''Muhalefetle bu işi beraber halledebiliriz''
Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na "sizinle biz çok yerlere gidebiliriz" dediğini belirterek, "sorun bölgelerini" beraber gezebileceklerini söyledi.
GÜNDEM , 07 Haziran 2012 Perşembe, 01:41
''Muhalefetle bu işi beraber halledebiliriz''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile terör sorununun çözümü için yaptıkları görüşmeye ilişkin, ''Doğrusu bugünkü tabloyu gördüğüm zaman, bu tablonun güçlenerek devamı benim en büyük arzumdur, isteğimdir. Onun için zaten o teklifi kendilerine de yaptım. 'Bunu beraber, onlar gelmesin kendi kendilerini dışlasınlar bırakın biz beraber yapalım' dedim. Bunu da söyledim. Niye? Önemli olan bizim için milletçe şu üzümü yemek. Bağcıyı dövmek gibi bir derdimiz yok'' dedi.


CHP'nin yaklaşımı olumlu

Başbakan Erdoğan, ATV'nin canlı yayınında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmaylarının bugün kendisine yaptığı ziyareti değerlendiren Erdoğan, CHP'nin terör sorununun çözümü için ortaya koyduğu yaklaşımı olumlu bulduğunu söyledi.


"Toplumsal mutabakat çöktü"

Erdoğan, ''Burada adeta yine bir istismar siyaseti yapmaya gerek yok. Dürüst olacağız. Zaten sonradan kendilerinin de kabul ettiği gibi öneriyle gelmediler. Öneri olarak gösterdikleri toplumsal mutabakat komisyonu. Bu komisyon da zaten daha baştan çöktü. Ama biz hemen karşı bir teklifle dedik ki 'bu çöküyor ama bu çökmüş olmasına rağmen gelin biz şurada 3 arkadaşımıza hemen talimatları verelim. Bu 3 arkadaşımız belli aralıklarla bir araya gelsinler. Bu alanda adımlarımızı atalım.' Zaten terörle mücadelede yapmakta olduklarımız var'' dedi.


"Kılıçdaroğlu ile çok yerlere gidebiliriz"


Başbakan Erdoğan, ''Uludere'ye Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber gitme gibi bir proje var mı?'' sorusu üzerine, ''Hayır, yani bugünkü görüşmemizin arasında 'gerekirse ona da gidebiliriz' gibi bir ifade kullandı. Yani bu çalışma eğer ikimizin arasında başlarsa ben Sayın Kılıçdaroğlu'na 'sizle biz çok yerlere gidebiliriz' dedim'' ifadelerini kullandı. ''Mesela nereye gidebilirsiniz?'' denmesi üzerine de Erdoğan, ''Sorun bölgelerini beraber gezeriz, ederiz. Mesela ben bu hafta Diyarbakır'da kongremizi yaptım. Kongreden sonra orada 16 kilometrelik bir duble yol açtık. Şoförlük de yaptık. Baktım bir grup çıkmış, beyefendiler, hanımlar falan... Kavşaktan döndük, arkadaşlar el sallıyorlar, 'burada duracağız' dedim. Durduk, indik. Dedim 'Bize bir şey mi ikram edeceksiniz?' Onlar da 'Sayın Başbakanım size ikram etmeyeceğiz kime ikram edeceğiz' dediler. Tarlanın içinden yürüdük, eve kadar gittik. Gittik ki onlar 'dövme' diyorlar, ondan yaptıkları çorba var, soğuk çorba. Çok da nefisti. Bütün arkadaşlar oturduk o ikramlarını kabul ettik. Şimdi biz buyuz aslında. Bu insanlar bizi seviyor, biz de o insanı seviyoruz. Yani BDP çıkıyor, 'Kürtlerin temsilcisi benim'. Yok sen değilsin yani, senin orada temsil ettiğin muhakkak ki kitle var ama sen korkarak veya korkutarak bu işi yaptırıyorsun, biz ise gönülden yaptırıyoruz, ben Yaradan'dan ötürü seviyorum onları. Ben onların hizmetkarıyım.''

'Uludere sadece kaçakçılık değil'
Uludere olayının bir hata olduğunu kabul ettiklerini hatırlatan Erdoğan, meselenin baş terör örgütü ve uzantıları tarafından istismar edildiğini ifade etti.

Erdoğan, "Uludere'de olay salt kaçakçılık olayı değildir. Bu kaçakçılığın başlangıcında, terör örgütünün beslenmesi var" şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili soruşturmanın devam etmekte olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz bu türden hiçbir olayın üzerini örtmedik, örtmeyiz. Soruşturma sürecinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaşacağız. Benzer olaylar Hantepe ve Gediktepe'de yaşandı. Katırların üzerinde taşınan silahlarla askerlerimiz şehit edildi."


''Yargıya güven çok ciddi manada artmışken şimdi azalmaya başladı''

Başbakan Erdoğan, ''Gazetelerde yayınlanan taslağa göre bu davaların etkilenmemesi mümkün görünmüyor. Eğer o taslaklar doğruysa 28 Şubat soruşturması da Balyoz Davası da birinci dereceden etkilenecek gibi gözüküyor'' denilmesi üzerine, ''Bir defa bu propagandalara aldanmayalım. Bizim bir defa şu anda hedeflerimizde şu var; mesela tutuksuz yargılanabileceği halde maalesef tutuklu yargılanan insanlar var. Bu askerdir, bu gazetecidir, bu ne bileyim bir siyasidir, kim olursa olsun... Yani bu insanların tutuksuz yargılanmaları mümkünken niçin illa da bir tutuklu yargılanma yapılıyor? Bu süreci çok daha farklı bir şekilde yumuşatarak atlatmamız lazım. Ve bunlar tabii ülkede yargıyı da zor duruma sokuyor. Yargı da aslında sıkıntıya giriyor. Yargıya güven çok ciddi manada artmışken şimdi azalmaya başladı. Bunları da görmemiz lazım'' dedi.

Cumhurbaşkanı partili olsun
Başbakan Erdoğan, başkanlık sistemi ile ilgili sorulan bir soru üzerine dertlerinin rejim tartışması yapmak olmadığını vurguladı. Erdoğan, ''Cumhurbaşkanı Merhum Özal'ın düştüğü duruma düşmemesi için partili olarak Çankaya'ya çıkarsa o cumhurbaşkanı çok daha güçlü cumhurbaşkanı olur. Bizden önce Sayın Demirel'in, Merhum Özal'ın yaşadıklarını görüyorum ve orada artık bir vitrin süsü haline geliyorlar, böyle oluyorlar'' dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR