Dikkatler zirvenin sonuç bildirgesinde
Avrupa Birliği üyelerinin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren Brüksel zirvesinde çoğunluk, Türkiye'nin Doğu Akdeniz gerilimini azaltma konusunda gereken hamleleri yaptığı görüşünde. Ancak zirvenin sonuç bildirgesinde kullanılacak ifadeler merak konusu.
DÜNYA , 02 Ekim 2020 Cuma, 08:23
Dikkatler zirvenin sonuç bildirgesinde

Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiren Brüksel zirvesi dün başlarken liderler, Doğu Akdeniz'deki gerilimi akşam yemeğinde tartıştı. Söz konusu yemekte liderlerin çoğu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile Ege bölgesinde gerilimi azaltmaya yönelik gerekli adımları attığı kanısında olduklarını dile getirdi.

Ancak Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ankara'ya yaptırım kararı alınması konusundaki ısrarlarını sürdürdü. Zira akşam yemeğine geçmeden Yunanistan ile Rum Yönetimi, zirvenin taslak sonuç bildirgesinin ikinci metninde Türkiye'ye uygulanması gereken yaptırımlar listesini hatırlatan ifadelere yer verme çabasına girişti. Buna karşılık önerileri yine kabul görmedi. Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, üçüncü taslak metinde yaptırım kelimesine girmeden "Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de istikrarı bozacak bir hamlede bulunması halinde AB anlaşmalarının 29 ve 215'inci maddesini esas alarak gereğinin yapılacağı" ifadelerine yer verdi. Rum Yönetimi bununla da tatmin olmayınca, sunulan 4. taslak metinde bir kez daha ifade değişikliğine gidilerek Doğu Akdeniz'de gerilimin artması halinde AB'nin elindeki tüm imkanları kullanacağı ifadesi konuldu.

'Birbirimize bağımlıyız'

Bu arada AB liderlerinin büyük bölümü, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin ilerlemesi konusunda hala sorunlar yaşandığını kabul ederken, Ankara ile bağların kopmasına neden olacak bir hamlede bulunmayı da istemiyor. Zira liderlerin büyük bölümü, gelinen noktada, Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilimden ötürü Ankara'ya doğrudan yaptırım kararı alınmaması gerektiği görüşünü savundu. Toplantı öncesi gazetecilere açıklamada bulunan Almanya Şansölyesi Angela Merkel, AB-Türkiye ilişkilerinin karmaşıklığına değinerek, "Tüm zorluklara karşın AB'nin Türkiye ile yapıcı bir ilişki geliştirmesinde büyük çıkarı bulunmaktadır. NATO'da ortak konumundayız. Düzenli göç söz konusu olduğunda birbirimize bağımlıyız" ifadelerini kullandı. Merkel, diplomasi sayesinde gerilimin azaldığının altını çizdi.

Yapıcı ilişki talebi

AB Konseyi Başkanı Charles Michel de, AB'nin Doğu Akdeniz'de istikrar talep ettiğini hatırlatarak "Doğu Akdeniz'de öngörülebilirlik ve daha fazla istikrar istiyoruz. Aynı zamanda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile tam dayanışma içerisinde olduğumuzu göstermek istiyoruz. İlişkiler bizim için önemli" dedi. Michel, Türkiye'ye yönelik herhangi bir yaptırımın gündemde olduğuna dair sinyaller vermezken, "Masada farklı seçenekler bulunuyor" demekle yetindi. Nitekim AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB adına Türkiye'ye uygulanabilecek olası yaptırımlara ilişkin bir taslak liste oluşturmuştu. Ancak liste üzerinde henüz mutabakat sağlanmadı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen de Avrupa Birliği'nin Türkiye ile yapıcı bir ilişki içerisinde olmak istediğini hatırlatarak "Türkiye-AB ilişkilerinde iki ihtimal var. Ya gerginlik tırmanacak, ki bunu istemeyiz, ya da gerginlik düşürülecek ve yapıcı bir ilişkiye doğru ilerleyeceğiz. Bizim istediğimiz ikincisi. Her iki ihtimalde de liderlerin önünde seçenekler bulunuyor. Biz (Türkiye ile) gerginliğin düşürülmesini, pozitif bir gündem oluşmasını istiyoruz" diye konuştu.

İfadeler önemli olacak

Diplomatik kaynaklar, bugün yayınlanacak sonuç bildirgesinde yer alacak diplomatik ifadelerin önem teşkil edeceğini hatırlatıyor. Prensipte yaptırım kararı alınması beklenmeyen zirvede liderlerin, Rum Yönetimi tarafından "şartlı yaptırım" olarak algılanabilecek bir ifadeye yer verilebileceğine dikkat çekiyor. Aynı kaynaklar, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de gerilimi tırmandıracak bir harekette bulunması halinde, liderlerin, üzerinde prensip anlaşmasına vardıkları yaptırım listesini ivedilikle hayata geçirebileceklerine vurgu yapıyor.

Ankara, yaklaşık bir ayı aşkın süredir gerçekleştirdiği çok taraflı diplomasi trafiğinin sonucunu bu zirvede almış gibi görünüyor. Bundan sonraki süreçte AB ile Türkiye'nin hangi alanlarda işbirliklerini pekiştireceği önemli olacak.

Zirveden notlar

- Annesini kaybeden İsveç Başbakanı Stefan Lövnen, cenaze törenlerinden dolayı zirvede hazır bulunamayacak. İsveç'i, Finlandiya Başbakanı'nın temsil edeceği belirtildi.

- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da, zirvenin sadece birinci gününe katıldı. Bu yüzden, Zirvenin ikinci günü düzenlenecek AB-Çin ilişkileri oturumuna katılmayacak olan Fransa'yı, AB Dönem Başkanı Almanya'nın Şansölyesi Angela Merkel temsil edecek.

- Macron, Türkiye konulu akşam yemeğinin ardından ülkesine dönerken, diplomatik kaynaklar, bu erken ayrılışın, Belçika hükümetine karşı protesto niteliği taşıdığı belirtiliyor. Nitekim Avrupa Parlamentosu'nun Strasbourg'daki oturumlarına Brüksel'den gidilmesine izin vermeyen Belçika hükümetinin bu kararı, Macron'un tepkisine neden olmuştu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR