İlk kez konuştu: Başıma çuval geçirip...
Gözaltında bulunan Belaruslu muhalif siyasetçi Maria Kolesnikova kafasına çuval geçirilerek, kaçırıldığını, ölümle tehdit edip ülke dışına çıkması için zorlandığını açıkladı. Kolesnikova açıklamayı avukatı aracılığıyla yaptı.
DÜNYA , 10 Eylül 2020 Perşembe, 14:49
İlk kez konuştu: Başıma çuval geçirip...

Kolesnikova'nın avukatı, Belarus polisi ve KGB'si (Devlet Güvenlik Komitesi) de dahil olmak üzere, olayla ilgili yetkililer hakkında soruşturma başlatılmasını istediklerini belirtti.

Kolesnikova'nın "darbe girişimi" suçlamasıyla gözaltına tutulduğu bildirildi.

Kolesnikova'nın hafta başında başkent Minsk'te maskeli kişiler tarafından bir minibüse bindirilerek kaçırıldığı haberleri gelmiş, bir gün sonra Belarus devlet medyası muhalif liderin Ukrayna'ya geçmek isterken gözaltına alındığını bildirmişti.

Ancak Belaruslu bir diğer muhalif siyasetçi Anton Radnenkov, Kolesnikova'nın Belaruslu yetkililer tarafından Ukrayna'ya geçmeye zorlanması üzerine pasaportunu yırttığını açıklamıştı.

Dün de ülkede, cezaevinde ya da yurt dışında olmayan son üst düzey muhalif isimlerden Maxim Znak'ın maskeli kişilerce kaçırıldığı iddia edildi.

'ÖLÜM TEHDİDİ, PSİKOLOJİK BASKI'

Kolesnikova, avukatına yaptığı açıklamada, kendisini kaçıranların kimliğini tespit edebileceğini belirtti ve; "Beni öldürmekle tehdit ettiler. Belarus'u gönüllü olarak terk etmezsem, 'ölü ya da diri' beni ülkeden atacaklarını söylediler. Beni 25 yıl hapiste tutmakla tehdit ettiler"

"KGB yetkilileri Belarus'u gönüllü olarak terk etmeyeceğimi anlayınca başıma çuval geçirdiler ve beni bir minibüse bindirip Belarus-Ukrayna sınırına götürdüler. Orada beni Ukrayna'ya geçmeye zorladılar."

"Orada pasaportumu yırtınca Ukrayna'ya geçmem olanaksız hale geldi ve beni minibüse yeniden bindirip Mozyr gözaltı merkezine götürdüler" dedi.

Kolesnikova, Ağustos ayında yapılan seçimlerde Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko'ya karşı güçlerini birleştiren üç kadın siyasetçiden biri.

Seçimden sonra, hile yapıldığı iddiaları kitlesel gösterilere yol açmıştı.

Yetkililer Pazar günü dördüncü haftasında devam eden hükümet karşıtı gösterilerde 600'den fazla kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Belarus'u 1994 yılından bu yana yöneten Lukaşenko Batılı güçleri ülkesinin iç işlerine karışmakla suçluyor.

KADIN MUHALİFLER KOALİSYONUNDAN KİM KALDI?

İçişleri Bakanlığı ise konseyin herhangi bir üyesinin gözaltına alındığına dair bir bilgisi olmadığını bildirmişti.

Kolesnikova Ağustos ayında yapılan ve sonuçları tartışma yaratan seçimlerde Devlet Başkanı Lukaşenko'ya karşı güçlerini birleştirip de hala ülkede kalan son kadın siyasetçiydi.

Seçimden kısa süre sonra Veronika Tsepkalo ve devlet başkanı adayı Svetlana Tikhanovskaya ülkeyi terk etmişlerdi.

Litvanya'ya kaçan Tikhanovskaya son gözaltıların Koordinasyon Konseyi'nin faaliyetlerine engel olmayı amaçladığını söyledi ve "Bizi korkutmak için daha çok şey yaptıkça, insanlar daha çok sokaklara dökülecek" demişti.

Geçen ay BBC Rusça Servisi'ne bir mülakat veren Kolesnikova seçim sonrasında yapılan gösterilerin "bir iktidar mücadelesi" değil, "insan onuru ve kendine saygısını koruma kavgası" olduğunu söylemişti.

Kolesnikova, kendisi ve çalışma arkadaşlarının koruma kullanmamaya karar verdiklerini de açıklamış "Eğer bir otobüs dolusu toplum polisi bizi durdurmaya kalkarsa, ne kadar muhafız kullanırsanız kullanın bir faydası olmaz. Polis devletinin nelere kadir olduğunu iyi biliyoruz" demişti.

Bir başka muhalif isim Olga Kovalkova da Cumartesi günü, hapse atılma tehlikesinden dolayı Polonya'ya geçtiğini açıklamıştı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR