Bursa'da muhasebeciler sandık başında
Bursa Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası yeni başkanını seçiyor.
BURSA , 01 Haziran 2013 Cumartesi, 13:39
Bursa'da muhasebeciler sandık başında

Mevcut Başkan Mesut Topçu'nun aday olmadığı seçimlerde 3 aday yarışacak. Genel kurul bugün başlarken, oda üyeleri 2 Haziran Pazar günü oylarını kullanarak yeni başkanlarını belirleyecek. Meslekte Dayanışma ve Birlik Grubu adayı Ali Nazım Tekelioğlu, "Yoğun geçen seçim atmosferinden sonra bugün genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte ulaşabildiğimiz meslek mensuplarımız oldu, ulaşamadıklarımız da var. Ben sizin aracılığınızla ulaşamadığımız meslek mensuplarından özür dilerim. Hem mesleği icra etmeye çalıştık, hem de seçimi yürütmeye çalıştık. Bu süreçte atladığımız, yerinde bulamadığımız arkadaşlarımız, inşallah telafi yöntemleri bundan sonraki süreçlerde bizlerden göreceklerdir diye umut ediyorum. Yoğun bir tempodan sonra herkes projelerini paylaştı, bütün meslek mensuplarımıza projelerimizi deklare ettik. Bu deklarasyon sonucunda bizim akademik formasyon almış meslek mensupları doğruluğun yanında olacaktır. Gerçekleşme oranı yüksek olan projeleri tercih edeceklerine inanıyorum. Bu vesile ile kongremizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hepimize hayırlı uğurlu olsun" dedi.
Çağdaş Muhasebeciler Grubu adayı Ahmet Hikmet Sönmez ise, "Yapılacak seçimin mesleğe ve meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Umarım seçim sonucunda meslektaşlarımız daha güçlü yönetim oluşmasına katkı verirler. Oylarını kime verirlerse versinler mutlaka sandığa gelsinler. Demokratik iradelerini sandığa yansıtsınlar. Katılımcı bir yönetim anlayışını savunuyoruz. Üyelerimizden aldığımız güçle mesleki meselelerin üzerine gitmeyi, meslektaşın hakkını savunmayı düşünüyoruz" diye konuştu.
Genel kurulda konuşan BSMMMO Başkanı Mesut Topçu, "Makro ekonomik veriler, Türkiye'yi yükselen ekonomiler arasında gösteriyor. Küresel krizin şokunu halen üzerinden atamayan Avrupa'yla kıyaslandığında, ülkemizin makro ekonomik verilerinin tatminkar olduğu söylenebilir. Özellikle, bütçe açığının uluslararası standartlara düşürülmüş olması, son on yılına damgasını vuran en olumlu gelişmedir. 2009 ve 2010 yıllarında küresel krizin etkisiyle yükseliş gösteren bütçe açığı, 2011 yılından başlayarak yeniden denetim altına alınmış bulunuyor. Ancak açığın kapatılma biçiminin çok sağlıklı olduğu söylenemez. Son on yılda bütçe açığı kapanırken cari açığın sürekli arttığını görüyoruz. Adeta bu bir ekonomi politikası aracı halini almış durumda. Cari açığın 2012 yılında yüzde 10'dan yüzde 6'ya  gerilemiş olması başarı gibi görünse de, bu alanda Türkiye'nin dünya birincisi olduğu gerçeği ortadadır. Ne yazık ki Türkiye'nin büyümesi ya kamunun ya da özel kesimin açık vermesiyle sağlanabilir durumdadır" dedi.
"2011 yılında Türkiye büyümede dünya rekortmenleri arasına girmiş, Çin'in ardından büyümede uzun bir süre ikinciliği muhafaza etmiştir" diyen Mesut Topçu, "Büyüme rekortmenliği 2011 yılında cari açığı 78 milyar dolara kadar tırmandırmıştır. Cari açık 2012 yılında 47,5 milyar dolara gerilemiş olsa da, oran halen daha gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH)'nın yüzde 6'sı mertebesindedir. Bu oran dünyada kabul gören yüzde 4 oranının halen daha 2 puan üzerindedir. 2012 yılında ekonomideki ısınmanın giderilmesi için alınmış olan makro ekonomik tedbirler, 2012 yılının ikinci üç aylık döneminden itibaren etkisini göstermiştir. Ancak izleyen dönemlerde büyüme oranı, öngörülenden çok daha sert bir düşüş göstererek, 2012 yılının sonunda yüzde 2,2'ye kadar düşmüştür. Büyümedeki bu sert düşüşe rağmen cari açık, ekonomi için tehlike olmayı sürdürmeye devam etmiştir. Büyüme hızındaki bu dramatik düşüşün en önemli sebebi özel tüketim ve yatırım harcamalarındaki daralmadır. Önceki yılda yüzde 10 büyüyen imalat sanayii 1,9'a, inşaat sektörü yüzde 11,5'dan 0,6'ya, ticaret sektörü yüzde 11,2'den 0,1, hizmetler sektörü ise yüzde 9'dan 2,4'e düşmüştür. Önceki yılda yüzde 2 oranında büyüyen sanayi sektöründe ise 0,3 oranında daralma gerçekleşmiştir. Bu dönemde kamu harcamalarında artış olmakla beraber, bu artış özel kesim talep hacmindeki daralmayı telafi etmeye yetmemiştir" şeklinde konuştu.
Topçu, "Türkiye'nin sürdürülebilir bir ekonomik başarısı için Türkiye kısa vadeli sermaye hareketlerini vergi tedbirleriyle kontrol altına almalıdır. Not artırımı bunun için fırsat olarak değerlendirmelidir. Bir seferlik gelirlerle ya da altın ihracatı gibi sihirli yollara başvurarak bütçe dengesi veya cari dengeyi düzeltmeye çalışmamalıyız. Derhal yapısal reformların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Meslek örgütünde yaşanan sert iktidar yarışına gelince, tüm akademik meslek örgütlerinde olduğu gibi, meslek örgütümüzde de kurulduğu günden beri gruplar arasında ciddi bir rekabet yaşanmaktadır. 2008 yılına kadar bu demokratik rekabet, olması gereken ölçüde seviyeli bir şekilde meslek örgütü içinde devam etmiştir" dedi.
2 Haziran Pazar günü yapılacak seçimlerde Meslekte Dayanışma ve Birlik Grubu adayı Ali Nazım Tekelioğlu, Çağdaş Muhasebeciler Grubu adayı Ahmet Hikmet Sönmez ve Akademik Mali Müşavirler Platformu adayı Ali Özbek, başkanlık için yarışacak.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR