Uğur Dündar: Lütfen halkla polisi karşı karşıya getirmeyin
İçişleri Bakanlığı'nın toplumsal olaylarda polisin görüntülenmesini engelleyen genelgesini yorumlayan yazar Uğur Dündar, iktidara "Lütfen halkla polisi karşı karşıya getirmeyin" diye seslendi. Yargıya seslenerek genelgenin geri çekilmesi çağrısında bulunan Dündar, "Eğer bu uygulamaya izin verirseniz, Türkiye'de hukuksuzluğun varacağı noktayı hiçbirimiz tahmin edemeyiz" ifadelerini kullandı.
GÜNDEM , 03 Mayıs 2021 Pazartesi, 23:46
Uğur Dündar: Lütfen halkla polisi karşı karşıya getirmeyin

SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, TELE 1'de Anında Manşet programında İçişleri Bakanlığı'nın toplumsal olaylarda polisin görüntülenmesini engelleyen genelgesini 'halka polisi karş karşıya getirecek' bir uygulama olarak değerlendirerek, şöyle konuştu:

* Bunu bir anca önce değiştirin, bu hukuksuz kararı iptal edin. Ey yüce Danıştay, buna geçit vermeyin. Eğer buna izin verirseniz, Türkiye'de hukuksuzluğun boyutunu hiçbirimiz tahmin edemeyiz.

* Varacağı noktayı siz de tahmin edemezsiniz. Türk polisine aslında iyilik yapar gibi gözüküp de en büyük kötülük bunun uygulanma aşamasına geçmesi olur.

* Siz eğer Türk polisine iyilik yapmak istiyorsanız, benim babamın ta 60-70 yıl önce yaşadığı koşulların hiçbirinin değişmediğini gözlemlediğim polisin özlük haklarını sağlayın. Özlük haklarında iyileştirme yapın.

* Onlara vaat ettiğiniz çalışma saatlerini, özlük haklarıyla ilgili tüm maddi olanakları seferber edin. Halkla polisimizi karşı karşıya getirmeyin. İnsanlar görüntü çekmezlerse, şiddet görüntülerini kaydetmezse, sizin yapacağınız polise iyilik etmek olmaz.

* Daha çok şiddete teşvik etmek, daha çok kanunsuz uygulamaya teşvik etmek anlamına gelir. Lütfen bundan vazgeçin. Rica ediyorum, toplum çok gergin.

"LÜTFEN HALKLA POLİSİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN"

Yaşadığı ilçede meydana gelen bir olayı anlatan Uğur Dündar, şunları söyledi:

* Bugün bakkalda bir hadise yaşanmış. Bir adam, akşama doğru yanında bir hanımla birlikte markete gelmiş. Bir şeyler almış. İndirim yap demiş.

* 'Efendim indirim yapamam, fiyatına aldınız, zaten ne kazanıyoruz ki...' yanıtını almış. 'Vay sevgilimin yanında nasıl rencide edersin' diye giriş çocuğa...

* Karakoldan polisler yetişmiş. Adam o kadar fütursuz, etrafı dağıtmaya meyyal ki, polisler havaya ateş ederek kendisini zapt etmek durumunda kalmışlar. İnsanlar burnundan soluyor. Patlamaya hazır bir mayın gibi.

Dündar, iktidara "Dolayısıyla aman lütfen dikkat bu toplumu daha fazla germeyin, halkla polisi karşı karşıya getirmeyin. Artık bu nepotizmi, adam kayırmayı, yandaş kollamayı bir kenara bırakın" diye seslendi.

"YAPABİLECEĞİNİZ EN İYİ İŞ DERHAL SANDIĞA GİTMEKTİR"

"Liyakat sahibi gençlerimize kucak açın" çağrısında bulunan Dündar, şu ifadeleri kullandı:

* Yeni yapılan anketlerde gençlerin büyük çoğunluğu sayın Tayyip Erdoğan'a oy vermeyeceklerini söylemişler. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yöneliyor gençler.

* Gençlerin siz oyunu alamazsanız, gençlere onların bu ülkede aydınlık bir gelecek umudu vermezseniz, bu gençleri bu ülkede tutamazsınız.

* Nitekim genç işsiz sayısı almış başını gitmiş. Türkiye'de yaşamak istemeyen gençlerin sayısı da çığ gibi çoğalmış. Ey iktidar! Gerçekten yapabileceğin en iyi iş derhal, en kısa yoldan erken seçime gitmektir.

* Eğer şiddet sarmalına bu toplumu sokmak gibi bir düşünce herhangi bir kişinin zihninden geçiyorsa, bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük olur. Lütfen sandığa gidin.

* Halk sizi sandıkla iş başına getirdi. Siz de görevi zamanında sandıkla tevdi etmeyi bir sorumluluk olarak düşünün.

* Ben iktidar adına da üzülüyorum. Türkiye'yi yöneten güç Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı... Ben ister miyim onların bu kadar başarısız olmalarını, bu denli yıpranmalarını, Türkiye'nin dünyaya kötü görüntüler vermesini. Benim içim sızlıyor.

"AŞI GETİRİN AŞI"

Uğur Dündar, "Bu devlet aşıya verecek para bulamıyor" diyerek hem aşı tedariki konusunda verilen sözlerin tutulmamasına hem de gündeme gelen yolsuzluklara isyan etti.

Dündar, şöyle konuştu:

* Hayali bir havalimanına bu milletin tüyü bitmemiş yetimin yıllarca ne kadar para ödeyeceğinden bahsediliyor. Yapmayın bunları, yapmayın! İntihar eden edene...

* Aşı getirin aşı! Çok üzülüyorum. Sonuçta devran döner, hiçbir iktidar sonsuza kadar kalıcı olamaz. Sandık gelir, halk kararını verir. O gün de muhalefetin bu halka çok büyük bir taahhütte bulunması, malı götürenin yanına kar kalmayacağı, yoldan yolunu bulanların Türk yargısına hesap vereceği güvencesini sonuna kadar vermesi gerekir.

"O GÜNLERİ GÖREYİM, BEN KOŞTURACAĞIM PEŞLERİNDEN"

Dündar, eleştirilerine şöyle devam etti:

* Türkiye, kişi başına düşen milli gelirde bundan 7-8 yıl öncesine döndü. Faiz çıkmış 19'a. Enflasyonun o kadar saklaya saklaya, makyajlanmış, kamufle edilmiş rakamı yüzde 16,1.

* Dış borç çıkmış 470 milyar dolara. Dolar gelmiş 8 buçuk liraya. Siz neden bahsediyorsunuz arkadaş? O yasak bu yasak... Nereye kadar?

* Bu millet bu zenginleşmenin, bu sıfırdan ultra zengin olmanın hesabını sormayacak mı? Ne diyordu Yaşar Topçu? Zamanında Bayındırlık Bakanlığı yapmış, Ulaştırma Bakanlığı yapmış, dev ihalelere çıkmış bir bakanlıkta bulunmuş bir siyasetçi, çizmesinde bir karış çamur, elinde eski bir çanta...

* Uçağa bindiğinde, 'Uğur bey ne yapayım hayatımı avukatlık yaparak kazanıyorum. Şunu sakın unutmayın, siyasette zengin olan babam bile olsa bilin ki hırsızdır' demiştir.

* Bunların hesabı sorulmayacak mı? Hepsi tek tek çıkacak ortaya. Allah bana uzun ömür versin, o günleri göreyim. Ben koşturacağım peşlerinden. İsterlerse Afganistan mağaralarına kaçsınlar. Oraya kadar gideceğiz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR