etmişsiniz. Akşamları nerede yattığımı unuttum. İnşallah bu akşam evimin yolunu bulacağım. Başbakanımızla ikisi arasında görüşme mi olmuş? O zaman ikisinden görüş alacaksınız. Erdoğan Bayraktar, oğluyla ilgili bir iddia var. tutuklanmadı, kendisi duygusal bir açıklamalarıyla bakanlıktan ayrıldığını söylemişti. Meclis’te zaten 84’ncü maddeye göre kabul edilseydi düşecekti. Ne konuştuklarını, nasıl bir karar aldıklarını bilemeyeceğim.

Umut Oran bir saat önce basın toplantısı düzenledi. ATV Sabah’ın belgelerini yayınladığı, sitenin TİB tarafından kapatıldığını, arabasının camlarının kırıldığını içinden evrak çalındığını da söyledi.

Pek çok şeylerin birbirine karıştığı bir ortamdayız. Kimin ne söylediğinin, ne kadar doğru olduğunun, doğrusu zaman zaman farına varamıyoruz. Şimdi soru denetim yollarından birisidir. Bir vekil arkadaşımız soru sorar. Bana 700 civarında soru önergesi geliyor. Biz bunların hepsine cevap veririz. Yeter ki soru olsun. ama soru sormayı bilmeyenlerle de zaman zaman karşılaşıyoruz. Bir soru önergesinin sansürlenmesi mümkün değil.

Bugün sabah televizyonlarda kanalları izlerken, bir TV kanalı, şöyle haber yapıyor. Kadıköy’de Ak Parti bir stand kurmuş, aralarında tartışma çıkmış kavgaya dönüşmüş. “AK Partililer ile yolsuzluk karşıtı grup hakkında tartışma yaşandı” Bu o kadar kurnazlıktır ki. Yolsuzluk ve rüşvet ön plana çıkarılmak isteniyor. Bakanların istifası farklı bir konu. Sayın bakanımız aday olduğu için görevinden ayrılmıştır. Bir başka bakan da siyasi etik konusunda örnek bir davranışta bulunmuştur. Şimdi AK Parti ile yolsuzluk ve rüşvet karşıtı kavgasını söylerseniz zihinlerde algı meydana getireceksiniz.

Halkın yüzde 50’sinin oyunu almış bir siyasi partinin, yolsuzlukla mücadeleyi varlık sebebi sayan hükümetin, böylesine suçlanmasını kabul etmiyorum.

İki yıl evvel, güvenli internet denen bir şey var. bunu tercihe bağlı olarak düşünmüştük. Zararlı bazı prono şiddete yönelmiş bir takım yerlerden korumak amacıyla yola çıkmıştır. Sansür diye ortalığı kopardılar. Sansür değil, düğmesi sizin elinizde. O gürültüler gitti, arkada ne kaldı? İki milyondan fazla insan bunu tercih etmiş.

Niye internetten sansür diye başlıyoruz? Umarım bu hafta da görüşülecektir. Göreceksiniz o da çıktıktan sonra bu tartışmalardan eser kalmayacaktır.

Bugün internetin haber portalları yazılı basından fazla izlenen unsurlar halne geldi. Bu da yıllardan beri beklenen bir düzenlemeydi. Buna da mı sansür diyeceğiz? Bunlar düzenlemedir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR