Davutoğlu'ndan Erdoğan'a sert 'Gara' tepkisi
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, KRT TV özel yayınında 16 şehit verilen Gara operasyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
GÜNDEM , 19 Şubat 2021 Cuma, 09:27
Davutoğlu'ndan Erdoğan'a sert 'Gara' tepkisi

Taziye adabıyla parti olarak ilk 3 gün terörü lanetleme ve teröre karşı milli duruşu ifade edecek destek beyanlarında bulunduklarını belirten Davutoğlu, "Şimdi hepimizin soğukkanlı bir şekilde, bu operasyonun nasıl cereyan ettiğini, nelerde başarılı olduğunu veya nerelerde hata yapıldığını açık yüreklilikle tartışmamız lazım" dedi.

"3 AŞAMADA CİDDİ HATA VAR"

Daha önce dışişleri bakanlığı döneminde de başbakanlık döneminde de benzer birçok kurtarma operasyonlarının içinde bulunduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Böyle kriz yönetimlerini hangi mantıkta yapılması gerektiğini tecrübeyle bilen biriyim. Bu operasyonda bize verilen bilgiler itibarıyla 3 aşamada ciddi hatalar olduğu kanaatindeyim. Bunlar planlama, uygulama ve kamuoyuyla iletişim aşaması. Bu 3'ünü koordineli ve tutarlı bir şekilde yapamazsanız hatayla karşı karşıya kalırsınız" diye konuştu.

Davutoğlu, yapılan hataları şöyle sıraladı:

* Kurtarma operasyonu ile bir askeri operasyon arasında farklılık vardır. Cumhurbaşkanı bunların kurtarılması için bu operasyonu yaptık diyor ve kendisi de başarısız olduğunu ifade ediyor.

* Bir kere planlama yaparken zihniniz net olacak. Biz burada askeri bir operasyon mu yapacağız, kurtarma operasyonu mu yapacağız? İkisi ayrı iki mantıktır. Kurtarma operasyonunda temel odak kurtaracağınız kişilerin can güvenliğidir.

* Bunun için noktasal, ketum ve odaklanmış bir operasyon yaparsınız.

* Baktığımızda bir kere kafa karışıklığı var. Karar vericilerin bunu planlarken nasıl planladıklarını doğrusu merak ediyorum. Cumhurbaşkanı ve ilgili birimlere soruyorum: Hedef neydi?

* Bunu netleştirilmeleri lazım. Hedef sayın cumhurbaşkanının bahsettiği gibi bu vatandaşlarımızın kurtarılmasıysa o zaman niye bu kadar geniş kapsamda, her türlü aracın kullanıldığı bir operasyon yaptınız?

* Ben başbakanken güneydeki bazı üslerimize helikopterle indim. Oradaki teftişlere, peşmergelere eğitim veren ve bizim MİT güçlerimizde de bulundum. Çok zor şartlardı.

* Bütün alana yayılan bir hava harekatı yaptığınızda 'Biz geliyoruz' demiş oluyorsunuz. Orada mağaların birinde vatandaşlarımızı tutan alçakların maalesef haberleri olmuş oluyor. Planlaması net değil.

Uygulanmasına baktığımızda, Sayın Cumhurbaşkanı operasyon sürerken çıkıp diyor ki, 'Çarşamba günü müjdemiz olacak'. Karşı taraf aptal değil.

*Siz kamuoyunu tatmin etmek için müjde vereceğiz diyorsanız, karşı taraf her bir açıklamayı didik didik eder bu müjde ne olabilir diye.

* Ya oradaki vatandaşlarımızın kurtarılması ya Karayılan gibi üst düzey bir yetkilinin yakalanmasıdır. Müjde dediği andan itibaren Karayılan veya başka birisi olduğu yerden kaçar.

* Oradaki vatandaşlarımız için de bu alçaklar hepimizi üzen bir katliamda bulunurlar. Burada uygulanmada da hata var.

"DOST ÜLKENİN DEVLET BAŞKANI İÇİN İLAN EDİLEN YAS ŞEHİTLER İÇİN EDİLMEDİ"

*Böyle bir operasyonda ne zaman kamuoyuyla iletişim yapılır? Operasyon biter. Kurtarılacak olan kurtarılır. Kamuoyuyla iletişim o zaman yapılır.

* Düğmeye o zaman basarsınız. Yetkili çıkıp neticeyi açıklar. Kamuoyunun zihninde şüphe kalmaz. Operasyon bitiyor, bir birim 13 sivil vatandaş katledildi diyor.

* Başka bir birim, kaçırılan vatandaşlarımız diyor. Sonra şehit ifadesi geliyor. Bir anda genelkurmay, hükümet, her düzeydeki bilgilendirme farklı geliyor. Bu kamuoyunda şüphe uyandırır. Net olacaksınız. Her operasyon başarılı olmayabilir.

Halkımız bunu da anlayışla karşılar. En azından her şeyin doğru yapıldığı konusunda kamuoyunun tatmin edilmesi lazım. Bu yetmiyor. Dost bir ülkenin devlet başkanı vefat ettiğinde ilan edilen yas ilan edilmiyor.

* Cumhurbaşkanı yas ilan etmediği gibi 1-2 gün sonra çıkıyor, Rize'de son derece coşkulu, arada kahkahaların atıldığı, iltifatların yapıldığı, karşılıklı tebessümlerin olduğu bir programda bir şehit annesinin hıçkırıklarını dünyaya, milyonlarca ekranı başındaki inanlara duyuruyor. Bu kabul edilebilecek bir şey değil.

"YENİ BİR MÜJDEYE İHTİYAÇ VARDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemde gündemi örtmek için bir takım 'müjde ifade etme' çabaları içinde olduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle sürdürdü:

* Gündem bozulduğu anda ya bir müjde ya da umut. Batı Karadeniz'de gaz bulunmuştu. Bizim gölge kabinemiz var.

* Enerji ve Tabi Kaynakları'na bakan arkadaşımızdan bütün detayları istedim. Bize de daha önce böyle bilgiler gelirdi görevdeyken. İhtiyatlı davranırdık. O bölgede 1957'de bile gaz bulunduğuna dair büyük müjdeler var. Baktık gördük ki aslında böyle büyük bir müjde gerektiren bir durum değil.

* Sayın Cumhurbaşkanı o sırada damadı Hazine ve Maliye Bakanı'nın PR'ı açısından bunu faydalı gördü. Orada büyük bir gösteri yapıldı. Anlaşıldı ki 2023'te devreye girmesi muhtemel çok küçük ölçekli bir rezerv barındırıyor.

* O anda birkaç gün kazandı. Hazine ve Maliye Bakanı 130 milyarı buharlaştırıp kendisi de buharlaştıktan sonra bu sefer de reform diye bir umut ortaya attı.

* Reform umudu ortaya atıldıktan sonra o yetmedi, yeni Anayasa dedi. Halk feryat ediyor. Şimdi bu feryat içinde Cumhurbaşkanının yeni bir müjdeye ihtiyacı vardı.

* Bu seferki müjde 13 vatandaşımızı ya da üst düzey bir terör başını getirmekti. Bugünler de malum Öcalan'ın getirilmesinin yıl dönümü. Öcalan'ın getirilmesi rahmetli Ecevit'e bir prim kazandırdı ama 2 sene sonra büyük bir ekonomik krizi engelleyemedi...

* Burada muhtemeldir ki siyasi otorite, böyle bir milli başarının olabileceği konusunda karar verdi. Bu talimatı verdiler. Ama burada hatalarla dolu bir operasyon var.

"ERDOĞAN'IN DOĞAL ÖZELLİĞİ HALİNE GELDİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Operasyonun sorumlusu Erdoğan'dır' tepkilerine karşı çıktıktan sonra aynı günün akşamında yaptığı açıklamada, 'Operasyonun sorumlusu Cumhurbaşkanından Milli Savunma Bakanı'na, polisinden askerine kadar Türkiye Cumhuriyeti devletidir' ifadelerini değerlendiren Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı

* Maalesef Sayın Erdoğan'ın ilk yıllarda olmayan bir özelliği son dönemde artık doğal bir özellik haline geldi. Ben de bunu yaşadım. Başarı varsa kendisine aittir.

* Ola ki bir politika sonunda başarısızlık olmuşsa başka herkese aittir ama asla kendisine ait değildir. Kendisinin çıkardığı krizleri bile başkasının üstüne yüklemişti. Rus uçağının düşürülmesi konusunda 3 yıl aleyhte bir kampanya bize karşı yürüttü.

* Sürecin içinde olan herkes bilir ki o krizin çıkma sebebi sabah Cumhurbaşkanlığında yapılan açıklamadır. Rusya da bunu bilir. Rusya'nın, ilişkiler düzelene kadarki temel hedefi Erdoğan olmuş ama Rus medyası bana dönük bir şey söyleyememiştir.

"VATANDAŞ FATURASINI SONRAKİ SEÇİMDE KESECEK"

Erdoğan'ın her türlü sorumluluğu kabul etmesi gerektiğini söyleyen Davutuoğlu, "Artık bundan sonra 'Ben sorumlu değilim demesi' kendi mantığına aykırıdır. Sana oy veren vatandaş da yanlış veya doğru işlerin faturasını sana kesecek bir sonraki seçimde. Halkın faturası demokrasilerde seçimle kesilir" dedi.

"ERDOĞAN'IN KILIÇDAROĞLU'NA İFADELERİ DOĞRU DEĞİL"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan sözlerine de değinen Davutoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu'na dönük olarak söylediği ağır ifadelerdir. Doğru değil. Siz hesap vermeye hazır olacaksınız" ifadelerini kullandı.

"DEVLETİN İTİBARINI YANLIŞ POLİTİKA İZLEYENLER ZEDELİYOR"

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Gara'yla ilgili bir sorumlu aranıyorsa biz de varız, bu sorumluluğun altına seve seve girmeye hazırız" sözleri hakkında konuşan Davutoğlu, Bahçeli'nin 'Yoksulluğun da, yolsuzlukların da bir parçası' olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Halkın çektiği yoksulluktan kendinizi dışarıya koyamazsınız eğer siz bu iktidara destek veriyorsanız. Devleti kimse suçlamıyor. Ama bu operasyon devletin itibarını sarsmıştır. Devletin itibarını korumak istiyorsa Sayın Bahçeli, 'eğer' diye başlayan ABD'nin açıklaması için Cumhurbaşkanına diyecek ki, 'Amerikalılar bu konuda özür dilemeden Biden ile görüşme...' Devletin itibarını muhalefet zedelemiyor. Devletin itibarını yanlış politika izleyenler zedeliyor" dedi.

"ÖCALAN'DAN MEKTUP ALACAĞINIZA VATANDAŞLARIMIZI KURTARMAYI DENESEYDİNİZ"

İktidara seslenen Davutoğlu, "Devlet aklı diye mektup alıp Öcalan'dan seçim kazanmaya kalkacağınıza, Öcalan'a baskı yapıp o ihtilafları kullanarak bu vatandaşlarımızı kurtarmayı deneseydiniz. Devlet aklı onu gerektiriyorsa demokrasi aklı da bunu sormayı gerektirir. Devlet itibarını düşünenler Osman Öcalan'ı televizyona çıkarmaz" diye konuştu.

'BÜTÜN SUÇU MUHALEFETE YÜKLEYİP SİYASETİ DİZAYN ETME ÇABASI'

Gara operasyonunda planlama aşamasındaki güvenlik ve istihbarat birimlerinin siyasi hesabı olmadığını ancak yapılmaması gereken bir görev konusunda uyarma görevleri olduğunu belirten Davutoğlu, "Bir siyasi talimat varsa demokrasilerde siyasi talimata bürokrasi uyar. Muhtemeldir ki artık bu konularda tecrübe kazanan siyasi akıl, bu 'kazan-kazan olabilecek bir şey' dedi. 'Operasyonu yaparız, başarırsak büyük bir prestij kazanır, bütün kaybettiğimiz puanları geri toplarız' diye düşündüler. 'Başarısız olursa bütün bu suçu muhalefete yükleriz, Türkiye'de olağanüstü bir ortam oluşturup siyaseti yeniden dizayn etme çabası içine gireriz' dediler. Şimdi birincisi olmayınca ikincisine yöneldiler" ifadelerini kullandı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR