Silah zoruyla tecavüz etti
Bursa'da, evine gelen polis memurunu kendi tabancasıyla göğsünden vurarak öldürdüğü iddia edilen kadın sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, polis memurunun kendisine silah zoruyla tecavüz ederken burnunun ve dişinin kırıldığını iddia ederken gözyaşlarını tutamadı. Duruşmaya müşteki olarak katılan maktulün eşi ise, sanığın kocasını baştan çıkardığını iddia ederek cezalandırılmasını istedi.
BURSA , 27 Mart 2013 Çarşamba, 10:03
Silah zoruyla tecavüz etti

4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “kasten adam öldürmek” suçundan müebbet hapsi istenen Ş.E. (37) ilk kez hakim karşısına çıktı.

Yavuz Selim Polis Karakolu'nda görevli 4 çocuk babası Mikail Kaya'yı (43) göğsünden vurarak öldürdüğü iddia edilen sanık Ş.E., hakkındaki iddiaları yalanladı. Maktul ile bir borç yüzünden hakkında yakalama kararını uygulamak için evine geldiğinde tanıştığını anlatan Ş.E., "Borcumu ödeyeceğimi söyleyince bana kolaylık tanıdı. Evde çakmağını unutmuştu. Ben de onu dinleme cihazı zannederek diğer odaya götürdüm. Karakoldaki işlemlerin bitmesinin ardından beni serbest bıraktılar. Maktul çakmağını hatırlatıp almaya geleceğini söyledi. Gelmişken de kahve içmek istediğini belirtti. Ben sesimi çıkaramadım. İki gün sonra da iş yerinde kızımla birlikte otururken çıkageldi. İşçiler paydos edip dağıldı. Gitmesini bekledik ama hiç gidecek gibi durmuyordu. Kızımla üstteki evimize çıktık. O da peşimizden geldi. Bu sırada il dışında okuyan oğlum beni aradı.

Hasta olduğunu ve gece yarısı Bursa’ya geleceğini söyledi. Oğlumu almak için iş arkadaşımı aramak istedim, ancak Mikail, ‘Gerek yok, ben sizi terminale bırakırım’ dedi. Kızım G.K., biz terminale gittiğimizde yalnız kalmaktan korktuğunu söyleyerek ablasının evine gitti. Bir anda, “Sana aşık oldum. Seni kimselere yar etmem” diyerek bağırmaya başladı. Burnuma ve dişime silahının kabzasıyla vurdu. Beni etkisiz hale getirince tecavüz etti. Olaydan kimseye bahsetmememi, aksi halde durumu oğluma anlatacağını belirterek beni tehdit etti. Daha sonra onunla birlikte oğlumu almak için terminale gittik. Kimseye bir şey söyleyemedim. Silahın kabzasıyla burnumu ve dişimi kırdı. O an ölmek istedim" derken gözyaşlarına boğuldu.

“BENİ BASKINLARA GÖTÜRÜYOR, BAYANLARIN ÜST ARAMASINI BEN YAPIYORDUM"

Oğlunun polis memurundan şüphelendiğini anlatan Ş.E., "Oğlum, 'Benim annem dul bir insan. Birlikte görülmeniz uygun değil. Bize geleceksen eşini de al gel' dedi.

Bunun üzerine maktul, 'Annen emniyetle bir anlaşma yaptı. Annen X eleman. Annenin eski eşi mafya olduğu için anneni kullanıyoruz' cevabını verdi. Mikail Kaya, beni değişik tarihlerde polis arkadaşlarıyla birlikte baskınlara ve aramalara götürüyordu. Bayanların üst aramasını da bana yaptırıyordu. Onunla sürekli kavga ediyorduk. Ben birkaç kez onun eşini arayıp durumdan bahsettim. Bir gün evime gelerek, ‘Eşim evden ayrıldı. Bana katlanmaya mecbursun’ dedi. Yine göreve gideceğimizi söyleyerek beni kendi evine götürdü. Beni o evde 4 gün boyunca tutsak etti. Çocuklarıma benim görevde olduğumu söylemiş. 4 gün boyunca bana şiddet uyguladı. Fenalaşınca beni sağlık ocağına, ardından da evime bıraktı” diye konuştu.

Bu olayın ardından maktul hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve bu yüzden onun hakkında idari işlem başlatıldığını ifade eden tutuklu sanık Ş.E., sözlerini şöyle sürdürdü:"Onunla tanıştığımız süre içinde bana iki kez tecavüz etti. Rezil olmamak için bunu kimseye söyleyemedim. Olay günü de bir anda evimin önünde belirdi. Kapıyı açtım. Beni öpmeye çalışınca ittim. Boğuşmaya başladık. Sadece, 'Oturup konuşalım' dedi. Koltuğa oturunca da yakamdan tutup beni tehdit etti. Elini göğsüme doğru uzattı. Elimi geri çektiğimde koltuğun üzerine bıraktığı silahı elime geçti. Tabancayı ona doğrultup, ‘Vururum seni’ dedim. O da gülerek, ‘Sen mi vuracaksın?’ dedi. Üzerime doğru gelince silah patladı. Hala üzerime doğru gelmeye devam ediyordu. Sokağa doğru kaçtım. Tabanca elimde patlıyordu. Telefonumu alarak polisi aradım. ‘Namusumu temizledim. Gelin beni alın’ ihbarında bulundum."

"SANIK EŞİMİ BAŞTAN ÇIKARDI. ŞİKAYETÇİYİM"

Duruşmaya müşteki olarak katılan maktulün eşi S.K. ise, 4 çocuk sahibi eşini baştan çıkardığını öne sürdüğü sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ederek, “Sanık, geçen yılki Sevgililer Günü'nde eşimin telefonundan bana, “Sevgilimle Sevgililer Günü'nü kutluyoruz. Şu an müsait değil. Banyoda” diye mesaj yolladı. Eşime mesajı sorduğumda bir arkadaşının şaka yaptığını söyledi. Aradan iki ay geçmişti, bana sürekli eşimden ayrılmam için mesaj yolluyordu.

Eşim bu durumu hep inkar etti. Evimizde sanığa ait internet faturasını gördüm. Eşim onun ev kirasını ve faturalarını ödüyordu. Faturadaki adrese gittim. Sokakta sanıkla karşılaştık. Bana hakaret edip vurmaya başladı. Yanına çağırdığı kızlarıyla birlikte beni sokak ortasında dövdüler. Eşim de o sırada sanığın iş yerinde oturuyormuş. Yanıma geldi. Beni arabaya bindirip eve götürdü. Kavgadan sonra da eşim sürekli evdeydi. Öldürüldüğü gün de sanığın evine hakkındaki suç duyurusunu geri çekmesi için gitmişti” diye konuştu.
Müdahil avukatlar, sanık ve çocuklarının maktul ile birlikte gittikleri tatilde çekilmiş fotoğraflarını mahkemeye delil olarak sundu. Sanığın kızı G.K.’yi da şahit olarak dinleyen mahkeme, duruşmayı diğer şahitleri dinlemek için erteledi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR