Tarımsal ürün ihracatında 100 milyar dolar hayal değil
Dünyanın, gıda teknolojileri üzerinden şekilleneceği yeni bir döneme doğru hızla ilerlediğini vurgulayan İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Okutur "Bu güzel ülkemizin bereketli topraklarında yetiştirdiğimiz tarımsal ürünlerimizi, işleyip, paketleyip, markalaştırıp, hakkettiği biçimde katma değerli hale getirebiliriz ve ülkemizin ihracat rakamlarına çok önemli katkı sağlayabiliriz. Tarımsal ürün ihracatında 100 milyar dolar hayal değil. Dijital tarım da tersine göçü hayata geçirecek" dedi.
EKONOMİ , 11 Mayıs 2020 Pazartesi, 13:00
Tarımsal ürün ihracatında 100 milyar dolar hayal değil

İHBİR Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Okutur, tarımsal ürün ihracatıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Özellikle yeni projelerin ve girişimlerin hayata geçirildiği pandemi sürecinin ve sonrasının olumlu yönde kurgulanması ve tarıma odaklanılması halinde Türkiyenin tarımda, 100 milyar dolar ihracatı yakalayacağına ve zamanla bu miktarın 2- 3 katına çıkarılabileceğine dikkat çeken Okutur, "Bunu gerçekleştirecek gücümüz, bilgimiz ve tecrübemiz var" diye konuştu.

"DİJİTALLEŞME TARIM EKONOMİSİNİ BÜYÜTECEK"

Tarımsal üretimde hedefin sürdürülebilir, verimli ve kaliteli işletmeciliğin sağlanması olduğuna dikkat çeken Haluk Okutur, "Ülkemizde tarımda verimliliğin ve ürün kalitesinin artırılması, gıda güvenilirliği ve çevrenin korunması üzerine yoğun şekilde çalışmalar yapılmaktadır. Pandemi sürecinde tarımsal ürünlerin, gıdada yeterliliğin, sürdürülebilirliğin, yerli ve milli üretimin de çok önemli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda tarım teknolojilerinin kullanılmasıyla beraber geliştirilmiş ürün kalitesi, çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirgeme, üretimde verimliliği sağlayacaktır. Teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan donanım ve yazılımların tarımda mevcut bilgi ve tecrübelerle birlikte değerlendirildiğinde tarımsal işlemlerin kolaylaştırılması, çözüm bekleyen sorunlara alternatif çözümler getirilmesi de mümkün olacaktır. Verimliliği esas alan modern tarım benimsenince zamanla meydana gelen fiyat dalgalanmaları da en aza indirgenerek, dijitalleşme sayesinde ülkemizin tarım ekonomisini de büyüyecektir" dedi.

TERSİNE GÖÇ BAŞLAYACAK

Dijital tarımın tersine göçü de hayata geçireceğini kaydeden Haluk Okutur şunları söyledi: Artık tarlalarda son teknoloji traktörler, sensörler ve akıllı araçlar kullanılıyor. Dijitalleşmeyle birlikte akıllı araçlar verileri toplayarak analiz ediliyor. Bu uygulamalar, hava koşullarını, bitkilerin ihtiyacı olan mineralleri ve sulamayı, toprağın durumunu, tahmini hasat zamanını detaylı bir şekilde göstererek verimin en üst seviyeye çıkarılmasını hedefliyor, aynı zamanda üreticinin de işlerini kolaylaştırıyor. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda, tersine göçü başlatacak olan da dijital tarıma geçilmesi ile birlikte, dijital çağa ayak uyduran 24 ile 30 yaş arasındaki genç nüfus olacaktır. Şu anda tarımda çalışanların 54 olan yaş ortalaması da değişecektir. Biz dijital çağı yakaladığımızda genç nüfusu tarlalarda, bahçelerde, çiftliklerde çalışmaya özendirmiş olacağız. Bereketli topraklarımız ve elverişli iklimimiz, bilim ve teknoloji ile harmanlandığı zaman çitçilerimiz de daha refah bir hayat sürerken, toprağa olan bağlılıkları da artacaktır. Bu şekilde gelişen teknolojilerden ve genç nüfusumuzdan faydalanırsak ülkemiz, kısa zamanda tarımda lider ülke olma yolunda büyük bir adım atmış olacaktır

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR