FETÖ'nün karanlık yüzü!
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) karanlık yüzünü, uzun yıllar örgütün mahrem birimlerinde görev alan itirafçılar anlattı.
GÜNDEM , 17 Mart 2020 Salı, 11:35
FETÖ'nün karanlık yüzü!

Örgütün bilişim yapılanmasını deşifre eden örgütün mahrem imamlarından İ.E, 2010'da Karadeniz Teknik Üniversitesinden mezun olduktan sonra Trabzon'da örgüte ait Hasret Öğrenci Yurdu'nda muhasebeci olarak çalışmaya başladığını ifade etti.

Daha sonra örgüte ait dershanelerde kendisini sigortalı gösterip, örgüt evlerinde sorumlu düzeyde "abi" olarak görev yaptığını belirten İ.E, Akçaabat'ta 2013, Trabzon merkezinde de 2014'te örgüt adına çalıştığını bildirdi.

Ankara'ya 2014'ün Haziran ayında geldiğini ve "Burç İletişim" isimli örgüte ait bir firmada görev yapmaya başladığını kaydeden İ.E, Temmuz 2016'da bu firmadan ayrıldığını ve memleketi Tokat'a giderek iki yıl boyunca çeşitli işlerde çalıştığını aktardı. İ.E, 2018'de askere gittiğini, 15 Ekim 2018'de tutuklandığını aktardı.

Akçaabat'ta 2008'de örgüte ait "İrem" adı verilen bir evde kaldığını belirten İ.E, örgütle ilk kez burada tanıştığını, ilk başta eve gelen bazı öğrencilere matematik ve fizik dersleri verdiğini, 2009-2010 yıllarında başka bir evde "ev abisi" olarak görevlendirildiğini bildirdi ve aynı evde kalanların isimlerini verdi.

İ.E, "2010-2012 yılları arası Hasret Öğrenci Yurdu'ndan muhasebecilik yaptım. O yıllarda Akçaabat'ta 2 yurt, 1 büyük bölgeci, 3 bölgeci (sohbet abisi) ve 1 büyük bölge talebe mesulü bulunuyordu. Büyük bölgeci Akçaabat'ın abisi olurdu. Esnafın burs ve kurban miktarlarını belirlerdi. Ona bağlı bölgeciler, sohbet abiliği yapardı. BBTM ise Akçaabat'ta bulunan yaklaşık 45 evde öğrencilerinden sorumluydu." ifadesini kullandı.

Mahrem imam İ.E, 2013'de Trabzon Meydan Bölgesi Abisi olarak Usame kod adlı Yüksel Yavaş'ın görev aldığını anlattı.

"BİZİM İLGİLENDİĞİMİZ KURUM TÜBİTAK"

FETÖ'nün bilişim yapılanmasında nasıl görevlendirildiğini de anlatan İ.E, şunları aktardı:

"2013 yılı sonlarına doğru annemin kanser hastalığı nüksetti. Tedavi için Ankara'ya gitmem gerektiğini Recep Öztürk'e söyledim. O da beni Trabzon eğitim danışmanı İsmail kod adlı şahsa yönlendirdi. 2014 yılında iki kişi Trabzon'da bulunan Melikşah yurduna geldi. Asıl görüşmeyi Nazif kod adlı kişi yaptı. Durumumu anlattım. Benimle kısa bir mülakat yaptıktan sonra 'Tamam' dediler. 2014'ün haziran ayında beni telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan aradılar. Ankara'ya gelmem istendi. Bana bir tarih vererek, Batıkent'teki metro istasyonunda görüşeceğimiz söylendi. Ankara'ya gittim. İsminin Emrah olduğunu sonradan öğrendiğim kendisini Engin olarak tanıtan şahıs beni karşıladı. Burç İletişim isimli firmada çalışacağımı, bir de dernek olduğunu, burada da evrak işlerini takip edeceğimi söyledi. Demetevler'den ev tutmam istendi. Ben aynı yıl temmuz ayında Demetevler'de bir ev tuttum. Eşim ve annemle orada kalmaya başlandık. Yaklaşık 4-5 ay sonra Törekent'e taşındık. Bir ay sonra Engin, çalıştığım Burç İletişim isimli şirkete geldi. Kendilerinin devlet kurumu personelleriyle ilgilendiklerini söyledi, benim de ilgilenmemi istedi. Yapmak istemediğimi söyledim. 'Yapmayacaksan seni burada istihdam edemeyiz.' dedi. Annemin tedavisi için mecburen kabul ettim."

Engin adlı kişinin görüşmeleri yapacakları programı yüklemek için kendisinden akıllı telefon talep ettiğini, satın aldığı telefona ByLock programının yüklendiğini dile getiren İ.E, "ByLock programından genellikle toplantı yeri ve zamanını yazıştık. Engin bir zaman sonra Burç İletişime geldi ve 'Bizim ilgilendiğimiz kurum TÜBİTAK. Oradaki personelle seni tanıştıracağım.' dedi. Benim TÜBİTAK yapılanmasıyla tanışmam bu şeklide 2014 yılının 8. ayında oldu." ifadesine yer verdi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR