Sözcü Çelik'ten MYK sonrası önemli açıklamalar
AK Parti MYK toplantısı sona erdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.
GÜNDEM , 15 Haziran 2020 Pazartesi, 17:13
Sözcü Çelik'ten MYK sonrası önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Çelik, CHP'li Kaboğlu'nun Sultanahmet sözlerine tepki göstererek, "Şimdiye kadar gördüğümüz en islamofobik yaklaşım" dedi.

Koronavirüs vakalarındaki artışan dikkat çeken Çelik, "Hassas olunmazsa sonuç olarak gelinen noktanın rakamların artışına yol açtığını görüyoruz. Rehavet düşmanımızdır" uyarısı yaptı.

Çelik'in gündeme ilişkin açıklamaları şöyle:

(Pençe-Kartal operasyonu) Terör örgütleri ile mücadelemiz kararlı bir şekilde ve güçlenerek devam edecektir.

VAKA SAYISINDAKİ ARTIŞ: "REHAVET DÜŞMANIMIZDIR"

En büyük düşmanımız rehavettir. Normalleşmenin daha da normale geçmesi için maske-mesafe-temizlik üçgenine ne kadar dikkat edersek lehimize olur. Hassas olunmazsa sonuç olarak gelinen noktanın rakamların artışına yol açtığını görüyoruz. Rehavet düşmanımızdır. Müdahale edilmiş virüs ve bakteriler ile insanlığın karşılaşması, insanı yeni tehditlerle karşı karşıya bırakıyor. Bütün bunlara karşı aşı, ilaç geliştirmek gibi geniş bir kadrajla bakmak gerekiyor. Bugün çevre meselesinde göstereceğimiz hassasiyet vatanseverliğin bir parçasıdır. Vahşi hayat alanlarının yok edilmesi konusunda daha yüksek bir hassasiyetin ortaya çıkması gerekiyor. Sadece ilaçlara odaklı bir koruma, tekrarlanmasının önüne geçemez.

"ŞİMDİYE KADAR GÖRDÜĞÜMÜZ EN İSLAMOFOBİK YAKLAŞIM"

(CHP'li milletvekili İbrahim Kaboğlu'nun 'Sultanahmet' açıklaması) Türkiye içinde bir ayrımcı dilin en çarpıcı örneği olarak CHP milletvekilinin açıkladığı 'Sultanahmet'i müze' yapalım açıklamasını gördüm. Bu konularda sabıkalı bir siyasi parti. Bu konuda ciddi kötülükleri olan bir tarihin parçası. Tam diyorsunuz ki, herhalde hassas davranacaklar, bir bakıyorsunuz içerilerindeki 'Bekçi Murtaza' birden ortaya çıkıyor. Şimdiye kadar gördüğümüz en islamofobik yaklaşım. O milletvekili bütün bu açıklamasını Türkiye'nin laik bir devlet olma ilkesine bağlıyor. Sultanahmet'i müze yapmakla, laik devlet arasında bağlantı kuran anlayış yine ortaya çıkıyor.

Bu, siyasi hayatı sabote etmek için kullanılmış, bu zihniyet yabancı devletlerin operasyon alanı haline getirmelerine yaramıştır. Kaç gündür bekliyoruz, acaba düzeltme yapacaklar mı? Bunu bir kere daha kınadığımızı ifade ediyorum. Hiç kimse Sultanahmet'i kendi kimliğinden ayıramaz.

"TÜRKİYE'NİN KURUCU LİDERLERİ İLE KAVGA" SÖZLERİNE SERT TEPKİ

Dün gece bir profesörün, Ayasofya'nın camiye dönmesinin AK Parti'nin Türkiye'nin kurucu liderleri ile kavgasının neticesi olduğu cümlesini duydum. Egemenlik hakkımızı, bugün bu şekilde kullanma tartışmalarının kurucu liderlerle kavga olarak sunulması kadar ahlak dışı bir yaklaşım olamaz. Hiçbir kimsenin rejimle derdi yok. Hukuki ve siyasi kararları tartışıyoruz.

LİBYA'DAKİ GELİŞMELER

Libya meselesi sürekli gündemimizdedir. Yakın takip ediyoruz. Libya'daki tek meşru aktör Sarrac yönetimi giderek daha çok mevzi kazanmaktadır. Dünyada Hafter'i seküler görecek tek kişi herhalde CHP Grup Başkanvekilidir. Nereden çıkarıyorlar Sarrac'ın cihadist olduğunu? Bu konularda ciddi çalışmaya ihtiyaçları var. Bu şekildeki yorumlar en çok Fransa'da çıkıyor. Fransa buraya geçmişteki sömürgeci anlayışı ile bakıyor. Bu şekilde başka devletlerin tezleri ile Türk siyasetinde argüman üretme cari açığının kapatılmaya çalışılması ülkemize haksızlık olur. Darbeciler, ülkelerinden kaçmak zorunda kalıyorlar. Libya halkının tamamını temsil edilen yapı ise bu şekilde ilerlemektedir. Fransa'nın Hafter'e karşı verdiği desteğin nasıl bir insanlık trajedisine dönüştüğünü görüyoruz. Toplu mezarlar ortaya çıkıyor. Baştan beri destek verdiler. Sömürgeci kafanın geçmişte yaşattığı acıların yeniden yaşanmaması gerekir.

KIBRIS'TAKİ ÜSLERİN SİVİL KULLANIMA AÇILMASI: "BUNUN ADI GASPTIR"

(Kıbrıs'ta İngiliz Egemen Üsler Bölgeleri'nin askeri amaçlar haricindeki alanlarının sivil kullanıma açılması yönünde yapılan anlaşma) Güney Kıbrıs'ın attığı bir adım var. Yeniden uyarıyoruz. Çipras, Miçotakis'e "Türkiye ile sorunlarını çözmek istiyorsan, Erdoğan'la konuş" önerisinde bulundu. Pozitif kazanımları berhava etmek üzere görevlendirilmiş organizma gibi çalışıyor Güney Kıbrıs. Üsler bölgesinde statükoyu değiştirecek anlaşmayı yaparken Türklere danışılmadı. Bunun adı gasptır. Hukuken de ahlaken de meşruiyeti yoktur. Bu tip işleri yapıp ondan sonra çözümden bahsedemeyeceklerini görmeleri lazım.

HDP'YE YÜRÜYÜŞ TEPKİSİ

Burada büyük bir manipülasyon vardır. HDP 'barış' ve 'demokrasi' kelimelerini istismar ediyor. Mesele hak, hürriyet, kimlik, dil meselesi değil, mesele PKK'nın ne dediği meselesidir onlar açısından.

YUNAN SAVUNMA BAKANI'NIN SÖZLERİ

"Ege ve Doğu Akdeniz'de barış konusundaki teminatımızı açıkça ortaya koyarken Yunanistan veya Güney Kıbrıs'ın sürekli sabote etmesini çocuksu hastalıklar olarak görüyoruz.

Yunan Savunma Bakanı ya da diğerleri, Türkiye gibi büyük bir devletle nasıl konuşulacağını öğrenmelidir."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR