Kurtarma ekipleri Uludağ'da geçen 17 günü anlattı!
Uludağ'da zirveye doğru yürüyüşe çıktıktan sonra kaybolan Mert Alpaslan (31) ve Efe Sarp'ı (37) arama çalışmalarına katılan ekipler, 17 gün boyunca zorlu koşullarda gerçekleştirilen çalışmaları paylaştı.
BURSA , 19 Aralık 2019 Perşembe, 16:58
Kurtarma ekipleri Uludağ'da geçen 17 günü anlattı!

İstanbul'dan Bursa'ya 1 Aralık Pazar günü gelen ve araçlarını Uludağ Jandarma Karakolunun yanına park ettikten sonra zirve istikametine yürümeye başlayan arkadaşlar Alpaslan ve Sarp, bir süre sonra yoğun sis nedeniyle kayboldu. Ailelerin ihbarı üzerine 2 Aralık gecesi arama çalışmaları başlatıldı. Çalışmalara hava araçları da destek verdi.

Çalışmaların yedinci gününde Küreklidere mevkisinde Efe Sarp'a ait mont, bere ve anahtarlar, daha sonra ise 2 baton (dağcıların kullandığı yürüyüş sopası) bulununca, arama kurtarma ekipleri bölgede yoğunlaştı.

Aramaların 17'nci gününde ise Küreklidere Vadisi'nde Sarp ve Alpaslan'n cansız bedenleri bulundu.

Arama kurtarma ekipleri 2 Aralık'ta başlayan, 18 Aralık'ta cesetlerin bulunmasıyla sona eren arama çalışmalarında yaşananları AA'ya aktardı.

- "Yırtıcılarla karşılaşma ihtimali yüksekti"

Nilüfer Arama Kurtarma Başkanı Fatih Işık, uzunluğu 40, genişliği 20 kilometre olan, yaklaşık 2 bin 543 rakımlı Uludağ'ın Marmara Bölgesi'nin en yüksek dağı olduğuna dikkati çekti.

Dağcıların sıkça yürüyüş ve tırmanış gerçekleştirdiği dağda düz alanların yanı sıra vadi, dere, şelale gibi yapıların da olduğunu aktaran Işık, bu nedenle sis ve karlı havalarda yürüyüşün çok riskli olduğunu dile getirdi.

Işık, bölgede yürüyüş yapanların teknik ekipmanları ve uygun kıyafetlerinin bulunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, bölgenin coğrafi durumunu iyi bilen kişilerin bile olumsuz hava koşullarının etkisiyle tehlikeler yaşadığını vurguladı.

Sarp ve Alpaslan'ın cansız bedenlerinin bulunduğu Küreklidere Vadisi'nin de Bursa'daki en zorlu vadilerden biri olduğunu ifade eden Işık, iyi bir havada, iyi tempoyla yürüyen birinin bile burayı aşmasının saatler süreceğini söyledi.

Işık, arama kurtarma ekiplerinin 17 gün boyunca özveriyle çalıştığını dile getirerek, "Çalışmalar süresince hava çok soğuktu. Neredeyse birkaç gün hariç kar yağışı hep devam etti. Bunlar da çalışmaların daha zorlu hale gelmesine sebebiyet verdi." dedi.

Bölgede yoğun bir yaban hayvanı varlığı bulunduğunu da belirten Işık, şöyle devam etti:

"Arkadaşlarımızın bölgede her an yırtıcılarla karşılaşma ihtimali yüksekti. Zaman zaman uzak noktalardan karşılaşmalar da yaşandı. Bölgedeki yırtıcıların en tehlikelisi ayı. Ayıların, özellikle bu mevsimde yoğun olarak kullandığı bir bölgeden bahsediyoruz. Bu da operasyonun daha zorlu bir hale gelmesine sebebiyet verdi."

Yürüyüş ya da tırmanış için dağa çıkacak kişilere de tavsiyelerde bulunan Fatih Işık, şunları söyledi:

"Milli parklarda yapılan faaliyetlerde, mutlaka yetkililere bölgeye gelmeden 48 saat önce, ad, soyad, iletişim bilgilerinin bildirilmesi gerekiyor. Faaliyet esnasında, yanımızda mevsim şartlarına uygun kıyafet ve ekipman bulunması zorunlu. Milli parklar için alan kılavuzlarından destek alınması da gerekiyor."

- "En büyük arama çalışmasıydı"

İHH Arama Kurtarma Operasyon Sorumlusu Erdal Altıntaş da süre, ekip, yer ve hava araçları anlamında Uludağ tarihinin en büyük arama kurtarma çalışmasını tamamladıklarını ifade etti.

Kış şartlarından ötürü ciddi zorluklarla karşılaştıklarını dile getiren Altıntaş, "Gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları, havanın bozması sürecin uzamasına sebep oldu. Sürecin uzamasının sebeplerinden birisi de alanın çok büyük olması." diye konuştu.

Altıntaş, Alpaslan ve Sarp'ın dereyi takip ederek Bursa'ya inmeyi amaçladıklarını değerlendirdiklerini ifade ederek, "Küreklidere Vadisi, Bursa'nın en sıkıntılı vadilerinden biri. İçinde 10'a yakın şelalenin bulunduğu, ip inişleri gerektiren bir vadi. O vadiyi takip ederek Bursa'ya inmeye çalışmışlar. Doğru bir mantık yürütmüşler. Ama girdikleri vadi çok sıkıntılı."

Tırmanışa gelen kişilerin eğitim ve teknik yönden donanımlı olması gerektiğini anlatan Erdal Altıntaş, "Dağcının tırmanış yapmadan önce bir hazırlık yapması gerekiyor. Hava durumunu takip etmesi gerekiyor. O gün hava bozuksa çıkılmaması lazım." dedi.

Öte yandan uzmanlar, yaşanabilecek kaybolma olaylarına ilişkin, doğa sporları yapanlara yerlerinin kolay tespit edilebilmesi için büyük, renkli yazılar, taşlardan şekiller, ateş ya da ışık yakmak gibi basit işaretler oluşturması uyarısında bulundu.

Yürüyüş programındaki toplam zamanın üçte birinin gidişe, üçte ikisinin de dönüşe ayrılması gerektiğini anlatan uzmanlar, bir doğa sporcusunun sırt çantasında uygun yedek kıyafetler, yağmurluk, fener, yedek pil ile termal battaniyeli kişisel ilk yardım çantası, en az bir litre su, kış şartları için termosta sıcak su olması gerektiğini ifade etti.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR