Ömer Erdoğan'dan Galatasaray maçı açıklaması
Spor Toto Süper Lig'in bu sezonki yeni takımlarından Atakaş Hatayspor, 32. hafta itibariyle 49 puanla 6. sırada yer alıyor. Bu başarının mimarlarından biri olan teknik direktör Ömer Erdoğan, başarısının sırrını Asist Analiz'e anlattı.
SPOR , 06 Nisan 2021 Salı, 00:10
Ömer Erdoğan'dan Galatasaray maçı açıklaması

Alp Özgen ve Orhan Uluca'nın sunduğu Ortaya Karışık programına konuk olan başarılı hoca, açıklamalarda bulundu.

"OYNARKEN İZLEYENLERE KEYİF VERMEK..."

Bu sezonki alınan başarılar hakkında konuşan Ömer Erdoğan, "Oyuncularıma benim için en önemli olan şey, 'Oynarken kendinizin keyif alması ve izleyenlere keyif vermeniz' dedim. Gerçekten bunu da bugüne kadar sağladığımız için çok mutluyum. Tabii ki bulunduğumuz nokta ve aldığımız puanlar çok önemli. Bu tarz olumlu yorumlar almak, bizi daha da hırslandırıyor ve motive ediyor" dedi.

"EŞİM ÇOK AĞLADIĞINI SÖYLEDİ"

Galatasaray maçı öncesi sosyal medyada çıkan spekülasyonlara cevap veren Erdoğan, "Bu konuyu maç öncesinde teknik ekibim yakından bilmesine rağmen bana iletmediler. Ben de sosyal medyayı kullanmıyorum özellikle Twitter'ı. Eşim son yaptığım paylaşımdan sonra bu olayları duyduğunu ve çok ağladığını söyledi. Çok üzüldüm gerçekten. Eşim moralimin bozulacağını düşünerek bunu benimle paylaşmadı maç öncesi. Bu yorumları yapan insanlar maalesef demek ki beni futbolculuk ve antrenörlük kariyerimde fazla tanımamışlar. Bu konuyla alakalı bugüne kadar Allah'a şükür ne futbolculuk dönemimde ne de kısa antrenörlük dönemimde böyle bir spekülasyona yol açacak davranışımız olmadı. Maalesef ülkemizde kötü şeylerle beslenen insanlar olduğu için; böyle durumlarda algı operasyonuna başlıyorlar. Sosyal medyada oluşturulan şey bilinçli olarak organize edilmiş bir algı operasyonuydu. Maçtan 1 gün önce trend topic olmuşuz. Güzel şeyler değil. İnsanları suçlamak, çok ahlaksızca. Dinimize aykırı, kültürümüze yakışmayan davranışlar. Bundan önce olan ve bundan sonra da olacak şeyler. İster istemez ailemin üzüntüsü beni daha çok üzdü. Ben kendimi bildiğim için açıkçası umursamadım. Antrenmanda yapılan şeyleri gördükten sonra ben zaten maç öncesi çok umutluydum. Takım iyi durumdaydı. Belki yenemeyebilirdik ama sahada savaşan mücadele eden bir oyuncu grubu olacağından emindim. Zaten bunun sonucunda haklı bir galibiyet elde ettik" ifadelerini kullandı.

"OZORNWAFOR'U BEKLİYORDUK"

Orhan Uluca'nın, 'Nasıl bir Galatasaray bekliyordunuz, nasıl bir Galatasaray karşınıza çıktı?' sorusuna cevap veren 43 yaşındaki çalıştırıcı, "Özellikle bizim maç öncesi yaptığımız analizlerde rakibimizin eksikleri var ama bana göre bu tarz takımlarda eksikliklerin çok önem arz ettiğini düşünmüyorum diye düşünmüştüm. Çünkü çok geniş ve alternatifli kadroları var. Stoper bölgesinde biraz eksikleri vardı ama onun dışında ileride Taylan'ın ve Emre Kılınç'ın yerinde oynayabilecek Arda, Feghouli, Babel, Onyekuru, Mohamed ve Falcao gibi say say bitmeyen bir kadro var. İyi bir 11 çıkartacak kadar kaliteli isimler vardı. Bir tek savunma kısmında Donk'un partneri kim olabilir düşüncesi vardı, biz Ozornwafor'u bekliyorduk. Hatta onu da analiz ettik. Analizlerimizde onun ağır bir oyuncu olduğunu, çok tecrübeli olmadığını ve onun üzerine oynamamız gerektiğini düşündük ve çalıştık. Tabii Gedson'u orada görünce bizim için de sürpriz oldu. Zaten Galatasaray'ı analiz ederken özellikle savunmadan set hücumlarına çıkarken 2 tane kenar oyuncusunu forvetin yanına kadar sokup; kenarlara daha fazla bekleri çıkarıp, full bekle oynayıp dış kulvarı açıp oradan hücum yapmayı düşünecekler dedik. Onu yapamayınca savunma arkasına Onyekuru'yu sarkıtıp diyagonel paslarla pozisyonlar yaratmayı düşündüklerini analiz ettik. Ona göre savunmamızı çalıştırdık. Merkezi kalabalık tuttuk. Zaman zaman kenarları bıraktık, oraya atılan toplarla baskı yaptık. Arkada risk aldığımız dönemlerde oldu bir bekimizi hücumda bırakıp. Bunu da hafta içi istemiştim oyuncularımdan. Bu topun rakipteki olduğu kısımlardı. Top özellikle bizdeyken merkezde çok kısa paslarla değil, savunma arkası çabuk paslarla gidelim dedik. Diouf'un attığı gol çalıştığımız bir goldü. Duran topu hafta içi çalıştık. Analizlerimizde Galatasaray'ın alan savunması yaptığını ve ceza sahası yayında adam bırakmadığını görünce bir pasla Ruben'in muhteşem golü geldi. Kenar ortalarında beklerin uzaktaki oyuncuyu iyi marke edemediğini tespit ettik. Bu Mesut'un attığı ortada David'in topla buluşması ve çizgiye inip Diouf'a çıkarması gibi. 15 günlük süreçte iyi çalıştık. Bunu karşılığını alınca, doğru çalışmanın önemini gördük. Oyunculara karşı da bundan sonraki süreçte güvenimiz artıyor. Karşılıklı güvenimiz var. Bu doğru planlamanın karşılığı 3 puan olunca; oyuncular daha da mutlu oluyor" cevabını verdi.

"GEDSON'U GÖRÜNCE TAKTİĞİ DEĞİŞTİRDİM"

Ribeiro'nun golüyle ilgili de konuşan Erdoğan, "Kullandığımız serbest vuruşta top istediğimiz noktaya gelince ve korner çizgisinin biraz dışına çıkınca bizim için daha rahat bir uygulama şansı doğdu." ifadelerini kullandı. Başarılı hoca, hücumda Diouf'u etkin bir şekilde kullanmaları hakkında ise Galatasaray maçından önceki son iki-üç karşılaşmadaki en büyük sıkıntımız, savunmadan öne çıkarken merkezdeki oyuncunun sırtı dönük bir şekilde arkadaşına pas atmaya çalışırken yediği baskı sonucu top kaptırmasıyla yediğimiz goller oldu. Bu konuyla ilgili hafta içi yaptığımız çalışmalarda da yine pas yapmayı denedik. Ancak rakibimizin de bizim bu sıkıntımızı analiz ettiğini göz önüne alarak merkezde bize baskı yapmaya çalışacağını düşündük. Bu nedenle pasla çıkmayı oyuncularımdan bu maç için çok istemedim. Donk ve Ozornwafor'un oynayacağını hesaba katarak atılacak uzun topların Kamara ya da kenardaki oyunculara gönderilmesini planladık. Çünkü stoperler uzun, iki bekse kısaydı. Diouf her ne kadar iyi bir sıçrama yeteneğine sahip olsa da kenarlardan gelerek daha başarılı olacağımızı düşündük. Ama ne zaman ki Gedson Fernandes'in oynayacağını öğrendim, soyunma odasında kaleci ve oyuncularımıza topları ona yakın atabileceğimizi belirttim. Zira oradan bir avantaj elde edebilirdik. Nitekim Fernandes, Diouf'tan daha kısa. Bu değişikliği son dakikada yaptık. Bu da sonuca gitmemize yardımcı oldu. Böyle bir çalışmamız vardı ve bunu da sahada uygulamış olduk." yorumunu yaptı.

"HEDEFİMİZ İLK 10"

Başarılı teknik adam, Alp Özgen'in oyuncuları nasıl motive ettiğine yönelik sorusuna "Oyuncularımız, teknik ekip olarak analiz ve çalışmalarımızla bu işi daha da ciddiye aldığımızı görüyor. Şu anda maç eksiğimiz olmasına rağmen Alanyaspor ile puanları eşitledik. Onlar beşinci sırada ve bizimle aynı puana sahip. Bizim için beşincilik de müthiş bir hedef. Sezona başladığımızda ligde kalıcı olmayı, bunu erken başardığımız takdirde ise ligi ilk 10'da bitirmeyi ve elimizdeki fırsatları sonuna kadar kullanmayı hedeflemiştik. Şimdi de sezonu ilk 10 sırada içerisinde tamamlamak istiyoruz. Futbol, profesyonel yapılan bir iş. Oyuncularımız her galibiyet sonrasında prim kazanıyor. Bu da ayrı bir motivasyon kaynağı." şeklinde yanıt verdi.

"KADROYU BOZMAYACAĞIZ"

Erdoğan, ileriye dönük hedefleri hakkında ise "Orta vadede bu kadronun %80-90'ını korumak istiyoruz. Aramızdan ayrılacak oyuncular olursa onların yerini de iyi transferle doldurmayı hedefliyoruz. Çünkü bu kadroyu gelecek sezon öncesi bozmak istemiyorum. Şu anda oturmuş ve birbirini tanıyan bir kadroya sahibiz. Nasıl fayda alacağımız konusunda emin olduğumuz isimler var. Oyuncu grubunun aidiyet duygusu yaşaması, takıma sahip çıkması ve aile ortamı oluşturması da çok önemli. Bu son dediklerimi oluşturmak çok zor. Biz bunu henüz ilk sezonumuzda başardık. Eksik bölgelere yapacağımız iyi transferlerle önümüzdeki sezon da futbolseverlere keyif veren ve hücum oynayan bir takım yaratmak istiyoruz. Ancak bunun planlamasına henüz başlamadık. Çünkü sezon devam ediyor. Yine de kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızı da yapıyoruz. Amacımız öncelikli olarak oyuncuların bu işi yaparken keyif almaları ve mutlu olmaları. Bunu başardıktan sonra aynı keyfi izleyenlere de yaşattıkları ortada." ifadelerini kullandı.

"AVRUPA HEDEFİM ELBETTE VAR"

Erdoğan, Bundesliga veya Premier Lig hedefi olup olmadığına yönelik soruya da "Tabii ki var. Yok desem yalan olur. Ancak adım adım ilerleyeceğiz. Bizim de kendimizi geliştirmemiz ve hazır olmamız lazım. Bu konuda kendime güveniyorum. Türk hocalarının yurt dışına gitmesinin önündeki en büyük engel dil problemi. Hele ki Almanya'da İngilizce bilmek bile yetmiyor. Pep Guardiola bile Bayern Münih'e gitmeden önce haftalarca Almanca kursuna gitti ve ilk haftalardan itibaren röportajlarını bu dilde verdi. Hem Almanca hem de İngilizce bildiğim için o noktada bir avantajım var. Dediğim gibi bunu zaman gösterecek. Futbolculuğumuzda nasıl ki Premier Lig, Bundesliga, La Liga veya Serie A'ya gitmek istiyorsak hoca olarak da elbette bu tip hayallere sahibiz. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ise zaman gösterecek." yanıtını verdi.

43 yaşındaki hoca son olarak "Çok keyifli bir sohbet oldu. Umarım bizi izleyenlere de bazı mesajları vermişizdir. Bu nedenle çok teşekkür ederim." dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR