"Patlayıcı üretim tesislerinde robotikleşmeye gidilmeli"
Buursa Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Koyuncu, Sakarya'nın Hendek ilçesinde meydana gelen havai fişek patlaması hakkında yaptığı değerlendirmede, "Patlama üretim sanayilerinde amacımız mümkün olduğunca insan hatalarını minimize etmek. Bu yüzden tesislerdeki robotikleşme süreci hızlandırılmalı" dedi.
BURSA , 07 Temmuz 2020 Salı, 12:59
"Patlayıcı üretim tesislerinde robotikleşmeye gidilmeli"

Bursa Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Koyuncu, Sakarya'nın Hendek ilçesinde meydana gelen havai fişek patlaması hakkında açıklamalarda bulundu. 5 Eylül 2012 tarihinde el bombalarının depolandığı cephanelikte meydana gelen patlamanın bilirkişisi olan, uzun yıllar jandarma kriminal ve adli tıp kurumlarında görev yapan Doç. Dr. Koyuncu, patlayıcıların tutulduğu depolardaki sıcaklığın ve nemin dahi çok önemli olduğunu ve bazen çok küçük bir ihmalin bile büyük facialara neden olabileceğini söyledi.



"STATİK ELEKTRİKLENME BİLE PATLAMAYA NEDEN OLABİLİR"

Doç. Dr. Hülya Koyuncu, "Maalesef hem dünya genelinde hem de ülkemizde zaman zaman patlayıcı üretilen veya depolanan yerlerde patlamaların olduğunu görüyoruz. Söz konusu yerdeki fabrikada daha önceki patlamalarda öğrendiğimiz kadarıyla muhtelif tarihlerde olmuş ve gerek can kaybına gerekse de yaralanmalara da neden olmuş. Tabi bunun nedenini belirlemek noktasında elimizde henüz yeterli veriler yok. Yani ben bir kriminalistik uzmanı olarak olay yeri incelemesi ve gerekli bulguların değerlendirmesi yapılmadan bir fikir beyan etmeyi doğru bulmuyorum. Olayda bir ihmal var mıdır, kusur var mıdır ya da bunun nedeni nedir acaba bir hata mı bir kaza mı? Neticede insanın olduğu her yerde hatalar kazalar olabilir. Savcılık bu konuyu aydınlatabilmek için soruşturma başlatmış. Bu soruşturmanın devamında açığa çıkacak veriler çok önemli. Kimyasal maddelerin hassas maddeler olduğunu kararsız maddeler olduğunu ve çok küçük ısı etkisiyle, darbe etkisiyle sürtünmeyle, kıvılcımla hatta statik elektriklenme ile patlamaların meydana gelebileceğini biliyoruz. Tabi ki birbirini tetikleyen zincirleme reaksiyonlar olduğu için de bunun kontrol edilmesi ve kontrol altına alınması maalesef güç oluyor. Bu fabrikada özellikle depolanan 110 tona yakın malzeme olduğunu öğrendik. Bu noktada bir ihmal var mı? Bunu savcılık araştırması ortaya koyacak. Yönetmeliklerimiz gerçekten çok net. İş bunları gerçekten hakkıyla uygulamak ve denetlemek. Burada denetleme mekanizmasının gerçekten çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir hata varsa bunu mutlaka açığa çıkarıp düzeltmemiz lazım. Patlamaların olmaması için kanunlara sıkı sıkı uymak ve denetlemek şart" dedi.

"PATLAYICILARIN BULUNDUĞU DEPODAKİ ORTAM SICAKLIĞI VE NEM ORANI ÖNEMLİ"

Patlayıcı maddelerin depolama şartları hakkında bilgiler veren Koyuncu, "Üretim tesislerin yanı sıra üretimde kullanılan ham maddelerin de depolandığı kısımlar var. Bu depolama yapılırken tabi ki ham madde olarak veya katkı maddesi olarak kullandığımız kimyasalların bir arada bulunma koşulları var. Ortam sıcaklığı, nemi kimyasalların saklanması için çok önemli. Bunlara da uyulması gerekli. Bunların her şeyi açık ve net şekilde standardize edilmiş durumda. Bunların bir standartları var. Ülkemizde bulamadığımız bir standart olursa bu nokta da Avrupa Birliği standartlarına bakmamız gerekiyor. Hem depolanma noktasında hem de üretim aşamasında dikkate alınması gereken kritik hususlar var. Bunun dışında da yine binalar arasındaki mesafeler, depolardaki istiflemedeki yükseklik mesafeleri, aralardaki mesafeler yönetmeliklerde santim santim belirtilmiş durumda. Yapıların malzemeleri hangi malzemeden yapılmalı, duvar kalınlıkları ne olmalı. Yani sadece binaları tek kat olsun, aralarında şu kadar mesafe olsun demek yetmiyor. Onların malzemeleri de önemli. Yapıda kullanılan malzeme kalınlığı, döşeme kalınlığı, tavan, taban kalınlığı, havalandırma vesaire hepsinin kontrollü olması gerekiyor. Yine ortam sıcaklığı nemi, orada çalışan insanların bilgilendirilmiş olması gerekiyor. Yani bazen çok küçük bir ihmal bile büyük facialara neden olabiliyor" diye konuştu.

"ROBOTİK UYGULAMALAR İNSAN HATASINDAN KAYNAKLANAN SORUNLARI ÇÖZER"

Patlayıcı bulunan fabrikalardaki otonomlaşmanın önemine değinen Koyuncu, şunları söyledi:

"Gerek patlama üretim sanayilerinde gerekse de kimya sanayilerinde bizim de mühendisler olarak amacımız mümkün olduğunca insan hatalarını minimize etmek. Robotik uygulamalarla insan hatasından kaynaklanabilecek sonuçların önünü almak. Bu noktada Bursa Teknik Üniversitesi olarak robotik uygulamalarla ilgili çalışmalarımız var. Yüksek Öğretim Kurumu'nun desteklediği bir üniversiteyiz. Tabi ki patlama üretimi ile ilgili robotikleşme anlamında neler yapılabilir ya da insanı daha az etkin haline getirecek ne yapılabilir bunun projelendirmeleri mutlaka yapılacaktır diye düşünüyorum."



"PATLAMADA ÇIKAN GAZLARDAN MEYVE, SEBZE, SU DAHİ KİRLENİR"

Patlamanın ardından çıkan zehirli gazlar hakkında değerlendirme yapan belirten Doç. Dr. Koyuncu, "Özellikle havai fişek özelinde konuşursak bu üretimde bizim barutun dışında bir takım metan tuzlarının kullanıldığını biliyoruz. Ama barutun da yanmasıyla meydana gelen kükürt dioksitler, azot dioksitler, hidrojen ve sülfür gibi zararlı gazlar olabiliyor. Onun dışında metallerinde buharlaşmasıyla toksik etki yapılabilir. Bunların taşınması mümkün. Özellikle ilk anda basınç dalgasıyla çok uzak mesafelere gitmesi mümkün. Meteorolojik olayların, iklimsel değişikliklerin, rüzgarın ve yağmurların da bunları kuvvetlendirmesi mümkün. Tabi ki bu etki ne kadar sürer. Bunun ne kadar süreceğini belirlemek zor. Karbonmonoksit zehirlenmelerine baktığımız zaman insanlar farkına varmadan sinsi bir şekilde maalesef hayatlarını kaybediyorlar. Bu gazlar da öyle. Bir kısmı suda çözünürlüğü az olduğu için insanlar direkt olarak fark edemiyor ve uzun süre bu gazı solumaya devam edebiliyorlar. Daha sonra toksik etki meydana geliyor. Onun dışında metallerinde toksikolojik etkileri var insan sağlığı üzerinde. Hem orada yaşayan vatandaşlarımız hem de iklim örtüsü meyve sebze toprak yapısı, su, hava kirleniyor. Buradaki gazların solunması ya da metallerin taşınması birikmesi zamana bağlı olarak değişen faktörler. Ne kadar sürede etki eder onu şu anda tahmin etmek zor. Şu anda hava durumunun yağışsız geçmesi bizim için çok önemli çünkü o gazların bazılarının yağmur etkisiyle çözülerek tekrar inmesi bazen asidik bazen da bazik etki gösterebiliyor. Bu da toprak ve bitki için de zararlı özellik gösterebiliyor maalesef" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR