Davutoğlu: Hayaller reform, gerçekler beşinci sınıf mafya düzeni
Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, 'hukuk reformu yapacağız' diyen Erdoğan'ın karşısında 'mafya düzeni devam edecek diyen' ortağı MHP'nin olduğunu ifade ederek, "Biz bu manzarayı iyi biliriz. Yeni FETÖ'ler mi esir aldı iktidarı?" diye sordu. Davutoğlu, "Hayaller reform, gerçekler beşinci sınıf mafya düzeni! Hayaller koalisyonsuz tek başına Erdoğan iktidarı, gerçekler eski Türkiye'nin bütün artıklarının yönettiği bir gizli koalisyon" ifadelerini kullandı.
GÜNDEM , 21 Kasım 2020 Cumartesi, 21:42
Davutoğlu: Hayaller reform, gerçekler beşinci sınıf mafya düzeni

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Siirt il kongresinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'ya desteğinin, iktidarın 'hukuk reformu' söylemleriyle tutarsızlık oluşturduğunu savunan Davutoğlu, "Millet sizin bu ciddiyetsizliğini hak edecek ne yaptı?" diye sordu.

Davutoğlu, Hazine Maliye Bakanının istifasında da, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın geçmişte kenara ittiği isimleri tekrar devreye sokma çabasında da, reform, hukuk, adalet gibi kavramları tekrar dile getirmesinde Gelecek Partisi rüzgarının oluşturduğu siyasi iklimin büyük etkisi olduğunu savundu.

BAHÇELİ'DEN GELECEK PARTİSİ'NE GÖRÜŞME YANITI

Geçtiğimiz hafta içinde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile görüşmelerine değinen Davutoğlu, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini görüşmek için MHP lideri Devlet Bahçeli'ye de teklifte bulunduklarını açıklayarak, "ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini konuşuruz" diyerek olumsuz cevap verildiğini kaydetti.

"Sayın Bahçeli'ye komşuluk ve misafirperverlik hukukunun en güzel örneklerinin sergilendiği Siirt'ten sesleniyorum" diyen Davutoğlu, şunları söyledi:

*Bu toprakların örfünde ve töresinde kapıyı çalan misafire hayır demek yoktur; selam verenin selamını şartlı almak da yoktur. Ayrıca bugün parlamenter sistemin adını bile duymak istemeyen Sayın Bahçeli'ye kendi programlarını okumasını tavsiye ediyorum.

BAHÇELİ'YE SESLENDİ: TUTARLI OLUN

*MHP programının 41. Sayfasında aynen şöyle yazıyor: "Parlamenter demokrasilerde egemenliğin yegâne sahibinin millet olduğuna, siyasi iktidarların meşruiyetinin milli iradeye dayandığına, milli iradenin tecelli ettiği yegâne merciin ise Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğuna inanmaktayız." Şimdi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

*Kendi programlarında hala parlamenter demokrasi yazanlar bizimle parlamenter demokrasiyi görüşmekten kaçınıyorlarsa onlara önce kendinizle tutarlı olun deriz. Yok bizimle görüşmelerine hala "Serok Ahmet" takıntısı engel oluyorsa ona da "ser sera ser çewa" diye cevap veririz.

"ERDOĞAN GÖRÜŞME TALEBİNE HENÜZ YANIT VERMEDİ"

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise randevu talebine henüz cevap vermediğini açıkladı. Davutoğlu, şunları söyledi;

*Olumsuz cevap verirse bu cevap ile son günlerde dile getirdiği reform ve yeni dönem söyleminin lafta kaldığını kendisi de göstermiş olur. Şu anda reform diye zikrettiği bütün hususlar benim kendisine 2016-2018 yılları arasında özel görüşmelerimizde tevdi ettiğim raporlarda vardır.

*Bu raporlarda ve mektuplarda eski bir başbakan ve AK Parti Genel Başkanı olarak samimiyetle dile getirdiğim hususlar o zaman dikkate alınsaydı ülkemiz de AK Parti de bugün bu çıkmaz içine girmemiş olurdu.

*Bu raporların göz önüne alınmadığını görünce 22 Nisan 2019'da kamuoyu ile paylaştığım manifestomuzu okuyan herkes de sayın Cumhurbaşkanının son konuşmalarındaki söylem unsurlarının bu manifestoda aynen yer aldığını görür.

"BU İKTİDARIN EN SON ALACAĞI SIFAT YERLİ VE MİLLİDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu görev değişiklikleri, küresel düzeyde yaşanan siyasi ve ekonomik değişimlere uygun şekilde" gerçekleşti sözlerine değinen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Bunun Türkçesi şu: bizim bir alakamız yok dış mihrak yaptı. Yahu siz küresel odaklardan mı talimat alıp görev değişikliği yapıyorsunuz. Bu nasıl bir zillettir. Bu nasıl bir ülkenin onuruyla oynamaktır. Hiç mi hicap duymuyorsunuz bunları söylemeye.

*Erdoğan'ın bu açıklamasından önce Ankara'da şunları söylemiştim: Bu iktidarın en son alacağı sıfat yerli ve milli olabilir. Bu iktidar diyor ki: Bana hiç bakmayın! Benim bir iradem yok. Düne kadar Trump'ın nöbetçisi oldular şimdi de Biden'ın nöbetçisi olmaya hazırlanıyorlar! Bütün hikaye budur. Bunu açıkça söylemek gerekiyor.

*Aynen bunları söylemiştik geçen hafta. Bizden iki gün sonra Erdoğan çıktı aleni bir şekilde "Küresel siyasi gelişmelere uygun" adımlar atacağını ilan etti. İşte alın siz yerli ve milli iktidar. Biz boşuna demiyoruz, bu iktidarın en son alacağı sıfat yerli ve millidir diye.

*Biz her türlü demokratikleşmenin, her türlü hukuk devletinin güçlenmesinin yanında oluruz. Ama biliriz ki başka başkentlerin telkinleriyle gelecek demokrasi de, başka başkentlerin korkusuyla atılacak adımlar da sahtedir, yalandır ve sürdürülemezdir.

*Samimi bir iktidar, yerli bir iktidar, yerli bir hükümet Biden'a, Putin'e, Trump'a bakıp ülkesinin demokrasisini şekillendirmez. Milletine bakar, milletine. Bunlar milletin sesini unutalı çok zaman oluyor.

"SİZİN REÇETENİZ: PARLAMENTER SİSTEME DÖNÜŞ"

"Bir acı reçete iktidarı ile karşı karşıya milletimiz" diye devam eden Davutoğlu, "Bir de hicap etmeden açıkça vatandaşa acı reçeteyi gururla yazdıklarını söylüyorlar. Yahu reçete hastaya yazılır. Vatandaşın bir hastalığı yok. Hasta olan da hastalığın kaynağı da sizsiniz. Acı reçeteye ihtiyacı olan sizsiniz. Sizin reçeteniz bir tek cümle: Tam demokratik parlamenter sisteme dönüş ve hukuk devletinin eksiksiz tesisi. İşte reçete bu" ifadelerini kullandı.

"AKLA ZİYAN KANAL İSTANBUL SORUŞTURMASI..."

İktidarın hukuk reformu söylemleri hakkında konuşan Davutoğlu, şöyle sürdürdü:

*İşte yarım yamalak insan hakları dediniz ertesi gün Diyarbakır'da herkesin gözü önünde masum bir Kürt gencini kurşuna dizenler serbest kaldı, bu vahşetin fotoğrafını çeken gazeteciler de 20 yılla yargılanır hale geldi. Çıkıp bir tek cümle söyleyebildiniz mi?

*İnsan hakları dediniz, ertesi gün Diyarbakır'da yine kelepçe, yine soruşturma, yine 1990'lar manzaraları....

*Ağzınızdan seneler sonra adalet kelimesi çıktı ertesi gün affedip serbest bıraktığınız bir yeraltı dünyası lideri ortağınızla birlikte ana muhalefet partisi liderini ağza alınmayacak küfürlerle tehdit etti. Çıkıp bir tek cümle söyleyebildiniz mi?

*Yıllar sonra hukuk dediniz ertesi gün milyarları gömüp İstanbul'u İstanbul olmaktan çıkaracak projenize karşı çıkan belediye başkanına akla ziyan soruşturma başlatıldı. Çıkıp bir tek cümle söyleyebildiniz mi?

*Geçen hafta faiz artırmanın ekonomiye nasıl zarar vereceğini söylediniz, ertesi gün faizler yüzde 15 çıkarıldı. Çıkıp bir tek cümle söyleyebildiniz mi? Hangisini savunuyorsunuz? Hangisi Erdoğan hangisi iktidar.

*Faizlere karşı çıkan Erdoğan faizleri artıran Erdoğan'a karşı. İnsan hakları reformu yapacağız diyen Erdoğan, karşısında kimi bulsa terörist deyip karakola götüren yargı ve içişleri bakanı.

YENİ FETÖ'LER Mİ ESİR ALDI İKTİDARI?

*Hukuk reformu yapacağız diyen Erdoğan, karşısında bu mafya düzeni devam edecek diyen ortağı. Millet sizin bu ciddiyetsizliğini hak edecek ne yaptı.

*Bu adımları kim atıyor? Siz mi atıyorsunuz yoksa görünen ve görünmeyen ortaklarınız mı? Biriniz reform diyor diğeri statüko, biriniz hukuk diyor diğeri mafya, biriniz adalet diyor diğeri baskı, bu nasıl bir iktidar fotoğrafı. Biz bu manzarayı iyi biliriz. Yeni FETÖ'ler mi esir aldı iktidarı. Demokrasiye, hukuka, adalete, şeffaflığa müsaade etmeyiz mi diyorlar?

"GERÇEK İKTİDAR ESKİ TÜRKİYE'NİN ARTIKLARININ YÖNETTİĞİ GİZLİ KOALİSYON..."

*Bizimle kurduğun ortaklığın diyeti hukuk devletinden ve adaletten uzak durmak mı diyorlar? Aynı iktidarın içinde birinin yaptığını diğeri yıkıyor. Hayaller reform, gerçekler beşinci sınıf mafya düzeni!

*Hayaller tam bağımsız Türkiye, gerçekler Küresel güçlere uygun değişiklikler! Hayaller koalisyonsuz tek başına Erdoğan iktidarı, gerçekler eski Türkiye'nin bütün artıklarının yönettiği bir gizli koalisyon. Sayın Erdoğan millete acı reçete yazmayı bıraksın önce kendisine görünen ve görünmeyen ortaklarının yazdığı acı reçeteyi millete açıklasın. İşte işin özeti budur.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR