Koronavirüs sonsuza dek hayatımızda mı?
Mutasyon kâbusu, virüsün daha bulaşıcı hale geldiği iddiaları, uzmanlar tarafından yapılan üçüncü dalga uyarıları... Tüm bunlar Covid-19 ile ilgili endişe yaratırken "Salgın hiç bitmeyecek mi?" sorusu akılları kurcalıyor. Öte yandan uzmanlar vurguluyor: Virüs varlığını sürdürebilir.
SAĞLIK , 20 Şubat 2021 Cumartesi, 14:17
Koronavirüs sonsuza dek hayatımızda mı?

Covid-19 aşıları umudu artırsa da işaretler virüsün hep hayatımızda olacağını mı gösteriyor?

Araştırmalar ve yapılan çalışmalar Covid-19'u kontrol altına almayı hedefliyor ancak epidemiyologların uzun süredir yaptığı uyarılar her geçen gün daha fazla kabul görmeye başlıyor:
Virüs yıllarca hatta on yıllarca varlığını sürdürecek ve toplumu tıpkı kızamık, HIV gibi endemik hastalıklarda olduğu gibi Covid-19 gerçeği ile yaşamaya zorunlu kılacak.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri eski müdürü Thomas Frieden, "Pandemi sürecinden geçerken, yaşamlarımızın aynı olmayacağını kabul etme aşamasına gelmemiz gerekiyor. Bunların uzun vadeli değişiklikler olduğu gerçeğini dünyanın gerçekten özümsediğini sanmıyorum" şeklinde konuyla ilgili görüşlerini iletti. Ancak uzmanlara göre, Covid-19'un hayatlarımızda kalması mutlaka devam eden koronavirüs kısıtlamaları anlamına gelmiyor çünkü aşılar hastalığı önlemede, hastaneye yatışlarında ve ölümleri azaltmada çok etkili.

COVID-19 ENDÜSTRİSİ ORTAYA ÇIKIYOR

İsrail nüfusunun üçte birini aşıladıktan sonra hastaneye yatışlar şimdiden %30 düştü. Oradaki ölümlerin de önümüzdeki haftalarda azalması bekleniyor. Ancak bazı kuruluşlar maske kullanımı, havalandırma sistemleri ve yapılan testler gibi önleyici yöntemlerin bir şekilde devam ettiği uzun vadeli bir gelecek planlıyor. Öte yandan işletmeler; hava kalitesi izleme, filtreler, teşhis komiteleri ve yeni tedaviler gibi ürün ve hizmetlerle birlikte yeni ve potansiyel olarak kazançlı bir Covid-19 endüstrisi ortaya çıkarıyor.

New Jersey'deki Quest Diagnostics Inc. gibi güçlü şirketlerin milyonlarca insanın konserlere, basketbol oyunlarına veya aile etkinliklerine katılmadan önce bir teste ihtiyaç duyacağını ön görmesiyle, küresel olarak üretilen gen algılayıcı PCR testlerinin sayısının bu yıl artması bekleniyor.

Evde teşhis olanaklarını hızlandıran bir test üreticisi olan Güney Koreli SD Biosensor, Inc.'in sözcüsü Jiwon Lim, "Bunun yıllarca süreceğini veya grip gibi sonsuz olacağını varsayıyoruz" açıklamasını yaptı.

Önde gelen ilaç üreticileri İsviçre'nin Novartis International AG ve Eli Lilly & Co. ise potansiyel Covid-19 tedavilerine yatırımda bulunuyor. Hatta 300'den fazla benzer ürün şu anda geliştirme aşamasında.

Lufthansa gibi havayolları şirketleri de Avrupa içinde ve en azından bu yıl sınırları kapalı tutacaklarını söyleyen Pasifik ülkelerinden uzakta kısa mesafeli uçuşlara odaklanmak için yeniden yapılanıyor. Ayrıca bazı havaalanları, aşılanmış yolcuların seyahat etmesine izin vermek için yeni aşı pasaport sistemleri planlıyor.

Restoranlar, daha fazla paket ve teslimat yapabilme yönünde yatırım yapıyor. Kanada'dan Avrupa'ya et paketleme tesisleri, montaj hatlarındaki işçi sayısını azaltarak salgın riskini azaltmak için robotik kollar satın alıyor.

PANDEMİ VE ENDEMİK

Hastalıkların bir coğrafi popülasyonda sürekli varlığı ısrarla var olmaya devam etmesi ve grip gibi yönetilebilir oldukları durumlar endemik kabul ediliyor.

Ulusal Sağlık Enstitüleri Aşı Araştırma Merkezi Direktörü John Mascola, "Ülkeler koronavirüsü kontrol altına almada başarısız olduktan ve küresel olarak yayılmaya başladıktan sonra, virüsün endemik hale geleceği çoğu virolog için açıktı" diyor:

"Bir virüs insanlar arasında bu kadar kolay bulaşmaya devam ettikçe ve bağışıklık kazanmadığımızda, yayılma fırsatı bulduğu her yere yayılacaktır. Tıpkı barajlardaki sızıntı gibi... "

KRİTİK AŞI SORUNLARI

İmmünologlar artık aşıların virüsün yayılmasını büyük ölçüde azaltacak bir bulgu olan bulaşmayı önleyeceğini umuyorlar. Oxford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, AstraZeneca aşısı yapılan kişilerin hastalığı geçirme olasılığının daha düşük olabileceğini söylese de yakın zamanda aşının ulaşamayacağı çok sayıda insan var ve bu durum virüsün hızla yayılmasına neden oluyor.

Şu anda çocuklar için herhangi bir aşı yok ve tedarik sorunları, dünyanın büyük bir bölümünü en erken gelecek yılın sonuna kadar aşısız bırakacak. Bu arada, Avrupa'da aşı olmak istemeyenlerin sayısı da çok fazla.

'BAĞIŞIKLIK KAZANACAĞIMIZ BİR ENFEKSİYONA DÖNÜŞEBİLİR'

Seattle'daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi'nde Bulaşıcı Hastalık Uzmanı Rachel Bender Ignacio, bilim insanları yeni tedaviler geliştirdikçe Covid-19'un bağışıklık kazanacağımız bir enfeksiyona dönüşeceğini söylüyor.

Yeni koronavirüs gibi solunum yolu virüsleri, solunum ve konuşma gibi genellikle iyi huylu eylemler yoluyla bulaşabildikleri ve özellikle hücrelere bulaşmada iyi olabildikleri için endemik olmaya eğilimli. Araştırmacılar şu anda 1890'larda Rus gribine neden olduğu düşünülen koronavirüs OC43'ü de inceliyor. Zamanında bir milyon kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan bu virüs hala varlığını sürdürüyor. Ancak insanlar bağışıklık geliştirdiği için daha az öldürücü hale gelmiş durumda.

Bilim insanları, yeni varyantların izlenmesinin uzun vadede aşılama programları için kritik olacağını söylüyor. Özelliklerini anlamak, grip için olduğu gibi, aşıların periyodik olarak güncellenmesi gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olacak. Pandemi azaldığında ve Covid-19 endemik hale geldiğinde aşılar da aynı derecede önemini koruyacak.

UĞUR ŞAHİN: VİRÜS GELECEK 10 YIL İÇİN ZORLUK OLUŞTURABİLİR

Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, koronavirüsün gelecek 10 yıl için bir sorun oluşturabileceğinin altını çizerek şöyle konuştu: "Aşıyı 10 milyondan fazla insana tedarik ettik ancak daha çok yolumuz var. Aşımızı tüm dünyadaki insanlara ulaştırmak istiyoruz. Ekonomik olarak gelişmiş ülkelere değil gelişmekte olan ülkelere de aşının eriştiğinden emin olmak istiyoruz. Bu virüsün bizimle uzun dönem kalacağı çok açık. Bu sadece 2021 ve 2022 için olan geçici bir sorun değil, Virüs gelecek 10 yıl için zorluk oluşturabilir."

'SALGININ TAMAMEN ORTADAN KALKMASI İÇİN ORTAK ÇABA GEREKLİ'

Covid-19 salgının ortadan kaldırılmasında küresel mücadelenin önemli olduğuna vurgu yapan Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, hurriyet.com.tr'ye yaptığı açıklamada salgının sonlanmasında önemli noktalara dikkat çekti:

Dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon insan tüberküloz hastalığına yakalanmakta ve bir buçuk milyon kişi bu hastalıktan ölmektedir. Sivrisinekler aracılığı ile bulaşan sıtma hastalığı tüberküloz gibi yüzyıllardır devam etmektedir. Bu iki süreğen küresel salgına 1980'li yıllardan itibaren HIV virüs enfeksiyonu da eklenmiştir. Bu hastalıklar aslında her yıl covid-19 salgınından çok daha fazla insanı öldürmektedir. Bu denli uzun süre devam eden salgınlara zamanla alışılmakta, haber değeri olmaktan çıkmakta ve gündemden düşmektedir.

Salgın hastalıkların önlenmesinde iki önemli öğe bulunuyor. Bunlardan birincisi bulaşmayı engelleyen önlemler ile bulaş zincirinin kırılması, ikincisi ise hastalanmayı engelleyen etkin bir aşının uygulanmasıdır. Sıtma gibi bir hastalıkta bulaştırıcı vektör sivrisineğin kontrol altında tutulması salgını önleyebilmektedir. Covid-19 gibi insandan insana solunum yolu ile bulaşan hastalıklarda ise bulaş zincirinin kırılması çok daha zor olmaktadır.

Covid-19 pandemisi günümüzde insanlığın küresel tek bir toplum olduğunu, virüslerin sınır tanımadığını, salgının tamamen ortadan kaldırılmasının çaresinin ancak tüm ülkelerde verilecek ortak bir çaba ile gerçekleşeceğini bir kez daha göstermiştir.

Covid-19'a karşı bir yıldan kısa sürede çok sayıda aşı geliştirildi ve kullanıma girdi. Bununla birlikte aşının küresel çapta tüm insanlığa yetecek kadar üretilmesi ve yoksul ülkelerin de kullanabileceği kadar ucuz olmaması gibi önemli sorunlar var. Bu nedenle bir ülkede salgın etkin bir aşılama ile kontrol altına alınsa bile başka ülkelerde salgının devam etmesi nedeniyle ortaya çıkan yeni bir mutant virüs ile yeni bir salgının ortaya çıkma olasılığı söz konusu.

Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü henüz aşı çalışmalarına başlanamayan onlarca ülkeye aşı sağlanabilmesi için önemli bir çaba göstermektedir. Sonuç olarak bunun sağlanması birkaç yılı bulabilir ve salgın bu süre içerisinde devam edebilir. Bu salgın sona erdikten sonra tüberküloz ve sıtma gibi salgın hastalıklar da unutulmamalı, Covid-19 için gösterilen büyük çaba bu hastalıklar için de gösterilmelidir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR