BUÜ öğretim üyesi Prof. Dr. hacımustafaoğlu: Çocuklar da aşılanmalı
Bursa Tabip Odası Sağlık Gündemi Podcasti 13. Bölümünün konukları Bursa Uludağ Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu ve Uzm. Dr. Cansu Turan oldu. Hacımustafaoğlu, eğitimin taviz verilemeyecek kadar önemli olduğunu belirterek, en üst düzey önlemler eşliğinde eğitim devam etmesi gerektiğini söyledi.
BURSA , 03 Nisan 2021 Cumartesi, 14:37
BUÜ öğretim üyesi Prof. Dr. hacımustafaoğlu: Çocuklar da aşılanmalı

Uzm. Dr. Cansu Turan, Prof. Dr. Hacımustafaoğlu'na COVID-19'un çocuklardaki etkilerine dair merak edilenleri sordu. Mustafa Hacımustafaoğlu, COVID-19 geçiren çocuklarda ortaya çıkan MIS-C hastalığı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu hastalığın çocuklarda erişkinlerden daha fazla görüldüğünü belirten Prof. Dr. Hacımustafaoğlu, MIS-C'nin COVID geçiren çocuklarda 3-4 hafta, bazen daha kısa sürede de ortaya çıkan bir hastalık olduğunu vurguladı.

ERKEN TEŞHİSLE TEDAVİSİ MÜMKÜN

MIS-C'nin ağır seyredebileceğini sözlerine ekleyen Hacımustafaoğlu şöyle devam etti: "Bu ciddi bir hastalık. Vücutta değişik yerlerdeki iltihabın güçlü bir şekilde tetiklendiği hiper enflamatuar sendrom olarak tanımlıyoruz. Yoğun bakım şartları gerektirebilen bir hastalıktır. Kalp, böbrek, akciğer yetmezliklerine sebep olabiliyor. Kawasaki hastalığına benzer bulgularla ortaya çıkabiliyor. Erken teşhisle tedavisi ise mümkün. Tedaviye erken evrede başlanmadığı takdirde ölümcül seyredebilir."

KOVİD GEÇİREN ÇOCUKLAR KONTROLDEN GEÇİRİLMELİ

Aileleri MIS-C konusunda uyaran Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu şu tavsiyelerde bulundu: "COVID-19 geçirdikten ve bulguları düzeldikten sonra veya uzun sürdüğü bir dönemde yeniden başlayan ateş, çarpıntı, öksürük, döküntü, ishal ve diğer hastalık bulguları varsa hemen doktora getirilmesini tavsiye ediyoruz. Böyle bir durumda erken tedavi ileriye dönük ağır hasarların ve ölümün engellenmesi için büyük önem taşıyor. COVID-19 geçiren çocukların 3-4 hafta kadar sonra doktor kontrolünden geçirilmeleri önem arz ediyor."

ÇOCUKLAR DA AŞILANMALI AMA ÜRETİM YETERLİ DEĞİL

Toplumsal korunma sağlanması için kaç kişinin aşılanması gerektiği konusuna açıklık getiren Hacımustafaoğlu, bunun hastalığın yayılma hızıyla birebir ilişkili olduğunu dile getirdi. "Kızamık çok bulaşıcıdır. Bulaştırma hızı 16-18 gibi yüksek değerlerdedir. Bu yüzden Kızamığın yayılmasını durdurmak için toplumun yüzde 90-95'inin aşılamak gerekir. COVID-19'un bulaştırma hızı ise daha düşüktür. 1,5-5 arasında bir değere sahip. COVID-19'un toplumda yayılmasının engellenmesi için o toplumun yüzde 70-80'inin aşılanması gerekiyor. Hem çocuk hem erişkinlerin aşılanması gerekiyor" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu, bugünkü durumda ise Dünya'daki aşı üretiminin bütün insanların yüzde 70'ini aşılamaya yetecek düzeyde olmadığını hatırlattı.

Hacımustafaoğlu şöyle devam etti: "Bu yüzden riskli grupları öncelikle aşılamak gerekiyor. Bu grupları aşıladıktan sonra çocuklara sıra gelecektir. Çocuklar da dahil olmak üzere toplumun yüzde 70-80'ini aşılanmadığı sürece bu hastalığın önüne geçemeyiz. Aşı var ise evet çocukları aşılayalım. Ama çocuklara gelecek kadar aşı şu anda yok. Çocuklardan önce daha çok risk taşıyan grupları aşılamak daha öncelikli olmalı."

ÖNLEMLER EN ÜST DÜZEYDE ALINMALI

Eğitim vazgeçilemeyecek kadar önemlidir diyen Hacımustafaoğlu, dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinin COVID-19'un en yüksek salgın döneminde bile 'çocukları ne yapalım da okula gönderelim' düşüncesinde olduğunu söyledi. Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu, "COVID-19 erişkinlerde daha fazla görülür demiştik. Bebekler ve küçük çocuklar hastalıktan daha az etkilenir. Ama tersine eğitimden alınacak yarar çocuk ne kadar küçükse o kadar fazladır" ifadelerini kullanırken, bütün gelişmiş ülkelerin yüz yüze eğitim şartlarını oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.

EĞİTİM TAVİZ VERİLEMEYECEK KADAR ÖNEMLİ

Hacımustafaoğlu, okulların en azından okul öncesi ve ilkokul düzeyinde açık kalması gerektiğini savunarak şöyle devam etti: "Kişisel kanaatimce eğitim taviz verilemeyecek kadar önemli bir durumdur. Bu nedenle hem Sağlık Bakanlığı, hem Milli Eğitim Bakanlığı, hem illerde valilikler, Milli Eğitim ve Sağlık Müdürlükleri tüm okullarda yüz yüze eğitimi idame ettirecek önlemleri en üst düzeyde alması ve yüz yüze eğitimin teşvik edilmesi gerekmektedir."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR