Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi Toplantısının açılış konuşmasında önemli açıklamalarda bulundu.
GÜNDEM , 18 Aralık 2018 Salı, 13:20
Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından satır başları:

İşsizlik temel sorun olarak toplumun gündeminde. Kredi kartlarına takla attırarak hayatlarını sürdürmeye çalışıyor binlerce kişi. Devletin kendisi de borç batağında. Türkiye ekonomik bağımsızlığını yitirmiş, Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edilmiş.

'VERGİYİ TEFECİLERE HARCIYORSUN'

Parlamentoda bütçe görüşmeleri var. Ama bakın bu bütçeyle ilgili büyük beklenti yok. Tam bir hayal kırıklığı ve suskunluk hakim. Biliyor ki bu bütçe
tefecilere gidecek. Milletin harcadığı her kuruştan aldığı vergiyi tefecilere harcıyorsun. Bu kadar faizi niye veriyorsunuz. Hangi gerekçeye veriyorsunuz tefeciye. Bütçe rantiyecilere tefecilere saraya yarıyor. Sanıyorlar ki Türkiye'de her evde zengin sofraları var. Sanıyorlar ki her baba çocuğuna harçlık veriyor. Yok böyle Türkiye. Yabancılar için tahvil çıkarıyorsun döviz endeksli. Türk vatandaşı için de döviz endeksli tahvil çıkarıyorsun ama yabancılara verdiğiniz faiz daha yüksek. Yabancılara vereceksin ama kendi vatandaşına vermeyeceksin. Bütün bu sorunları dile getiren parti biziz.

'ÇİFTÇİLERİN 154 MİLYAR LİRA ALACAĞI VAR'

Hiçbir işçinin işine son vermeyeceğiz. Eğer kazandığımız bir belediyede başkan haksız yere işine son verirse gelip beni bulacak.1 milyon 800 bin kişi asgari ücretin altında çalışıyor. Bunları bizim dışımızda hatırlayan yok. Bunlarında sorunlarını çözmek boynumuzun borcu. 154 milyarın lira çiftçilerin AK Parti iktidarından alacağı var. Her çiftçinin kendi alacağını talep etme hakkı var. Bütün bunları dış güçler mi yapıyor. Damat ve kayınpeder. Damat konuşurken bir bakın. Tam bir kibir abidesi. Sanki lütfediyor. Hayatında yoksulluk nedir bilmedi. Devletin hazinesini teslim ediyorsunuz. Çocuğa harçlık vermemek nedir bilmiyor. Bir eli yağda bir eli balda. Bir kibir abidesi de sarayda oturuyor.

Bir kibir iktidarıyla karşı karşıyayız. Karşısında hakkı ve ekmeği savunan grup var. Biz huzurdan yanayız. Kavgadan medet uman bir anlayış var. Mülkiyet hakkı, yaşama hakkı, ailenin ve çocukların korunması, eğitim hakkı, kıyılardan yararlanma hakkı, herkesin çalışma hakkı, çalışma şartları ve dinlenme hakkı, sendika kurma hakkı, toplu sözleşme hakkı, grev hakkı, ücrette adaletin savunması, sağlık hakkı, konut hakkı, kamu hizmetlerine girme hakkı... Biz bunları savunuyoruz. Bütün bunlar anayasal haklar. Kim karşı çıkıyorsa biz de onların karşısındayız.

'BEN ZATEN SOKAKTAYIM'

Erdoğan, kalkmış, sokaklara çıkarsanız şunu yaparım diye bir sürü konuşmalar... Sevgili Erdoğan, ben zaten sokaktayım. Ben vatandaşlardan birisiyim. Sen kibir abidesisin. Ben mütevazi bir evde otururum. Ama sen sarayda oturursun. Vatandaş nerde sen nerde. Ben sokağa çıkarım vatandaşla otururum. Ama sen 3 bin kişi olmadan sokağa çıkamazsın. Sokağa çıkarsan seni yaşatmam diyor beyefendi. Sen kimsin benim yaşayıp yaşamayacağıma karar vereceksin. Çok güveniyorsan gelirsin, dünya kadar televizyon kanalın var. Kim vatandaştan kim kibirden yana, oturup tartışalım. Halkından kopuk, kilosu 4 bin liralık çay içen bir adam, kalkacak bana sokağa çıkma diyecek. Ben onları içsem zaten sokağa çıkamam. Vatandaşın yüzüne bakamam. Ben senin yaşamını asla kabul etmem. Kendime de halkıma da hakaret sayarım. Dilin şişecek kardeşim sana cevap vermeyeceğim. Ne dersen de bildiğim yoldan gideceğim. Haktan hukuktan adaletten ekmekten yana olacağım. Ben tefecilere yüksek faize karşıyım. Sen tefecilerin önünde diz çöktün.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR