Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu Engin Er ve Eyübhan Avcı oldu
Elazığ depremi sonrası gözler Bursa'ya çevrildi. AS TV'de yayınlanan Sönmez Medya Buluşmaları'na konuk olan Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er ve BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyübhan Avcı, Bursa'nın 7.2 büyüklüğündeki depreme hazırlıklı olması gerektiği uyarısında bulundu.
BURSA , 01 Şubat 2020 Cumartesi, 09:19
Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu Engin Er ve Eyübhan Avcı oldu

AS TV'de yayınlanan 'Sönmez Medya Buluşmaları'na konuk olan Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er ve BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyübhan Avcı Bursa'nın deprem gerçeğini masaya yatırdı. Sönmez Medya ekibinin sorularını yanıtlayan Er ve Avcı, Bursa'yı bekleyen büyük depreme karşı önemli uyarılarda bulundu. Elazığ'daki depremle Bursa'daki deprem arasındaki bağlantıyı anlatan Engin Er, Elazığ'daki göçüklerin olduğu noktaların genellikle fay hatları üzerinde olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu: "Bursa'yı etkileyecek 3 ana fay hattı var. Birisi Marmara Denizi içinden geçen ve 7.6 büyüklüğünde deprem beklenen fay hattı. Buradaki deprem Bursa'yı etkileyecektir. İkincisi, Kuzeydoğu Anadolu orta kolu olarak adlandırdığımız İznik Gölü'nden başlayarak Gemlik'i iki koldan çevreleyen, oradan Orhangazi fayı ile devam eden ve Mudanya'nın denizle birleştiği noktadan Karacabey'e doğru ilerleyen fay hattıdır. Üçüncüsü ise Güney kolu olarak adlandırdığımız, İnegöl'ün altından başlayıp Kestel ve Gürsu'da segmentlere ayrılıp, Yıldırım'da da 3 segmente ayrılıp Osmangazi, Nilüfer, Çalı ve Uluabat'ın güneyinden devam eden fay hattı. Deprem, yerleşim yerlerinin tam merkezinden geçen hatta segmentlere ayrılan bu fay hatları üzerinde olursa Bursa çok etkilenecektir."

SAĞLAM BİNA VURGUSU

Depreme hazırlık noktasında sağlam yapılara öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayan Eyübhan Avcı da, "Bilindiği üzere Türkiye bir deprem bölgesi. Bunun için depreme karşı önlem alarak yaşamamız lazım" dedi. Japonya'yı örnek gösteren Avcı, "Japonya'da depremler oluyor ve insanlar depremde binalara sığınıyor, çünkü güvenli yapı yapıyorlar" dedi. Kentsel dönüşümü de değerlendiren Avcı, zeminin sağlam olması gerektiğine işaret etti. En uygun zemin alanlarının seçilmesi için detaylı araştırmaların yapılması, daha sonra üst yapıya geçilmesi gerektiğini ifade eden Avcı, "Bursa'yı zemin özellikleri açısından değerlendirdiğimizde bazı kısımlar düz bazı kısımlarda eğimli araziler görüyoruz. Özellikle Osmangazi ve Yıldırım bölgesinde heyelan yaşanama riski çok yüksek. Normalde eğimli yüzeyler kayalık üzerine oturuyorsa çok fazla heyelan beklemezsiniz ama özellikle Yıldırım'da Mollarap ya da Osmangazi bölgesinde deprem anında heyelan riski oluşabilir" uyarısında bulundu. Avcı, kentsel dönüşümde uygun alanlar seçilirken öncelikle detaylı bir zemin etüdü yapılması gerektiğini belirtti.

YÜZDE 60 'I KAÇAK

Bursa'nın 7.2 büyüklüğünde bir depreme hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Engin Er, "Bizim elimizde 'Bursa'nın küçük kıya-meti' olarak adlandırdığımız 1855 depremi var. 1855 depreminin olduğu hat üzerinde paleosismolojik bir çalışma yapılması lazım. Biz bu çalışmayı yaparsak ne elde ederiz dediğimizde bu bölgede kaç tane deprem olduğu, kaç büyüklüğünde deprem olduğu, depremin tekrarlanma periyodunu öğrenerek bu konuda hazırlık yapabiliriz" dedi. Bursa'da yapı stokunun yüzde 60'ının kaçak, mühendislik hizmeti almayan yapılardan oluştuğunu anlatan Er, 1855'le kıyasladığımız zaman daha kötü bir sonuç bizi bekleyebiliyor ve bunun için hazırlıklı olmamız lazım" dedi. Kentsel dönüşümün önemini vurgulayan Er, "Biz yıkmazsak deprem yıkar. Gelin bütüncül bir plan yapalım ve güvenli bir şehir oluşturalım" çağrısında bulundu.

ZEMİN ETÜDÜ ŞART

Yapı denetim yönetmeliği hazırlanırken akademik odaların görüşünün alınmadığını dile getiren Engin Er, "Yönetmeliğin ve formatın kendi içerisinde bir sürü çelişkisi var. Bu çelişkilerin giderilmesini istiyoruz. Mesela büyükşehir belediyesi bir karar alıyor ama aldığı karar yönetmeliklerle çelişkili. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde biz yaptık oldu mantığı ile değil de üniversitelerle, akademik odalarla istişare edebilirler" diye konuştu. Er, binadan önce zemin etüdü yapılması gerektiğini vurgularken, "Bursa'nın deprem riskini kabul etmesi lazım. 1/1000 planımız 1998 yılında onaylandı. Türkiye deprem gerçeği ile 1999'da tanıştı. Dolayısı ile bizim 1/1000 planlarımızda deprem gerçeği yok" açıklamasında bulundu.

ZEMİN VİZESİ YAPILMALI

Önemli bir konuya daha dikkat çeken Er, belediyelerde jeoloji mühendisleri olmadığını söyledi. Er, "Bursa'nın 5 belediyesinde jeoloji mühendisi yok. Örneğin zemine etüdünü biz yapsak, en doğru yöntemi biz bulsak da bunun uygulamasının kontrolü yapılmadığı müddetçe bu çalışma yapılmamış sayılır. En önemli kısmı, uygulamanın kontrolünü yapacak jeoloji mühendislerinin belediyelerde bulunmaması. Bina demir ve beton kontrolünden ileri geçmiyor. Yapı denetim kanunumuzun mutlaka revize etmemiz lazım. Zemin vizesi mutlak suretle yapılmalı" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR