Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İlla Taksim demek kaos demektir"
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sendikaların Taksim’de miting yapma ısrarını art niyetli bulduğunu belirterek “Kim Taksim’de miting yapmak istemez. Ama uygun değil. Taksim’de miting yapmak demek tüm İstanbul’u felç etmek demek” dedi. 434 işçiyi Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul eden Erdoğan, özetle şunları söyledi:
GÜNDEM , 02 Mayıs 2015 Cumartesi, 07:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İlla Taksim demek kaos demektir"
1 MAYIS BENİM DE GÜNÜM

“Maalesef 1 Mayıs gerginlik ve çatışmanın sembolü oldu. 2009 yılından itibaren resmi tatil oldu. İşçilerimizin bu özel günlerini coşku ve huzur içerisinde kutlamasını sağladık. Ben de İETT’de çalışma hayatına adım atmış bir kardeşinizim. Bugün benim de günüm. 

ACIYA SAYGI DUYUYORUZ

Kim Taksim’de miting yapmak istemez. Ama uygun değil. Taksim’de miting yapmak demek tüm İstanbul’u felç etmek demek. Bir de güvenlik sorunu var orada. Orası hareket merkezi. Git Yenikapı’da yap, orası müsait. Kendine güveniyorsan gidip orada yapabilirsin. 1 Mayıs’ı devlet olarak resmi gün belirlemiş ve tatil ilan etmişiz. Taksim’de 1977 yılında yaşanan acı olayla ilgili hassasiyeti biliyor ve saygı duyuyoruz. Sendikaların çiçek koymasına bir şey demiyoruz. Çelenk koyup ayrıldılar. Herkes Taksim’e kilitleniyor. İlla oraya on binlerce gidip ‘Taksim’de toplanacağız’ derseniz bunun adı anma olmaz, bunun adı kaos çıkarma olur. Bunda asla iyi niyet görmeyiz, görmüyoruz da.

BALTİMORE’DAKİ ZENCİ İNSAN DEĞİL Mİ

Bir de bu kalabalığın arasına terör örgütleri sızıyor. Sabah saatlerinde demir bilyeler, sapanlar, molotoflar çantalarla yakalandılar. İşçilerimiz benim için kutsaldır. Hak arama mücadelenizi de destekliyorum. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız ama şiddete, vandallığa yer vermeyeceğiz. Gezi olayları sırasında canlı yayın yaparak Türkiye’yi karalayanlar, başka ülkelerde aynı şeyler yaşanınca üç maymunu oynuyorlar. En son Amerika’da yaşananlarla ilgili tek kelime yok. Baltimore’da, oradaki zenci insan değil mi? Askerlerin sokağa inmesine, polisin orantısız güç kullanmasına ses çıkaran kimseyi duymadım. Hiç eleştiri yok. Niçin? Çünkü bunların derdi demokrasi değil. İdam kararları var Mısır’da. Ses var mı Batı’da. Soruyorum neden sesiniz çıkmıyor?

TAVSİYE KARARI GÖNDERDİM

Gezi olaylarının ardından 17-25 Aralık darbe teşebbüsü yaşandı. Sinsice örgütlenmiş bir yapı, ülkemizi ele geçirmeye çalıştı. Hâlâ da devam ediyor. MGK’da aldığımız kararla Mili Güvenlik Siyaset Belgesi’yle legal görünüm altındaki illegal yapılanmaları artık oraya koyduk ve tavsiye kararı olarak gönderdim. Mili Gü    venlik Siyaset Belgesi içinde yer alan maddeler bir delil teşkil edecektir.

BİRİ İNSANI ÖTEKİ HUKUKU KATLEDİLİYOR

Paralel, bölücü örgüt ile el ele verdi. Arka kapıdan gelenlerle görüşmeler yapıyorlar. Biri insanı, öteki hukuku katlediyor. Devletin tüm kurumlarının içine sızmış militanlarıyla çalışıyorlar. Bizi hukuk üzerinden vurmak isteyenler de başarılı olamayacaklar. Seçimleri fırsata dönüştürmek için çalışma içindeler ama başaramayacaklar. Tek amaçları milletin önünü kesmek. Demokrasi ve ekonomide kazandığımız başarıları tehlikeye sokmayız. Süleyman Şah Türbesi’nden hareket halindeki tank arıza yapmış. Kalkıyor terör destekli partinin vekili diyor ki ‘Biz kurtardık tankı’. Yalan! Sen ne anlarsın tankı tamir edip orduya teslim etmekten? Senin böyle bir derdin mi var?” 

ONLARIN MİLLİ ŞEF’İ DİKTATÖR ÖZENTİSİYDİ

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemine yönelik ‘diktatörlük’ eleştirilerini 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yle yanıtladı ve “Onların Milli Şef’i bir diktatör özentisiydi” dedi. Başkanlık sisteminde yüzde 50 artı bir oy alarak gücünü milletten alan bir başkan olacağını belirten Erdoğan, tek kamarayla da denetimi yapmanın mümkün olduğunu söyledi. “Kargadan başka kuş bilmeyenlerin başkanlık sistemi deyince hemen akıllarına diktatörlük geliyor” diyen Erdoğan, TOBB’da bir araya geldiği işadamlarına şu açıklamalarda bulundu: “Yeni Türkiye’den rahatsız olanlar başkanlık sistemini duyunca elektrik çarpmışa dönenler bizimle aynı hedefi paylaşmayanlardır. Mecbur da değiller. Ama onların derdi bize yer kalır mı? 1970, 1990 model seçim vaatleriyle halkın karşına çıkanlarla bu iş olmaz.”   

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR