Futbol Panorama: Topa sahip olmak ya da olmamak
Saha içerisindeki gerçeklerle bağdaşmayan istatistiklerin kafamızı bulandırdığı Süper Lig'in 15. haftasında bir teknik direktörün görevine daha son verilirken, ilerleyen haftalar için şampiyonluk yarışının değil küme düşmeme yarışının daha heyecanlı olacağının sinyallerini aldık.
SPOR , 12 Aralık 2018 Çarşamba, 08:13
Futbol Panorama: Topa sahip olmak ya da olmamak

HABER I Samet ZİNCİROĞULLARI

Geçtiğimiz hafta sonu ortak paydası olan 2 maç izledik. İlki Premier Lig'de Chelsea-Man City, ikincisi Süper Lig'de Bursaspor-Antalyaspor. İlkinde Chelsea, o maç öncesine kadar yenilgisiz rakibi City'ye 90 dakika boyunca topu bıraktı.
Antalyaspor da Bursaspor önünde aynı oyun anlayışı ile sahaya çıktı. Hem Chelsea, hem Akdeniz ekibi bu akıllıca oyunlarının karşılığını 3'er puanla aldılar çünkü rakipleri gibi oynama- ya çalışsalar hayal kırıklığı kaçınılmazdı.
Chelsea, City kadar set oyunu uygulayamaz, savunmasını önde kuramazdı. Çünkü Guardiola'nın kaliteli öğrencileri önünde bu intihar olurdu.
Aynı şekilde Antalya ekibi de ligin en çok koşan takımlardan olan Bursaspor'a karşı geniş alanda yayılamaz, hızlı hücumlara karşılık veremezdi. Bursaspor ve City topa sahip oldum sandı ama aslında rakipleri topla oynamak istemediği için meşin yuvarlak onlarda kaldı.
Bu haftanın satrançlarında sahadaki takımlardan önce yedek kulübesinde Sarri, Guardiola'yı, Bülent Korkmaz da Samet Aybaba'yı yendi.

EN YALAN İSTATİSTİK

İstatistik ve bilim artık futbolun içerisinde kaçınılmaz bir realite. Ancak topa sahip olma oranı dünyanın en yalan istatistiği. Bursaspor, Antalyaspor önünde %69 ile bu sezon en yüksek topla oynama oranına ulaştı ancak pozisyon ve varyete anlamında belki de en kısır maçını oynadı.
Asıl mesele topa sahip olmak değil. Top sizdeyken topu nasıl kullandığınız. Dünyada atılan her 40 golün sadece 2'si 3 veya daha fazla pas sonucu atılıyor. Geçiş oyunlarının üzerine kurulu modern futbolda 2 stoperin defansif orta saha ile paslaşmasını topa sahip olma oranına indirgemek futbolu mekanikleştirme yanlışından başka bir şey değil.

O HAFTALAR GELMEYECEK GİBİ

Eğer Süper Lig'de daha önce şampiyon olmuş takımlarımız bu şekilde devam ederse şampiyonluk yarışı ligin ikinci yarısında heyecansız bir hal alacak diye belirtmiştim.
M.Başakşehir "sıkıcı ama faydalı" oyunuyla bizi yanıltmamaya devam ediyor. Sadece kazanmak için oynuyorlar ve bunu şu ana kadar en iyi yapan takım.
Ligdeki 15 maçın 10'unda gol yemeyen bir ekip. En büyük eksikleri şampiyonluk için önemli haftalardaki strese alışkın olmamaları ama eğer sonuçlar böyle giderse o stresli haftalara gerek kalmayacak.
Başakşehir, rahat bir şekilde ipi göğüsleyecek.

BİZ FUTBOL ÜLKESİYİZ (?)

Ligimizde yıllık trilyonlar kazanan "profesyonel" futbolcuları 1980'li yıllardan kalma eski usul "otobüs" cezalarıyla akıllandırabileceğimiz sandığımız bir haftayı geride bıraktık.
Yeni Malatyaspor ve Trabzonspor'un iyi gidişatının sürdüğü "Süper" ligimizde Kayserispor'un geri dönüşü bu sezon kalan 18 haftada zirve yarışından çok küme düşme hattının heyecan vereceğini bize gösterdi.
Avrupa'nın en çok teknik direktör kovan ligi olarak bu hafta bir meyve daha verdik. Göztepe'de Bayram Bektaş ile yollar ayrıldı. Ligdeki son 8 takım arasında teknik direktör değiştirmeyen tek takımın Bursaspor olduğunu da hatırlatalım bu vesileyle.
Son olarak... Bu sezon her hafta iyiye giden, güzel ve hücum futbolu oynamaya çalışan bir Kasımpaşa var. Puan tablosunda 2. sırada. Ama tribünlerin hali ortada. Stadyumun %80'i boş. Her zaman diyoruz ya hani "Biz futbol ülkesiyiz" diye. Bir kez daha yanıldığımızı gördük sanırım.

YENİ BİR TİK TÜREDİ

Bu hafta özellikle Kasımpaşa-Kayserispor maçında daha net gördük ki hakemlerimizde kötü bir tik oluştu. Özellikle penaltı pozisyonlarında VAR'dan uyarı gelince pozisyonda benim göremediğim bir şey mi var acaba deyip kendilerini inanmadıkları bir karar vermeye doğru itiyorlar. Bu tip hakemler futbola eklenmiş en faydalı teknolojinin kötü gösterilmesine sebep oluyor. "VAR penaltısı" diyebileceğimiz kararlar VAR'ın uygulanması en sıkıntılı ülke olan Türkiye'de sözlükteki yerini yakın zamanda alacak.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR