Tam kapanma süreci çocuklara nasıl açıklanmalı?
Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, tam kapanmanın bir ceza değil aileyle birlikte bol zaman geçirme imkânı olarak görülmesi gerektiğini belirterek, "Kapanma sürecini, sevdiklerinizle zaman geçirmek için verilmiş ek bir zaman gibi düşünebilirsiniz" dedi.
SAĞLIK , 07 Mayıs 2021 Cuma, 00:00
Tam kapanma süreci çocuklara nasıl açıklanmalı?

Psikoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, 29 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında uygulanacak tam kapanmanın nedenlerini çocuklara açıklama konusunda yetişkinlere önemli görevler düştüğünü belirtti. Her çocuğun sosyal, duygusal, bilişsel gelişimi referans alınarak uygun bilgilendirme yapmaya özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, "Çocuklar tarafından sorulan sorular mümkün olduğunca dürüstçe cevaplanmalı ve açık olunmalı. Kapanma kararının çocukların kendilerini, sevdiklerini ve dışarıdaki bütün insanların sağlığını korumak için alındığı açıklanmalı" dedi.

KÜÇÜK SORUMLULUKLAR VERİLMELİ

Çocuklara kapanma sürecinde üslenebilecekleri sorumluluklar verilebileceğini belirten Koçkar, "Çöpleri çıkarmak, evcil hayvanı gezdirmek, sofrayı hazırlamak-toplamak, çamaşırları katlamak, çocukların kapanmada üstlenebileceği görevlere örnektir. Böylece ebeveynlerin de iş yükü azalır ve çocuklar sorumluluk almış olur" diye konuştu.

PSİKOLOJİK SAĞLIK NASIL KORUNMALI?

2020 baharında da kapanma yaşandığını hatırlatan Koçkar, bu yıl da aynı kararın alınmasının yılgınlık, bıkkınlık, sıkıntı gibi ruh durumları yaratmasının normal olduğunu belirtti. Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, "Psikolojik sağlığın korunmasına yönelik bilinçlenme bu dönemi daha rahat atlatmaya yardımcı olacaktır" dedi. Koçkar, bu dönemde psikolojik sağlığı korumak için yapılabilecekleri şu şekilde saydı:

"Hayatın bir amacı ve anlamı olduğuna inanmak, bağımsızlığı hissetmek, kişisel gelişimi deneyimlemek, kişinin yaşamını iyi şekilde yönettiğini hissetmesi, olumlu ilişkilere sahip olmak, kişinin kendisini iyi tanıması."

Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, bu hedeflere yönelik olarak ise şu önerilerde bulundu:

"Evde geçirilecek zamanı değerli ve anlamlı bir hale dönüştürmek için kişilerin kendilerine hedefler koyması, kişisel gelişim ve özerkliklerini sürdürmek için planlar yapması, yeni alışkanlıklar ve rutinler oluşturmalarına yardımcı olacaktır. Örneğin ne sıklıkta haber izleyeceğinize, egzersiz için ne kadar zaman harcayacağınıza, hangi zamanlarda yemek yiyeceğinize karar vererek yaşamınız üzerinde kontrol sahibi sağlayabilirsiniz. Hayatınızı bir düzene oturtmak, önümüzdeki süreci daha kolay geçirmenize yardımcı olacaktır."

AİLE İLE BİRLİKTE OLMA FIRSATI

Bu süreci bir ceza veya kısıtlama olarak görmek yerine, aile ile geçirilen zaman olarak görmenin, çocukların da bu bakış açısını benimsemelerini kolaylaştıracağını belirten Koçkar, "Pandemi, ailelerin birlikte bol zaman geçirebilmesi için fırsat yarattı. Normalde bunun için emek ve zaman harcanması gerekir, birlikte tatil planlamak, işten izin almak gerekebilir. Kapanma süreci, aile olarak birlikte zaman geçirmek için verilmiş ek bir zaman gibi düşünülebilir. Herhangi bir yere veya bir şeye yetişmek zorunda kalmadan aile ve çocuklarınızla aktiviteler yapabilir veya oyun oynayabilirsiniz" değerlendirmesinde bulundu.

KİTAP OKUMA FIRSATI

Çoğu kez günlük hayatın yoğunluğundan en basit aktivitelere zaman bulunamadığını belirten Koçkar, "Bir türlü fırsat bulunamayan aktiviteler için kapanma süreci değerlendirilebilir. Örneğin, uzun zamandır izlemek istediğiniz dizi-belgeseli izleyebilir, okunmak için bekleyen kitapları okuyabilirsiniz. Kitap okumak, ekran süresini kısaltmanın yanı sıra, duygusal zekâ ve bilişsel beceriler için de son derece faydalıdır" dedi. Koçkar, kapanmada ayrıca ailece kutu oyunları oynanabileceği ve böylece hep birlikte keyifli ve kaliteli birkaç saat geçirilebileceğini de vurguladı.

EKRAN SÜRESİ AZALTILMALI

Kapanma sürecinde ekran süresini kısıtlayarak tüm gün haberlere maruz kalmaktan kaçınmanın faydalı olacağını belirten Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar, "Gün boyunca farklı kaynaklardan haberleri takip etmek endişe düzeyini artırabilir. Ayrıca ebeveynlerin ekran sürelerini kısıtlamaları, çocuklara da öğrenme ve ders dışı ekran kullanım sürelerini ayarlamaları konusunda örnek oluşturur" dedi. Koçkar, "Biliyoruz ki, bu dönem de en nihayetinde bitecek. Umudu kaybetmeden yola devam etmemiz önemli" diye konuştu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR