Koyun kırkımından tezgaha ehramın hikayesi
Erzurum'un merkez Aziziye İlçe Belediyesi'nin girişimiyle Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaret belgesi alarak tescillenen ve geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı bölgede 'ehram' olarak adlandırılan ihram, zorlu bir çalışmanın sonucunda tezgahlarda dokunuyor. Koyun kırkımıyla başlayan ehramın yolculuğu tezgahlarda atılan ilmiklerle tamamlanıyor.
GÜNDEM , 21 Ağustos 2020 Cuma, 09:32
Koyun kırkımından tezgaha ehramın hikayesi

Asırlardır Erzurum ve yöresinde kadınların örtünmek amacıyla kullandığı yöresel dokuma ehramın hikayesi, kıştan çıkan koyunların baharla birlikte kırkımıyla başlıyor. Elde edilen yünler, kadınlar tarafından dere ve akarsularda yıkanıyor. Yaklaşık yarım saat güneşte bekletilen yünler, ıslatıldıktan sonra tokaçlarla dövülüyor. Hiçbir temizlik malzemesi kullanılmadan dakikalarca tokaçlama işleminde geçirilen yünler kirlerinden arındırılıyor. Yünler durulama suyundan geçirilerek iplere asılıyor.

Güneşte kurutulan yünler daha sonra kadınlar tarafından demir dişli taraklarla taranıyor. Burada son kez temizlenen yünler, yörede 'teşi' olarak bilinen aletlerle iplik haline dönüştürülüyor. Kadınların saatler süren çalışması sonrası hazırlanan yün iplikler ehram dokuması için tezgahlara gönderiliyor.

DERE KENARINDA YÜN YIKADILAR

Merkez Aziziye İlçe Belediyesi tarafından 1'inci Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan 'Aziziye El Sanatları Üretim İşletmesi'nde kurs gören kadınlar, tezgahlarda örecekleri ehramın yününü hazırlamak için dere kenarına indi. Emekli halk eğitim merkezi öğretmeni Hülya Saltuklu ile beraber yanlarında getirdikleri yaklaşık 10 kilogram yünü önce güneşte bekleten kadınlar, derede ıslattıktan sonra dev kayalar üzerinde tokaçla dövmeye başladı. Üzerindeki kirler sopalarla çıkarılan yünler, temiz suda kadınlar tarafından son kez yıkandıktan sonra kurumaya bırakılıyor.

Aziziye El Sanatları Üretim İşletmesi'ndeki kursta usta öğreticilik yapan Hülya Saltuklu, haziran ayında koyun kırkım zamanı olduğunu güneşin dik geldiği havanın sıcak olduğu temmuz, ağustos aylarına yıkama zamanı olduğunu belirtti. Kışın yapacakları uygulamalarda kullanacakları yünleri yıkamak için Şenyurt Mahallesindeki dereye getirdiklerini ifade eden Saltuklu, tokaçlayarak temizleyip kurutacakları yünleri depolarda saklayacaklarını anlattı. Yıkama işleminde kimyasal madde kullanmadıklarını vurgulayan Saltuklu, lifleri uzun yünleri ehram dokumasında, kalın olanları da dolgu malzemesi olarak yorgan yapımında kullanacaklarını söyledi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR