Kandilli: Artçılar 15 gün boyunca devam edebilir
Kandilli Rasathanesi İzmir'deki depremi değerlendirdi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "İlk izlenimlere göre yaklaşık 30-40 kilometrelik bir fayın kırıldığı bizim tarafımızdan tespit edildi. Yaklaşık 1,2 metrelik bir yer değiştirme var. İzmir bölgesinde, Ege Bölgesi'nde, denizde birçok fay bulunmakta ve bu faylar her zaman 6'nın üzerinde deprem üretebilecek potansiyele sahip" dedi.
GÜNDEM , 31 Ekim 2020 Cumartesi, 10:51
Kandilli: Artçılar 15 gün boyunca devam edebilir

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, İzmir'de meydana gelen depremde ilk izlenimlere göre yaklaşık 30-40 kilometrelik bir fayın kırıldığını belirterek, "Yaklaşık 1,2 metrelik bir yer değiştirme var. Normal faylanma depremi." dedi.

Özener, Kandilli'deki Bölgesel Deprem ve Tsunami İzleme-Değerlendirme Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, sunum eşliğinde İzmir'in Seferihisar ilçesi açıklarında meydana gelen depremi değerlendirdi.

Dün Saat 14.51'de Ege Denizi'nde Seferihisar- Doğanbey açıklarında kendi tespitlerine göre moment büyüklüğü 6,9 olan bir deprem meydana geldiğini dile getiren Özener, depremin derinliğinin yaklaşık 10-12 kilometre civarında olduğunu, sığ bir deprem yaşandığını kaydetti.

İŞTE DEPREMİN EN ACI KARELERİ...

"ARTÇILAR BİR HAFTA 15 GÜNE KADAR SÜREBİLİR"

Prof. Dr. Haluk Özener, depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, "İlk izlenimlere göre yaklaşık 30-40 kilometrelik bir fayın kırıldığı bizim tarafımızdan tespit edildi. Yaklaşık 1,2 metrelik bir atımdan bahsediyoruz. Yaklaşık 1,2 metrelik bir yer değiştirme var. Normal faylanma depremi. Depremden 1,5 saat sonrasına kadar büyüklükleri 2,8 ile 4,9 olan 21 deprem kaydettik merkezimizde. Artçıların bir hafta 15 güne kadar sürmesi bekleniyor. Doğal prensip olarak da bir derece altına kadar yaklaşık 5,8-6 civarına kadar artçılar bekleyebiliriz." diye konuştu.

"TSUNAMİ DE MEYDANA GELDİ"

Depremin yaşandığı Ege Bölgesi'nin sismik olarak oldukça etkin bir bölge olduğunu, ana karada ve denizde yoğun bir deprem aktivitesinin yaşandığını anlatan Özener, 1912'den beri büyüklüğü 6,5'in üstünde deprem olduğunu, en son Ege Denizi'nde 2017'de Bordum'da 6,6 büyüklüğünde deprem yaşandığını hatırlattı.

Özener, depremin yaşandığı yerde deprem aktivitesinin yoğun olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"2017 Bodrum Gökova Körfezi depreminden sonra da tsunami meydana gelmişti. Çok alışık değiliz ülkemizde. O da küçük bir tsunamiydi. Bugün de tsunami meydana geldi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ege, Akdeniz, Karadeniz ve bağlantılı denizlerde tsunami uyarı merkezi servis sağlayıcısı. Arkadaşlarım deprem olduktan 9 dakika sonra tüm üye ülkelere ve ülkemizde Afet ve Acil Durum Başkanlığına tsunami uyarı mesajını göndermiştir."

Tsunaminin ardından dalga yüksekliklerinin hesaplanabildiğini, bu yönde yaptıkları çalışmalarda 30-60 santimetrelik bir tsunami dalgalarının meydana gelebileceğinin öngörüldüğünü anlatan Özener, kıyı bölgelerindeki vatandaşların denizde meydana gelen depremin ardından merakla bakmak yerine mümkün olduğu kadar en hızlı sürede, süratle kıyıdan uzaklaşmaları, yüksek yerlere çıkıp güvenli bölgelere geçmeleri gerektiğini söyledi.

Ege Denizi'nde bu büyüklükte bir deprem yaşanması olasılığının her zaman olduğunu belirten Özener, "İzmir bölgesinde, Ege Bölgesi'nde, denizde birçok fay bulunmakta ve bu faylar her zaman 6'nın üzerinde deprem üretebilecek potansiyele sahip." dedi.

Prof. Dr. Özener, Ege Bölgesi'nde karada da birçok fay bulunduğunu, bunların da deprem üretebilme özelliği olduğunu dile getirerek, 2017'deki 6,6 büyüklüğündeki Bodrum-Kos depreminden sonra büyüklüğü 1'den başlayan 5,5'lara varan 10 bin civarında artçı sarsıntı yaşandığını, vatandaşlara da bu noktada teyakkuzda olmalarını tavsiye ettiklerini kaydetti.

"İKİSİ ÇOK FARKLI FAY HATLARI"

"İzmir depremi sonrasında İstanbul bölgesindeki fay hatlarında bir hareketlilik gözlendi mi?" sorusuna Özener, "Yok, ikisi çok farklı fay hatları. Biri Ege açılma rejiminden, biri Kuzey Anadolu fayının kuzey kolundan. Çok farklı yapılar. Hem coğrafya hem faylar ve tektonik yapı farklı. İkisi birbirinden bağımsız." yanıtını verdi.

Özener, çok yakın fayların birbirine stres transfer etmesinin mümkün olduğunu, hangi fayın hangisini tetikleyebileceği konusunda bilimsel olarak şu an bir şey söylemenin mümkün olmadığını, ciddi araştırma yapmak gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Özener, şu ana kadar en büyüğü 4,9 büyüklüğünde 35 artçı sarsıntı kaydettiklerini sözlerine ekledi.

"ARTÇI SARSINTILARA DİKKAT EDİN"

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Bölgesel Deprem ve Tsunami İzleme-Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat da depremin artçılarının uzun bir süre devam edeceğini belirterek, zaman içerisinde sıklıkları ve büyüklüklerinin azalacağını söyledi. Kalafat, ilk 3-4 saat ciddi boyutta önemli artçılar yaşanabileceği için vatandaşların tedbirli olması, hasarlı yapılardan kaçınması gerektiğini dile getirdi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ali Pınar ise son yüzyılda bölgede 6'dan büyük 22 deprem yaşandığını, bölgenin oldukça aktif olduğunu ve çok sayıda fay hattı bulunduğunu kaydetti.

Bölgede bugünkü depremden sonra kırılan fayın etrafında da gerilme artışı olduğunu belirten Pınar, "Dolayısıyla bölgede çok sayıda irili, ufaklı faylar olduğu için özellikle komşu faylarda da belli bir süre gerilme artışına sebep olup oralarda da artçı depremler olabilir. O yüzden bu olasılıklara da dikkat etmekte fayda var." ifadelerini kullandı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR