Gezi eylemcilerine: İstismarcı örgütlü gruplar...
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gezi Parkı olaylarında bölücülerin Türkiye’nin huzurunu bozmak istediğini belirterek, “Başbakanımız, ‘Oradakilerle benim işim yok’ demedi. 'Bize oy veren ve vermeyenlerin herkesin başbakanıyım' diyerek sürece liderlik etti. Herkes mesajı anlamalı. Asıl almak isteyenler muhalefet partileridir. Asıl mesajı alması gereken halkın iradesiyle şekillenen yönetim yapılarına saygı duymayı, demokrasiyi içine sindirmeyi öğrenemeyen demokrasi dışı çevrelerdir” dedi.
BURSA , 15 Haziran 2013 Cumartesi, 15:07
Gezi eylemcilerine: İstismarcı örgütlü gruplar...


Bakan Suat Kılıç, Bursa Valiliğini ziyaretinin ardından Kapalı Çarşı’yı gezdi. Esnafa hayırlı işler dileyen Kılıç, vatandaşlarla sohbet etti. Bursa şeftalisi ve kebabının tadına bakan Kılıç, bir çaycıya bir miktar para verdi. Bursa’nın tarihi yerlerini gezen Kılıç, ardından yeni yerine taşınan AK Parti Bursa İl Başkanlığına geldi. Türkiye’nin önemli bir dönemden geçtiğini belirten Kılıç, “Gezi Parkı'ndaki çevreci eyleme katılan samimi insanların masumane çabalarını istismar eden örgütlü kalabalıklar, sokaklarda arzu edilmeyen görüntülerin oluşmasına sebep oldu. Türkiye’yi yangın yerine çevirmek istediler, enkaza dönüştürmek istediler. Yaktılar ve yağmaladılar. 15 günde, uzun süre o bölgelerdeki esnafı iş yapamaz hale getirdiler. Polise saldırdılar. Bellerinde silahlar, ellerinde bıçaklı aletler vardı. Kamu binalarını yağmaladılar. Metro istasyonlarındaki insanların huzur ve güvenliğine kast eden çabalar içinde oldular. Kılık kıyafetini beğenmedikleri bazı kadınlarımıza vahşice saldırdılar. Buna rağmen birçok şeyi sineye çektik” dedi.

“BİZ YAKMAYI DEĞİL, SÖNDÜRMEYİ İSTİYORUZ”

“Türkiye’nin istikrarını önemsedik. Bir avuç provokatörün vandalizmine bu ülkenin kazanımlarını feda etmemeliyiz” diyen Kılıç, “Bölücülerinin hedefi Türkiye’nin huzurunu bozmaktır. Biz onlara fırsat vermemeliyiz, dedik. Tahammül ettik. Sineye çektik. İyi niyetli insanların çabalarını ve protestolarını demokratik olgunluk içinde gördük. Aynı şekilde karşılık veremezdik. Bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Biz yakanlar, yıkarlar gibi olamayız. Yağmalayanlar gibi bizi sevenlere yakmayı, yağmalamayı telkin edemeyiz. Zaten yıkanlar, taş atanlar, kaldırımları sökenler, polisi yakmayı teşebbüs edenlerin bu ülke ile ilgili güzel rüyaları olmadığını biliyoruz. Yakanların, yıkanların, bayrağımız ve milletimizle ilgili güzel hayalleri olmadı. Olamaz . Biz yakmayı değil, yakılanları söndürmeyi telkin edebilirdik. Bunu yaptık” diye konuştu.
Provokatörlerin meydanları savaş alanına çevirdiğini, altyapıları tahrip ettiğini hatırlatan Kılıç, “Ama biz temizlemekle meşgulüz. Yıkılanı onarmakla, bozulanı yine kullanama getirmekle meşgulüz. Biz devletiz, hükümetiz ama 100 trilyonun üzerinde kayıp, yitirilen canlar var. Ulusal imajımız zarar verdiler. Türkiye’ye zarar verdiler. Türk bayrağına zarar verdiler. Taksim ve Kızılay'ın imajına zarar verdiler” şeklinde konuştu.

“REFERANDUMU KABUL ETMEYİZ, DİYORLAR”

“Bunları masum protestolardan ibaret sayamayız” diyen Kılıç şöyle devam etti:
“Samimi olanlar ellerine molotof almadı. Silah almadı. Ceketlerini cebine bıçak saklamadı. Herkesin hepinizin bilmesi gereken gerçek vardır. 10 senede kazanılan değerlerimizi 10 günde tarumar etmelerine fırsat vermeyeceğiz. Bu kadar açık ve net. Bugün mili iradeye sahip çıkıp meydanları inmemizin sebebi budur. Sandıktan çıkamayacaklarını anladıklarında, sandığı önemsizleştirmeye başladılar. 3 günü önce referandum diyen onlardı. Başbakanımız, ‘Referandum olabilir’ dedi. 'Sandıktan sizin istediğiniz çıksa bile onu kabul etmeyiz' dediler. Bunlar sadıktan korkanlardır. Millet iradesine saygı duymuyorlar. Çoğunluk bulamayacağının farkında olanlar, bu yüzden demokrasiye tahammülü kalmayanlar. Azınlık iradesiyle çoğunluğun üzerinde baskı kurmayı demokrasi zannediyorlar. Demokrasinin bu olmadığın biz anlatacağız. Moral bozukluğu yok. Enerji kaybı yok. Acabamız yok bizim. Yürüdüğümüz yolun sağlamlığı konusunda tereddüdümüz yok. Biz çoğunluğun gücüne dayanıp, kimsenin tepesinde baskı kurmadık. Yüzde 50’nin oyuyla geldik, yüzde 100’ün hükmetmeyiz”.

“OY VERMEYENLERİN DE BAŞBAKANI VE BAKANIYIZ”

AK Parti’ye oy vermeyenlerin de başbakanı ve bakanı olduklarını söyleyen Kılıç, “Sadece bize oy verenlerin vicdanları değiliz. Oy vermeyenlerin sesi ve vicdanı, kanaati biziz. Bugün maalesef TBMM’de görevini yerine getiremeyen muhalefet, meydanlardaki muhalefetin arkasına saklandı. Asla moralinizi düşürmeyin. Biliyoruz ki demokrasi sizin fikirlerinize işaret ettikçe, bu gibi menfi çevreler hukuk dışı saldırılara devam edecek. Biz buna rağmen milli irade, hukukun üstünlüğüne inanmaya devam edeceğiz. Demokrasiye dört elle sarılmaya devam edeceğiz. AB hedeflerine devam edeceğiz. İnsanımıza yüksek hayat standardı vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

SUAT KILIÇ’TAN MUHALEFETE MESAJ

Meydanlara çıkmalarının sebebinin aziz millete olanları anlatmak olduğunu ifade eden Kılıç, şöyle devam etti:
“Bugünkü politikaların halk desteğinde sürdüğünü göstermektir. Yanlış anlaşılan politikamız varsa, yanlış anlaşılanları en doğrusuyla anlatmak için çalışıyoruz. Sayın başbakanımızı görüyorsunuz. Gece yarısına kadar devam eden mesaisi var. Gezi Parkı ile ilgili sanatçıları, genç insanları dinledi, saatlerce ve sabırla, itirazlarının ne olduğunu anlamak adına. Demokratik olgunlukla, yüzde yüzün başbakanı olmak vizyonu ve anlayışıyla yürüyoruz. Başbakanımız, ‘Oradakilerle benim işim yok’ demedi. ‘Bana oy verenlerle yürürüm’ demedi. 'Bize oy veren ve vermeyenlerin herkesin başbakanıyım' diyerek sürece liderlik etti. Herkes mesajı anlamalı. Asıl almak isteyenler muhalefet partileridir. Sermaye yapılarıdır. Asıl mesajı almak isteyenler medya yapılanmasıdır. Asıl mesajı alması gereken, halkın iradesiyle şekillenen yönetim yapılarına saygı duymayı, demokrasiyi içine sindirmeyi öğrenemeyen demokrasi dışı çevrelerdir. İnsanlarımız dinledik ve sözlerine değer verdik. O bilinçle hareket ediyoruz. AK Parti hareketi, daha kurulduğu günlerde, Genel Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Sessiz milyonların sesi olma yola çıktık’ iddiasıyla yola çıktı. Bu iddia ile bugün Sincan’da, yarın Kazlıçeşme'de halkımızla birlikte olacağız.”
 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR