Kaşıntı, kanserin habercisi olabilir!
Kaşıntı, deri hastalıklarından karaciğer ve böbrek hastalıklarına, tiroid ve diğer endokrinolojik hastalıklardan, lenfomalar gibi çeşitli kanserlerin belirtisi olabilir. Türk Dermatoloji Derneği üyesi Doç. Dr. Berna Aksoy, "Kaşıntı varsa tanısal yaklaşım ve tedavi açısından dermatologa başvurulmalıdır. Çünkü bazen altta yatan çok ciddi hastalıklar olabilmektedir" açıklamasında bulundu.
GÜNDEM , 12 Aralık 2018 Çarşamba, 20:16
Kaşıntı, kanserin habercisi olabilir!

Türk Dermatoloji Derneği üyesi Doç. Dr. Berna Aksoy, "Vücutta kaşıntı pek çok nedene bağlı olarak gelişebilir. Deri hastalıklarından tutun da karaciğer ve böbrek hastalıkları, tiroid ve diğer endokrinolojik hastalıklar, lenfomalar gibi çeşitli kanserler, bağırsak parazitleri, ilaçlar ve hatta psikolojik stres, vücutta kaşıntıya neden olabilir" dedi.

KAŞINTI VARSA DERMATOLOGA GİDİN

Tanısal deri bulguları olmaksızın kronik kaşıntının, farklı sistemik hastalıkların yanı sıra altta yatan lenfoma gibi ciddi kanserlere de bağlı olabileceğini belirten Aksoy şunları söyledi: "Cilt hastalıkları arasında en çok kaşıntı yapan hastalıklar arasında egzamalar, ürtiker (kurdeşen), cilt kuruluğu, mantar hastalıkları ve uyuz yer alır. Kaşıntılı bir hastada öncelikle kaşıntıya neden olan deri hastalığı ya da sistemik hastalık tespit edilmeye çalışılır. Eğer kaşıntıya neden olan bir deri hastalığı tespit edilebilirse deri hastalığına yönelik tedaviler verilir. Eğer sistemik bir nedene bağlı kaşıntı varsa sistemik hastalığın tedavisi ile birlikte kaşıntıya yönelik kaşıntı giderici deri üzerine sürülen ve ağızdan alınan ilaçlar verilmektedir. Kaşıntı varsa tanısal yaklaşım ve tedavi açısından dermatologa başvurulmalıdır. Çünkü bazen altta yatan çok ciddi hastalıklar olabilmektedir."

STRES EGZAMAYI ARTIRIYOR

Psikolojik stresin de yaygın kaşıntıya neden olabilen sistemik nedenler arasında yer aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Berna Aksoy, "Stres egzaması diye bir tanım tam olarak bulunmamakla birlikte tüm egzamalar stres ile artmaktadır. Nörodermatit olarak isimlendirilen stresin artırıcı faktör olarak rol oynadığı kronik egzama vücudun belli bir yerine yerleşmiş, kanatıncaya kadar kaşıma ihtiyacı uyandıran ve tedavisi çok zor olan bir egzamadır. Atopik dermatit, nummuler dermatit, seboreik dermatit gibi endojen egzamaların tamamı stres altında artış göstermektedir" diye konuştu.

KAŞINTI YARAYA DÖNÜŞEBİLİR!

Doç. Dr. Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: "Stres egzaması olarak nörodermatitten bahsediyorsak boyun, ayak bilek ve kasık gibi yerlere yerleşen, deride kabalaşma ile birlikte koyu morumsu kahve renkte egzama lezyonları oluşmaktadır. Nörodermatitte en önemli faktör kaşıma ve kaşıntı kısır döngüsüdür. Bu egzamanın devamlı olmasına ve tedavinin güç olmasına neden olmaktadır.

Vücutta kronik nedensiz kaşıntılar uzun sürede yaralar ve kronik kaşıntıya bağlı deri değişikliklerine neden olabilmektedir. Tanısal deri bulguları olmaksızın kronik kaşıntı farklı sistemik hastalıkların yanı sıra altta yatan lenfoma gibi ciddi kanserlere de bağlı olabilir."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR