"Gideceğim, belki bir, belki iki yıl sonra: Belarus'u kim yönetecek?"
Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, bir ya da iki yıl içinde görevi bırakabileceğini, ancak yeni Anayasa kabul edilmeden önce bunu yapmanın mümkün olmayacağını açıkladı.
DÜNYA , 18 Ağustos 2020 Salı, 21:40
"Gideceğim, belki bir, belki iki yıl sonra: Belarus'u kim yönetecek?"

Dün ziyaret ettiği Minsk Tekerlekli Traktör Fabrikası'nda grev yapan ve kendisini istifaya çağıran işçilere hitap eden Lukaşenko, bir ya da iki yıl içinde görevi bırakabileceğini, ancak yeni Anayasa kabul edilmeden önce bunu yapmanın mümkün olmayacağını belirtti.

Diğer yandan Lukaşenko'nun devlet başkanlığı seçimlerindeki en yakın rakibi olan Svetlana Tihanovskaya, yurt dışından yayınladığı bir videoda ulusal lider olmaya hazır olduğunu açıkladı.

Sputnik, Belarus'taki durumun nasıl gelişeceğini ve ülkede çifte iktidar şeklinde bir senaryosunun mümkün olup olmayacağını araştırdı.

Lukaşenko'nun iki konuşması

Lukaşenko, geçen pazar kendisine destek amacıyla Minsk'te düzenlenen mitingde katılımcılara seslendi, konuşmanın sonunda, "Hayatımda ilk kez karşınızda diz çöküyorum" dedi, ancak diz çökmedi.

Belarus lideri, dün ise ziyaret ettiği Minsk Tekerlekli Traktör Fabrikası'nda grev yapan ve kendisini istifaya çağıran işçilere hitap ederek, "Baskı altında herhangi bir şey yaptığımı asla göremeyeceksiniz. Tekrar seçim olmayacak" diye konuştu.

Lukaşenko, işçilerin ısrarlı 'Git' çağrıları karşısında ise, bir şartla görevi bırakmaya karşı olmadığını söyledi: "Referanduma giderek Anayasayı kabul edeceğiz ve Anayasa gereğince size yetkilerimi devredeceğim. Ama bunu baskı altında ya da sokaklardakilerin ısrarıyla yapmayacağım."

Görevi bırakma konusunda süre de veren Lukaşenko, "Bakınız, çeyrek asırdır iktidardayım. Bu daha ne kadar devam edebilir, elbette ki bir gün gideceğim. Belki bir, belki iki yıl sonra, bu size bağlı" dedi ve ekledi: "Çocuklarınızı kırmayacağım, ülkeyi de hiç kimseye teslim etmeyeceğim."

Öldürülünceye kadar başka seçim yapılmayacağı konusunda uyaran Lukaşenko, konuşmasının sonunda, göstericilerin şüpheci tavırları karşısında, "Teşekkür ederim, her şeyi söyledim. Şimdi 'Git' diye bağırabilirsiniz" dedi ve işçilerin 'Git' çağrıları devam ederken mitingden ayrıldı.

Birçok işletmesinde greve gidilen Belarus'ta dün Ulusal Devlet Televizyon ve Radyo Şirketi'nin (Belteleradiokompaniya) çalışanları dahi miting düzenledi. Dışarıda kurulan mikrofona isteyen herkes çıkıp konuşma yapabildi. Muhalefet temsilcilerinden Anatoliy Lebedko, kaybolan muhalifleri hatırlattı.

Aynı zamanda Belarus Başsavcılığı, güvenlik güçlerinin görevlerini kötüye kullanması ile ilgili davalarının açılması talebiyle birçok başvuru alındığını, izinsiz gösterilerde toplam 7 bine yakın gözaltı olduğunu açıkladı.

'Düzenlenen izinsiz protesto eylemlerinde gözaltına alınanların neredeyse tamamının serbest bırakıldığını' belirten başsavcılık, fakat gösterilerden sonra akraba ve yakınlarını bulamayan vatandaşların başvurmaya devam ettikleri bilgisini de verdi.

Lukaşenko'nun rakibi Tihanovskaya'nın morali yüksek

Diğer yandan, Lukaşenko'nun devlet başkanlığı seçimlerindeki en yakın rakibi olan Svetlana Tihanovskaya Litvanya'dan yayınladığı bir videoda 'ülkenin sakinleşmesi ve normal ritmine dönmesi için' ulusal lider olmaya hazır olduğunu açıkladı. Tihanovskaya ayrıca 'suçsuz yere öldürülen gençlerin' anısına adlarının şehirlerdeki sokaklara verilmesini önerdi.

Belarus İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, hayatını kaybeden ilk gösterici Aleksandr Taraykovskiy, güvenlik güçlerine patlayıcı fırlatmaya çalışırken maddenin elinde infilak etmesi ile hayatını kaybetti. Diğer bir iddiaya göre ise Taraykovskiy vurularak öldürüldü.

Protestolara katılan diğer bir vatandaş ise 10 gün boyunca tutulduğu geçici gözaltı merkezinden, sağlığının hızla kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.

Litvanya Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius, 11 Ağustos'ta Belarus'tan ayrılan Tihanovskaya hakkında bilgi verirken, 'morali yüksek' olduğunu duyurdu.

'Lider' ve 'sembol'

Tihanovskaya'nın seçim ofisi, kendisini seçilmiş devlet başkanı ilan etmeyi planlıyor. Bu göreve aday olan ancak seçime katılması yasaklanan muhalif aday Valeriy Tsepkalo, muhalefetin dünya toplumundan Tihanovskaya'yı seçimlerin galibi kabul etmesini talep edeceğini belirtti.

Bu arada siyaset bilimci, ABD ve Latin Amerika politikaları uzmanı Dr. Aleksey Çernyaev, Sputnik'e demecinde Belarus'un Venezüella'daki senaryo doğrultusunda çifte iktidarlı ülke olma olasılığını değerlendirdi.

Çernyaev, Lukaşenko iktidarının yaygın popülizm temelinde ortaya çıkan klasik Latin Amerika rejimleriyle pek çok ortak yanı olduğunu, fakat farklılıkların da bulunduğunu anlattı:

"Belarus'ta Venezüella senaryosu olasılığı çok düşük. Lukaşenko'nun şu anki iç siyasi dayanıklılığı, darbe girişimi zamanındaki Maduro rejimine göre çok daha düşük."

Maduro'yu "Venezüella toplumunun önemli bir kısmının desteklediğini' hatırlatan Çernyaev, "Aslında Maduro sistemi, devletin kumanya dağıttığı yoksulların doğrudan himayesidir. Yerel aktivistleri bir araya getiren ve varlıkların dağıtımına erişimi olan sonsuz halk komiteleridir. Maduro'nun arkasında yüz binlerce silahlı insan var ve bu ordu askerlerden değil, sosyal aktivistlerden ibaret. Kaybedecek şeyleri var ve güç değişimine izin vermeyecekler" diye konuştu.

Belarus'ta son hafta yaşanan olayların ise Lukaşenko'nun arkasında böyle bir güç olmadığını gösterdiğine dikkat çeken Çernyaev, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tihanovskaya, aynı Juan Guaido gibi bir politikacı kalıbını andırıyor. Ancak onun durumunu zorlaştıran şey, Litvanya'ya gitmeden önce insanlara protestolara katılmama çağrıları yapmış olması. Elbette ki bunu yapmaya kendisini zorladıklarını açıklayabilir (zira öncesinde kolluk kuvvetlerinden iki üst düzey yetkiliyle görüşmüştü). Ancak yine de tüm bunlar söylendikten sonra hiç kimse onu ciddi bir siyasi lider olarak algılamaz."

Rus uzman, Tihanovskaya'nın bu nedenle kendisini lider değil, seçilmiş devlet başkanı olarak tanımladığını belirtti: "Guaido protestoların lideriydi, Tihanovskaya ise bir sembol."

Paradoksların ülkesi Belarus

Belarus siyasetçi Valeriy Karbaleviç, yurt dışından iktidarı ele geçirmenin mümkün olmayacağına inandığını ifade etti: "Tihanovskaya'nın bugünkü seslenişi Belarus'ta oldukça sakin karşılandı. Ne söylerse söylesin, herkes onu sadece gösterilerin bir sembolü olarak görüyor."

Lukaşenko'nun kararlı tavrına dikkat çeken Karbaleviç, "Protestoların sert bir şekilde bastırılmasının Belarus toplumunu şoka uğratan ilk üç trajik gün sonrasında kolluk kuvvetlerinin moralleri bir parça bozulmuş durumda. Eğer Lukaşenko iktidarda kalabilmek için yine güç kullanırsa, yeni gösterilere yol açmış olacak" diye uyardı.

Karbaleviç, Lukaşenko'nun paradoksal bir şekilde haklı olarak destek beklediği yerde aslında desteksiz kaldığını yitirdiğini, zira kendisinin yarattığı ekonomik modelde çok şey kazanan işçilerin greve gittiklerini vurguladı:

"Aslında Lukaşenko, bu kamu sektörünü korumak için reformları reddediyor. Bu onun için kutsal inek gibi. Fakat kontrolden çıkan tam da bu sektör ve bu durum, siyasi konumunun bozulmasında ana faktör haline geliyor."

Belarus siyasetçiye göre durumun bir diğer tuhaflığı da, gerçekte böyle olmasa da Belarus'ta muzaffer bir devrim atmosferinin hüküm sürüyor olması.

Öte yandan Telegram kanalları üzerinden halka, gözaltına alınanların ve siyasi tutukluların serbest bırakılması talebiyle sokaklara çıkma çağrıları yapılıyor, işçilerin oturma eylemi de devam edecek.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR