Dünyanın beklediği karar açıklanıyor
Eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin 2005'te öldürüldüğü suikast ile ilgili karar duruşması bugün yapılacak. Dava, Hollanda'da Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Lübnan Mahkemesi tarafından görülüyor.
DÜNYA , 18 Ağustos 2020 Salı, 10:11
Dünyanın beklediği karar açıklanıyor

7 Ağustos'ta yapılması planlanan karar duruşması, 4 Ağustos'ta Beyrut limanında yaşanan ve en az 200 kişinin öldüğü patlamanın ardından, mağdurlarla dayanışma için 18 Ağustos'a ertelenmişti.

Refik Hariri, 14 Şubat 2005'te Beyrut'ta konvoyuna bomba yüklü bir kamyonla düzenlenen saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Saldırıda Hariri ile birlikte 22 kişi ölmüştü.

Dava süreci nasıl gelişti?

Gelişmiş yöntemlerle ve karmaşık bir planlamayla düzenlenen suikast hakkında Birleşmiş Milletler soruşturması açıldı. 2007'de ise bir uluslararası mahkeme kuruldu.

226 kişinin de yaralandığı saldırının soruşturulduğu dosyada, 297 tanık ifadesi ve 3 bin 131 belge delil olarak bulunuyor.

Mahkeme, 30 Haziran 2011'de Hizbullah örgütü üyeleri olan Selim Cemil Ayyaş, Mustafa Emin Bedreddin, Hüseyin Hasan Anisi ve Esed Hüseyin Sebra hakkında "Hariri suikastını planlamak ve düzenlemek" suçundan tutuklama kararı verdi. Hizbullah üyeleri bulunamadığı için 2 Şubat 2012'de zanlıların gıyabında yargılanmasına başlanmıştı.

2012'de bir Hizbullah üyesi hakkında daha tutuklama kararı çıkarıldı.

Hizbullah gerçek kanıtlar bulunmadığını iddia ederek, iddianameyi reddetti.

Hakkında 2011'de tutuklama kararı verilmiş olan Hizbullah komutanı Mustafa Bedreddin Suriye'de 2016 yılında öldürüldü.
Dava sürecinin uzaması nedeniyle 23 Aralık 2017'de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Uluslararası Lübnan Özel Mahkemesi'nin görev süresini 3 yıl daha uzattı.

Refik Hariri kimdir?

Refik Hariri, 1975 ile 1990 yılları arasında süren iç savaşın ardından, Lübnan'ın yeniden inşasının itici gücü olarak tanınıyordu. İç savaşın ardından 5 kez başbakan seçildi.

Suudi Arabistan'daki inşaat işleriyle multi milyarder olan Hariri, Lübnan'ın mezhepsel sistemindeki en güçlü Sünni politikacıydı.

Hariri 1992 yılında ilk kez başbakan seçildikten sonra, 15 yıllık iç savaşta harabeye dönen Beyrut'u yeniden inşa etti. Şehri modern bir ulaşım altyapısına kavuşturan Hariri, yabancı yatırımcıyı buraya çekmeyi de başardı.

Refik Hariri, 2014'ün Ekim ayında, Suriye'nin Lübnan'ın içişlerine karışması konusundaki bir anlaşmazlık nedeniyle istifa etmişti.
Lübnan parlamentosu, Hariri'nin uzun yıllardır rakibi olan Cumhurbaşkanı Emil Lahud'un görev süresini, Suriye'nin baskısı ile uzatmış, ABD ve Birleşmiş Milletler bu karara şiddetle karşı çıkmıştı.

Suudi Arabistan pasaportuna sahip Hariri, iç savaş sonrası Suriye varlığının yoğun olduğu Lübnan'da Suudi etkisinin simgesi olarak görülüyordu.

Suikastın Lübnan siyasetine etkisi

Hariri'nin öldürülmesinin ardından Lübnan'da Suriye varlığına karşı büyük çaplı protesto gösterileri düzenlendi.

"Sedir Devrimi" sonucu Lübnan'daki Suriye güçleri, 29 yıl sonra, 27 Nisan 2005'te ülkeden tamamen çekildi.

Suriye karşıtları, Hariri'nin oğlu Saad Hariri liderliğinde 14 Mart İttifakı'nı kurdu. İttifakı Batılı ülkeler ve Suudi Arabistan da destekliyordu.

Şii Hizbullah'ın da dahil olduğu, Suriye'nin Lübnanlı müttefikleri ise 8 Mart İttifakını kurdu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR