Kılıçdaroğlu: 83 milyonun karnı doysun
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasında "Tek bir amacımız var. Bu ülkede 83 milyonun karnı doysun. 83 milyon bu ülkede huzur içinde yaşasın. Farklı düşünceler, kimlikleri, inançlar başımız üzerine, saygı duyacağız" dedi.
GÜNDEM , 01 Aralık 2020 Salı, 13:45
Kılıçdaroğlu: 83 milyonun karnı doysun

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Ben ve arkadaşlarım güzel bir Türkiye için, gelişmiş bir Türkiye için çaba harcıyoruz. Bir ön yargımız yok, kimseye kinimiz yok. İntikam alma, kimseyi tehdit etme gibi bir amacımız da yok. Tek bir amacımız var. Bu ülkede 83 milyonun karnı doysun. 83 milyon bu ülkede huzur içinde yaşasın. Farklı düşünceler, kimlikleri, inançlar başımız üzerine, saygı duyacağız.

Aramızda engelli sivil toplum örgütlerinin temsilcileri var, sizlere hoşgeldin diyorum. Bizim bu konuda ısrarla söylediğimiz bir şey var. Çok sayıda engelli kardeşimiz işsiz ama yasaya göre devletin istihdam etmesi gereken engelli kadrolarının büyük kısmı boş. Hangi gerekçeyle atama yapılmaz? Çünkü bir engelli karnını doyuracak, aç kalması lazım. İktidarın anlayışı bu. Peki bu anlayışa engelliler destek verecek mi? Vermemeleri lazım. O boş kadrolar orada duruyor. Biz de evimizde , sokakta işsiz olarak duruyoruz. Yarın sandık önümüze geldiğinde biz bunun hesabını soracağız. Ben sizden bunu bekliyorum.

EĞİTİMDEKİ SORUNLAR

Eğitimli bir toplum söz sahibi olur. Eğitimli bir toplumda buluşlar olur, dünya sorgulanır. Eğitim dünyamızda büyük sorunlar var. İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız iş öğretmenler meslek kanununu çıkarmaktır. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında aylık almayacak. Öğretmenler Günü'nde öğretmenlere birer maaş ikramiye vereceğiz. Öğretmenlere 3600 ek gösterge vereceğiz. Türkiye'nin toplam bütçesinin en az yüzde 18'ini eğitim yatırımlarına ayıracağız. Köy okullarını açacağız. Taşımalı eğitime son vereceğiz. Atama bekleyen öğretmen sorununu çözeceğiz. Eğitimin istihdam yaratması lazım, OSB'lerde teknoloji liseleri kuracağız. Belli bir sınıftan sonra öğrenci eğitim aldığı konuda ilgili fabrikada staj yapacak.Sosyal güvenlik primlerini devlet verecek. En yetenekli çocuklarımızın buraya gelmesini istiyoruz. Her okulun bir bütçesi olacak. Okul aile birliği ve okul yönetimi bütçeyi yönetecek. Dostlarımızla birlikte iktidar olduğumuzda eğitimi göreceksiniz, pırıl pırıl okulları göreceksiniz.

PANDEMİ SÜRECİ İYİ YÖNETİLMEDİ

Bir pandemi döneminden geçiyoruz. Büyük sıkıntılar var. Olay başladığında hükümeti eleştirmedik. Biz de çözümler önerdik. Bu önerilerin yüzde 99'u uygulanmadı ve pandemi süreci iyi yönetilemedi. Nasıl bir anlayıştır? Uçağa binmeyi yasaklıyorsunuz, uçak biletinde KDV'yi yüzde 1'e indiriyorsunuz. Bu kadar akıl dışı uygulamalar. 13 bin 746 vatandaşımız resmi rakamlara göre hayatını kaybetti. Gerçek rakamlar bunun çok üzerinde. Belediyeler defin işlemlerini yapıyorlar. Doktorlar sahada çalışıyor. Topluyorsunuz, rakam çok daha yüksek çıkıyor.Hükümetseniz ve toplumda bir saygınlığınız olsun istiyorsanız gerçek rakamları açıklamanız lazım. Ya da hiç rakam açıklamazsınız, ona da saygı gösteririz. Türkiye'nin rakamlarına kimse inanmıyor. Türkiye'yi bu hale niye düşürüyorsunuz?

TTB DÜŞMANLIKLARI

Başta TTB açıklama yaptı rakamlar doğru değil diye. TTB'yi terörist ilan ettiler. Bir kişinin hastalığını kim bilir? Kaymakam mı, vali mi bilir? Hayır doktor bilir. Vay efendim sen bunu niye söylersin? Ana ilke neydi? Ana ilke salgının büyümesini engellemektir. Vatandaşına saygı duyuyorsan salgınla ilgili her şeyi yapmalısın. Bu yapılmadı.

YASAKLARI ANLATTI, EKONOMİ KONUŞMADI

Salgın yönetiminde Avrupa'nın en kötü yönetilen ülkesiyiz. Dün kabine toplantısı yaptılar. Sayın Erdoğan çıktı anlattı, 2 dakika ayırdı. Salgınla ilgili önlemler tamam, ekonomi ile ilgili önlemlerle tek satır yok. Dükkanı kapat diyorsun, her şeyi kapat diyorsun peki bu adam nasıl geçinecek? Bununla ilgili tek bir cümle kurulmadı. Dün 3-4 saat oturup konuşacaklar, salgını nasıl engelleriz diye konuşacaklar, sokağa çıkma yasağı ilan edecekler ama ekonomi ile ilgili tek cümle kurmadılar. Esnaf kardeşlerimin önüne sandık gelecek. Demokratik yollarla bunlara ders vermek senin boynunun borcudur.

ESNAFA: SANDIKTA HESAP SORUN

Esnaf kardeşlerimin önüne sandık gelecek. Demokratik yollarla bunlara ders vermek senin boynunun borcudur. Kapanacak iş yerleri nedeniyle 2 milyon 100 kişi gelir elde edemeyecek. Esnaf kardeşimizin ciddi bir kültür derinliği vardır. Anayasamız esnaf ve sanatkar için özel bir düzenleme yapmış. Pandemi döneminde sizi korumadı ve desteklemedi. Anayasanın gereğini yapmadı. 5 maskeyi dağıtamayanlar bizim belediyelerin yapmak istediği yardımlara set çektiler.

KATAR'IN VERGİLERİNİ İNDİRDİLER

Aş evleri için toplanan paralara bile el koydular. Devlet, esnafın dükkanını kapatıyorsa gelirini de sağlamalıdır. Esnafa sadece borç veriliyor peki Katar'a ne yapılıyor. Esnafa dükkanını kapat dediler kapattı. Bankadan borçlandırdılar. Şimdi ikinci kez kapat dediler ama gelir yok. Futbol karşılaşmasını 500 milyon dolar ihaleyle alan Katar firması ben para ödemeyeceğim dedi. Yargı var, mahkemeye gitseler kazanacaklar. Kimse mahkemeye gidemiyor çünkü korkuyorlar. Bir kalemde 90 milyon doları indirdiler. Peki esnaf kardeşim senin vergini indirdiler mi? Ayrıca firma sahibi dedi ki bu yetmez dolar sürekli artıyor, bunu sabitleyin ve TL'ye çevirin dedi. Erdoğan'a talimat verdiler. Bunu da kabul ettiler, doları 5,80'e sabitlediler. Gençlik ve Spor Bakanı bunu büyük bir başarıymış gibi açıkladı.

192 MİLYAR DOLARI TEFECİLERE ÖDEDİLER

Esnaf kendini sahipsiz hissediyor. Hiç merak etme kardeşim. Esnaf Bakanlığı kurulduğu zaman derdi anlatabileceğin bir yer olacak. Devlet en çok parayı tefecilere ödüyor. Son 18 yılda tefecilere ödenen faiz 192 milyar dolar oldu. Bu para vatandaşa ödenseydi herkesin aşı işi olurdu. 192 milyar doları Londra'daki bir avuç tefeciye verenden hesap sormayacak mısın? Sağlık çalışanları, vatandaşlar bunların yüzünden ölüyor. Bir maskeyi bile dağıtamadılar. Çünkü her şey bir kişiye bağlı. O karar vermeyince kimsenin kararı bir işe yaramıyor.

'ORDU ÜZERİNDEN BİZE SALDIRAMAZ'

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır'ın açıklamaları sonrası başlayan tartışmalara değinen Kılıçdaroğlu, "Kimse bizi ordu üzerinden eleştirmesin. Ordu bizim ordumuzdur. Ama kimse unutmasın ordu aynı zamanda Mustafa Kemal'in ordusudur. Sen başbakanken 4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de 11 askerin başına çuval geçirilip götürüldüğünde ne yaptın? 'Nota ver kına bunu' dedik, 'ne notası müzik notası mı' dedi? Bunu yapan adam bize ordu üzerinden ders verecek. Bizim ordumuzun kahraman askerleri terörle mücadele ederler. Onları bu ülkenin namusu sayarız. Ordu üzerinden bize saldıramaz. O ordu peygamber ocağıdır, o ordu Mustafa Kemal'in ordusudur" ifadelerini kullandı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR