Ve Irak'tan ilk hamle geldi...
Irak'ta, ABD öncülüğündeki terör örgütü DEAŞ Karşıtı Koalisyon Güçleri'nin, Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Adil Abdülmehdi'nin onayı olmadan hiçbir eylem yapmamasına karar verildi.
DÜNYA , 04 Ocak 2020 Cumartesi, 19:55
Ve Irak'tan ilk hamle geldi...

IKBY'den yapılan açıklamada ise karışıklığın devam etmesi halinde DEAŞ gibi örgütlerin yeniden güçlenebileceği uyarısında bulunulurken "Irak ülkelerin çekişme sahasına dönüşmemelidir" denildi. Sabah saatlerinde Irak Ulusal Güvenlik Konseyi ABD'nin Irak'taki askeri varlığı sonlandırabilir mesajını vermişti. Süleymani'ni cenazesindeki ABD karşıtı sloganlar da dikkat çekti.

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi'nin Askeri Sözcüsü Tuğgeneral Abdulkerim Halef yaptığı açıklamada, ABD öncülüğündeki terör örgütü DEAŞ Karşıtı Koalisyon Güçleri'nin, Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Adil Abdülmehdi'nin onayı olmadan, hiçbir eylem yapmasına izin verilmeyeceğini açıkladı.

Öte yandan, Koalisyon Güçleri ve NATO'nun, Irak ordusunu eğitim misyonlarının askıya alınma kararına ilişkin ise Halef, "Silahlı Kuvvetlerimizi eğitmek için alternatif yollarımız var" demekle yetindi.

GÜVENLİK KONSEYİ'NDEN MESAJ

Irak Ulusal Güvenlik Konseyi ABD'nin ülkedeki askeri varlığına son verilmesi kararının alınabileceğini duyurdu.

Başbakan Adil Abdulmehdi başkanlığında toplanan Irak Ulusal Güvenlik Konseyi, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis'e karşı ABD tarafından düzenlenen saldırıyı değerlendirdi. Konseyden toplantının ardından yapılan açıklamada, Süleymani ve el-Mühendis'e karşı düzenlenen saldırının ülke egemenliğini ihlal ettiği belirtilerek kınandı.

"ABD'NİN ASKERİ VARLIĞI SONLANDIRILABİLİR"

Söz konusu hava saldırısının ABD kuvvetlerinin Irak'ta bulunma şartlarının dışına çıkmak anlamına geldiği kaydedilen açıklamada, yarın parlamentoda olağanüstü bir oturumda konunun ele alınacağı ve "ABD'nin ülkede askeri varlığına son veren bir karar alınabileceği" bildirildi. Irak Başbakanı Abdulmehdi, dün yaptığı yazılı açıklamada "Resmi görev yapan Iraklı askeri liderin suikastı Irak halkı, devleti ve hükümetine karşı düşmanlıktır." ifadelerini kullanmıştı.

IKBY'DEN DEAŞ UYARISI

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanlığı, Irak'ta karışıklığın devam etmesi halinde terör örgütü DEAŞ gibi örgütlerin yeniden güçlenebileceği uyarısında bulundu. IKBY Başkanlığı, dün ABD'nin hava saldırısında İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi Mühendis'in öldürülmesiyle ilgili bir yazılı açıklama yayımladı. Irak toprakları üzerinden başka ülkelerin tasfiye hesapları yapması ve buna yönelik adımların kabul edilmediğine yer verilen açıklamada, Irak'ın egemenliğinin ihlal edilmesi sonucu son yıllarda terör örgütü DEAŞ ile mücadelede önemli rolü bulunduğu iddia edilen Süleymani ve Mühendis'in öldürüldüğü ifade edildi.

"Irak ülkelerin çekişme sahasına dönüşmemelidir." denilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Tarafları, sorunları diyalog ve barışla çözmeye, Irak'ın egemenliğine saygı duymaya davet ediyoruz. Bu karışıklık ve eylemlerin devam etmesi, Irak ve
bölgeyi belirsiz bir geleceğe sürükleyeceği gibi DEAŞ gibi terörist örgütlerin güçlenmesine fırsat verecektir.

"AMERİKA'YA HAYIR"

Irak'ın başkenti Bağdat'ta, Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis için düzenlenen törende ABD karşıtı sloganlar dikkat çekti. Bağdat'ın merkezi Cadiriye'deki cenaze törenine Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi, hükümet yetkilileri, Şii milis gücü Haşdi Şabi komutanları ve yüzlerce milis ve sivil katıldı. Cenaze töreninde sık sık "Amerika'ya hayır" ve "İsrail'e hayır" ile "En büyük şeytan Amerika" sloganları atıldı. Tören sonrası cenazeler Kerbela kentine götürülürken Mühendis'in cenazesi Necef'te toprağa verilecek.

SON BİR YILDIR ARTAN ÇEKİŞME

ABD Başkanı Donald Trump'ın Şubat 2019'da "İran'ı gözetlemek için ülkede asker bulunduruyoruz" açıklamasıyla artmaya başlayan ABD ve İran arasında Irak toprakları üzerinde yaşanan gerilim, İranlı general Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle zirveye çıktı. Saddam rejimini devirmek için giren 2003 yılında Irak'ı işgal eden ABD ordusu, "ülkede güvenliği sağlamak, Iraklı güvenlik güçlerini eğitip donatmak, terör örgütü DEAŞ ile mücadele ve ardından son olarak İran'ı gözetleme" gibi gerekçelerle halen bu ülkede varlık gösteriyor. ABD, 2003'ten bu yana sadece 2011-2014'teki 3 yıllık çekilmenin dışında ülkenin farklı bölgelerindeki 9 askeri üssü ve 5 bin 200 askeriyle Irak'ta konuşlanıyor.Terör örgütü DEAŞ'ın Aralık 2017'de Irak'tan tamamen temizlenmesinin ardından ABD ve İran arasındaki "askeri nüfuzdan" kaynaklı gerilim de yavaş yavaş tırmanmaya başladı.

Her iki ülkenin hesaplaşma alanına dönüşen Irak'ta, özellikle son 1 yıldır artan gerilim, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin beraberindekilerle birlikte Bağdat Havalimanı'nda ABD'nin hava saldırısıyla öldürülmesinin ardından zirveye çıktı. Trump'ın, 3 Şubat 2019'da "İran'ı gözetlemek için Irak'ta askeri varlık gösteriyoruz" açıklamasının ardından ağustos ve temmuzda İran'a yakın Haşdi Şabi'nin üslerine Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ile saldırılar düzenlendi. Haşdi Şabi, saldırılardan ABD'yi sorumlu tutarken işin arkasında İsrail'in de olduğu iddia edildi.

HÜKÜMET KARŞITI GÖSTERİLER

Başta Bağdat olmak üzere Irak'ın orta ve güney vilayetlerinde 1 Ekim'den bu yana devam eden hükümet karşıtı gösterilerin İran'ın ülkedeki nüfuzunu hedef almasıyla gerilim tırmanmaya başladı. Iraklı göstericiler farklı zamanlarda İran'ın Necef ve Kerbela'daki konsolosluklarını 3 kez ateşe verdi.
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih'in, 26 Aralık'ta göstericilerin baskısı nedeniyle istifa eden Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi'nin yerine İran'a yakın Bina Koalisyonu adayı Esed İdani'yi seçmemesi, ülkedeki tansiyonun dozunu biraz daha artırdı.

BAĞDAT BÜYÜKELÇİLİĞİ BASILDI

Kerkük'te ABD'nin K1 Askeri Üssü'ne füzelerle yapılan saldırıda, ABD'nin sözleşmeli bir personelinin hayatını kaybetmesi ve bazılarının yaralanması her iki tarafı daha çok şiddetlendirdi. ABD, saldırıdan dolayı İran'a yakın Şii milis güçlerini hedef gösterse de bu iddialar milislerce kabul edilmedi. ABD, 29 Aralık'ta Kerkük'teki saldırıyla misilleme olarak Irak ve Suriye'deki Hizbullah Tugayı'nın 5 üssünü hedef aldı. Saldırıda 25 kişi öldü, 51 kişi de yaralandı. Saldırıdan 2 gün sonra Şii milis güçleri, korunaklı Yeşil Bölge'de yer alan ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'ni bastı. Binaya zarar veren göstericilerin elçilik duvarına yazdıkları "Komutanımız Süleymani" yazısı dikkatleri çekti.

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi'nin çağrısı üzerine Hizbullah Tugayı eylemlerini şartlı sonlandırdıklarını duyurdu. Hizbullah, Abdulmehdi'nin ABD dahil tüm yabancı güçlerin ülkeden çıkarılmasını öngören yasa tasarının mecliste kabul edilmesi için ciddi şekilde çalışacakları sözü verdiğini ileri sürdü.

DOĞRUDAN ÇATIŞMA ENDİŞESİ

ABD, 3 Ocak gece saatlerinde Bağdat Havalimanı'nda İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi Mühendis'in araç konvoyuna hava saldırısı düzenledi. Saldırıda her iki komutanla birlikte Haşdi Şabi ve İranlı askeri
yetkililerden toplam 10 kişi öldü. Bu gelişmeyle birlikte her iki taraf da savaş durumuna girdi.

2 GÜVENLİK ANLAŞMASI İMZALANDI

ABD'nin, başka ülkelere asker göndermek için farklı güvenlik taahhütlerin yer aldığı ve askerlerinin durumunu belirten anlaşma mekanizmasına "Kuvvetler Statüsü Anlaşması (SOFA)" ismi veriliyor. Irak'ta Mart 2003'ten Ağustos 2010'a kadar askeri operasyonlar yürüten ABD, Kasım 2008'de Irak ile içerisinde farklı askeri taahhütlerin bulunduğu stratejik 2 anlaşma imzaladı.

Dönemin Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Ryan Crocker'ın imzaladığı ve 2004'te yürürlüğe giren anlaşmalara, "Stratejik Çerçeve Anlaşması" ve "Stratejik Güvenlik Anlaşması" adı verildi. SOFA anlaşması kapsamında imzalanan anlaşmalarda ABD'nin Aralık 2011'e kadar ülkedeki tüm askerleri çekmesi taahhüt ediliyordu. Stratejik Çerçeve Anlaşma'nın İşbirliği Prensipleri adı altındaki birinci bölümün 3 ve 4'üncü maddelerine göre Irak merkezi hükümetinin çağrısı üzerine ABD'nin ülkede geçici askeri varlık gösterdiği, Irak'ın egemenliğine de saygı duyulması gerektiği belirtiliyor.

Anlaşmada ayrıca, ABD Irak kara, deniz ve hava sahasını başka ülkelere saldırmak için kullanmaması, kalıcı askeri üssün veya askeri varlık talebinde bulunmamasına yer veriliyor.

DEAŞ TEHDİDİ ABD'NİN IRAK'TAKİ ASKERİ VARLIĞINI ARTIRDI

Terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te başta Musul olmak üzere Irak topraklarının üçte birini ele geçirmesi üzerine ABD, Irak ile daha önce imzaladığı 2 anlaşmaya binaen yeniden harekete geçti. Dönemin ABD Başkanı Barack Obama, 19 Haziran'da Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında, ABD'nin direkt çatışmalara katılmayıp kendi diplomatik misyonlarını korumak ve Iraklı güvenlik güçlerine danışmanlık ve yardımda bulma maksadıyla 300 askerin gönderilmesine karar verildiğini duyurdu. Obama, 7 Ağustos 2014'te de Musul'un Sincar Dağı'nda mahsur kalan Ezidilerin DEAŞ'ın kuşatmasından kurtarılması için sınırlı seviyede hava saldırılarının düzenlenmesine karar verdiklerini açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte ABD'nin Irak'taki askeri nüfuzu hem karada hem de havada artmaya başladı.

Irak topraklarının büyük oranı Aralık 2017'de terör örgütü DEAŞ'tan alındı ancak sayıları 5 bin üzerinde çıkan ve ülkenin farklı bölgelerine konuşlanan ABD'li askerlerinin varlığı devam etti.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR