Koronavirüsten daha tehlikeli!
Bingöl kent merkezinin ortasından geçen Çapakçur Çayı'nda, son 50 yılın en düşük su seviyesi görüldü. Bingöl Çevre Derneği (BİNÇEVDER) Başkanı ve ziraat mühendisi Cuma Karaaslan, "56 yaşındayım. Bu kadar yıldır, ocak ayını geçmiş, herhangi bir yağışsız mevsim hatırlamıyorum. Ocak ayının ortalarında şu an Bingöl'de hiç kar yok. Normalin 20'de 1'i akıyor. Her zaman burada hem 20 katı su vardı hem de bu yatağın 1- 2 metre üzerinde kar ve buz vardı. Bu değişim, facianın habercisi" dedi.
GÜNDEM , 12 Ocak 2021 Salı, 09:44
Koronavirüsten daha tehlikeli!

Çapakçur Vadisi'nde yer alan, kent merkezini ikiye bölen ve yağışlar nedeniyle zaman zaman taşkınlara neden olan Çapakçur Çayı'nda, kuraklık nedeniyle son 50 yılın en düşük su seviyesi görüldü. BİNÇEVDER Başkanı ve ziraat mühendisi Cuma Karaaslan, Bingöl'de havanın ocak ayında ceket ile gezilecek kadar sıcak olduğuna dikkat çekerek, "Çapakçur'un suyunun olmaması, bölgede kar yağışının olmaması, ilkbahar ve yaz aylarının da kurak geçeceğinin göstergesidir" diye konuştu.

'BUĞDAY YETİŞMEYEBİLİR'

Bu olumsuzlukların birtakım sonuçlarının olacağını dile getiren Karaaslan, "Bitki kaynaklarının yok olması, çeşitli hayvan gen kaynaklarının yer değiştirmesi gibi sorunlar görülebilir. En önemlisi de buğdayın yetişmemesidir. Bu kelimeyi söylerken bile insanın içi ürperiyor. Birkaç derecelik ısınma ve iklim değişimi, buğdayın kelle tutma döneminde, özellikle 2 derece sıcaklık artışıyla yanmaya başlaması demektir. Buğday tutmamış olacak. Bölgedeki ağaçlarda çiçek filizleri olmadan 'sürgün atma' dediğimiz olay gerçekleşiyor. Bunun nedeni de mevsimsel sıcaklıktır. Şu an ocak ayının ortalarına yaklaştık ve ceketle geziyoruz. Normalde ocak ayı zemherinin doruk noktasıdır. Zemheri aralık ayının 20'sinden sonra başlar, şubat ayının 10'una kadar devam eder. Zemheri ayında ağaçların sürgün atması, ölmesi anlamına gelir. Normalde ağaçlar uyuklama, soğuklama dönemine ihtiyaç duyarlar. Buna 'vernalizasyon' diyoruz ancak buradaki ağaçlar şu an uyanık" dedi.

'PANDEMİDEN DAHA BÜYÜK TEHLİKE'

Her yıl bu aylarda bölgede yer yer 2- 3 metreye varan kar yağışları olduğunu anlatan Karaaslan, şunları söyledi:

"Ben 56 yaşındayım. Bu kadar yıldır, ocak ayını geçmiş, herhangi bir yağışsız mevsim hatırlamıyorum. Ocak ayının ortalarında şu an Bingöl'de hiç kar yok. Normalde bu zamanlarda her yıl yer yer 2- 3 metre kar görürdük. Çünkü Bingöl'ün doğası kardır. İstediği kadar yağmur yağsın. Bu engebeli coğrafyada durmuyor. Depolama gibi unsurlar da olmadığı için direkt akıp nehirlere ve oralardan denizlere akıyor. Bu akış içinde yer altı sularımız da beslenemiyor. Her yıl taşkın ve sel yaşanan Çapakçur Çayı'nda su debisi 20 kat düştü. Bu sezon, Çapakçur'da dibe vurmuş bir su görüyoruz. Normalin 20'de 1'i akıyor. Her zaman burada hem 20 katı su vardı hem de bu yatağın 1- 2 metre üzerinde kar ve buzlar vardı. Bu değişim, bir facianın habercisidir. Bu küresel iklim değişimi sürecinde Bingöl'de şahit olduğumuz ve yıllarca tanık olmadığımız unsurlarla karşı karşıyayız. Pandemiden çok daha büyük bir tehlike olduğunu düşünüyorum. Pandemiden bir aşı bulur kurtuluruz ancak doğaya aşı vuramayız. Doğanın ilacı insanın iyiliğidir."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR