Sanayinin önde gelen isimleri "ham madde" sorununu değerlendirdi
Hırdavat Sanayici ve İş Adamları Derneği (HISİAD) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türkiye'nin hırdavatın tamamlayıcısı olan bakır, alüminyum, paslanmaz gibi metallerin ve plastiğin ham madde temininde çok zayıf olduğunu belirterek, "Bunlara rahat ulaşılabilmesi ve dünyadaki üreticilerin Türkiye'de depolarını oluşturabilmesi için ülkemizde Londra Metal Borsası (LME) depoları açmamız gerekiyor." ifadesini kullandı.
EKONOMİ , 08 Haziran 2021 Salı, 13:02
Sanayinin önde gelen isimleri "ham madde" sorununu değerlendirdi

HISİAD'dan yapılan açıklamaya göre, hırdavat sektörü, sanayi ve üretimin önde gelen temsilcilerini "HISİAD Dernekler Buluşması" başlıklı webinarda buluşturdu.

Toplantının açılışında konuşan HISİAD Başkanı Tecdelioğlu, geçen yılın, salgına rağmen ihracatta tonaj ve miktar açısından kötü geçmediğini, hiçbir fabrikanın kapanmadığını, çalışanların işine son verilmediğini anlattı.

Bu krizi AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye göre çok daha kötü geçirdiğini kaydeden Tecdelioğlu, Türkiye'nin ise üretimi cumartesi ve pazar sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen hiç durdurmadan devam ettirdiklerini anımsattı.

Tecdelioğlu, gerekli tedbirleri alarak üretimi sürdürmeleri sayesinde ihracatta geriye düşmediklerini ve ciddi kayıp yaşamadıklarını kaydederek, bu sürecin kendilerine "dolar bütçesi yapma", "manevra kabiliyeti yapma" ve "dijitalleşme" gibi katkılar sunduğunu bildirdi.

Türkiye'nin demir ve çelik açısından zengin bir ülke olduğunu aktaran Tecdeliooğlu, bu alanda Türkiye'nin öne çıkan özelliklerinden bahsetti.

Türkiye'nin, demirden üretilen el aletleri, bağlantı aletleri, tekerlek, mobilya aksesuarları gibi bu alanda üretimi gerçekleşen tüm ürünlerde söz sahibi olduğunu kaydeden Tecdelioğlu, şu açıklamalarda bulundu:

"Çünkü demire ulaşımımız kolay. Türkiye'deki demir çelik fabrikalarından mal temin etmek belki şu an zor olsa dahi en azından bulmamız kolay. Farklı ülkelerde bize göre çok daha sancılı zamanlar yaşanıyor. Bunun dışında hırdavatın tamamlayıcısı olan diğer bakır, alüminyum, paslanmaz gibi metaller ve plastiğin ham maddesi gibi ürünlerin temininde çok zayıfız. Bunları maalesef ağırlıklı ithalat üzerinden yürütüyoruz. Bunlara rahat ulaşılabilmesi ve dünyadaki üreticilerin Türkiye'de depolarını oluşturabilmesi için ülkemizde Londra Metal Borsası (LME) depoları açmamız gerekiyor."

"Üretmediğimiz ham maddeyi neden satıyoruz?"

Armatür Derneği Başkanı Gökhan Turhan da ana ham maddeleri arasında bakır ve bakır alaşımı, paslanmaz çelik ve demir çelik gibi ürünlerin bulunduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"30-40 senedir bu işin içindeyim ancak şunu hala anlayamıyorum; üretemediğimiz bir ham maddeyi niye satıyoruz? Bunu ihracat olarak mı görüyoruz bilemiyorum ancak bunu daha sonra üretmeye çalışıp ithal ediyoruz. Koyulması gereken vergiler, gözetimler buralarda olmalı. Üretemediğimiz ham maddeleri Türkiye'de nasıl üretebiliriz gibi ayrı sayfalar açmalıyız. Yapılar artık kartel haline gelmiş vaziyette. Ham maddeyi iç piyasaya yetecek kadar elde edemezken, bizi doyuramazken fiyatları istedikleri gibi oluşturuyorlar dolayısıyla bu da ihracatta bize engel oluyor. Ham maddeye ek gümrük vergisi olmamalı."

Turhan, sektör olarak ihracata odaklandıklarını ve sistemlerini iyi kurduklarını belirterek, bu yıl işlerin daha da güçleneceğini bildirdi.

"İhracatta değer artışına odaklanmamız şart"

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Talha Özger, ham madde ve lojistikte yaşanan sıkıntılarla bir yıldır uğraştıklarını belirterek, "Çark dönüyor ancak bunun orta ve uzun vadede kalıcı hale gelmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Ev ve mutfak eşyaları sektöründe bu dönemde kilogram başına düşen ihracat değerini yükseltmeye odaklanmaları gerektiğine dikkati çeken Özger, şu bilgileri verdi:

"Polonya ve İtalya gibi rakiplerimiz bizim kilogram başı fiyatımızın iki katına ihracat yapıyor. Bizim rakamlarımız 3,3 dolarlarda iken Polonya ve İtalya'nın 6 dolar ve üstünde seyrediyor. Burada bu seviyeleri yakalamamız gerekiyor. Aynı zamanda Polonya ve İtalya gibi ülkeler, bizden yüzde 50 daha az ham maddeye ve nakliyeye ihtiyaç duyuyor. Ham madde, emtia ve lojistik sorunu geçen seneden beri kanayan yaramız. Plastik ile başladıktan sonra demir çelik ile devam etti. Son aylarda da çelik ithalatımızda sıkıntılar yaşamaya başladık. Siyasiler haricinde sivil toplum kuruluşları olarak da proaktif adımlar atmamız gerekiyor."

Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MASKDER) Başkanı Tekin Çınar ise son yılların en karlı satışlarını yaptıklarını belirterek, "Emtia fiyatlarının artışları tabi ki cirolara yansıdı bu kaçınılmaz bir sonuç ama bu seneye de iyi başladık ve 2021'nin daha iyi geçeceğine inanıyorum." açıklamasında bulundu.

Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği (MAPESAD) Başkanı Tayfun Koçak da Türkiye'nin ham maddede tam bağımsız bir ülke olması için devlet destekli yatırımlara ara vermeden devam etmesi gerektiğini vurguladı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR