Yüzde 50'nin değil yüzde 100'ün partisiyiz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye ve Avrupa için Ortak Gelecek” adlı konferansta konuşma yaptı.
GÜNDEM , 07 Haziran 2013 Cuma, 16:06
Yüzde 50'nin değil yüzde 100'ün partisiyiz

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"Neden Türkiye, bunca avantajına rağmen hala Avrupa Birliği tarafından haksız engellemelerle karşılaşıyor? Avrupa Birliği, Türkiye’ye verdiği sözleri unutmaktan ve unutturmaya çalıştırmaktan vazgeçmelidir. Türkiye, kapıda bekletilecek bir ülke değil. Siyasi ve ideolojik sebeplerle 16 faslın müzakereleri açılmıyor.

Türk vatandaşlarına uygulan vize rejimi bizden çok Avrupa’ya zarar veriyor. AB’nin Türkiye’nin önüne koyduğu blokaj, kendi refahının önüne koyduğu bir blokajdır. Ahde vefa ilkesi yok. Bize 'Üç yıldır sizi şu sebeplerle almıyoruz' desinler. Türkiye’ye gerçekler niçin açıklanmıyor? Sürecin niçin bu kadar ağır ilerlediğini vatandaşın bilmesi lazım.
Haberin devamı ?reklam

'AB'YE GİRMEYE HAZIRIZ'

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve diğerleri gitti. Şu anda bu süreci takip eden bir ben kaldım. Biz AB üyesi ülkelere zaten girmişiz. Şu anda 5 milyon vatandaşımız AB üyesi ülkelerde yaşıyor. Bu trajikomik durumu daha fazla sürdürmeye gerek yok. Bugün Türkiye’nin AB’ye değil, AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacından bahsetmek gerekir. Çalışmaları yarın AB üyesi olacak gibi yürütüyoruz. Türkiye birkaç düzenlemeyle AB’ye girmeye hazırdır.

'AVRUPA STANDARTLARINA YAKINIZ'

AB tarafından bize ifade özgürlüğü konusunda bazı eleştiriler yöneltildiğini görüyoruz. Fasıllarda açılış yapılabilir, kapanış yapılamaz ilkesi geldi. Türkiye'ye bu reva mıdır? Bizim özgürlükler ve yargının bağımsızığı konusnda hiçbir çekincemiz sözkonusu değildir. Türkiye Avrupa standartlarına en yakın olduğu noktadadır.

'DİYORLAR Kİ 'ERDOĞAN ÇOK SERT', KUSURA BAKMAYIN...'

Avrupa, Romanları sınırdışı etti. Neden ses çıkmadı? Benim 8 vatandaşım insafsızca öldürüldü. Niçin basın mensupları o mahkemeler alınmadı. Bunları yutalım mı, dinlendirmeyelim mi? Bunları söyleyince 'Erdoğan çok sert'. Kusura bakmayın, bunları söylemek zorundayım.

'KORKUNÇ DEZENFORMASYON'

Son günlerde Taksim Gezi Parkı düzenlemesi bahanesiyle yaşanan olaylar, hiç kimseyi yanlış düşüncelere, tereddütlere sürüklemesin. Çünkü burada korkunç bir dezenformasyon var. Sosyal medyanın korkunç yalan kampanyaları var. Bunların hepsi tespitle elimdedir. Hepsini biliyoruz. Bizim demokratik talepler konusunda hiçbir sıkıntımız, hiçbir çekincemiz yoktur.

'MUHATAP YOK'

Her şeyden önce muhatabınızı bileceksiniz, burada muhatap söz konusu değil. Milletin parlamentodaki temsilcilleri ne iş yapar diye sormaz mısınız?

ÇEVRECİLERE SESLENDİ

Çevre hassasiyeti olan kardeşlerime sesleniyorum. Eğer çevrecilikte ortaklık yapacaksanız, gelin bu Başbakanınız ile yapın. Çevre için yaptıklarımız neden konuşulmuyor?

'ÇÖZÜM SÜRECİNİ DE KATMAK İSTİYORLAR'

Çözüm sürecini istemeyenlerin bu olayın içinde olduğunu bilmenizi isterim. Gezi Parkı olaylarında olanların bir kısmı çözüm sürecini bu işin içine katmanın gayreti içine giriyorlar. Onlar da çözüm sürecine karşı.

'DEMOKRASİ TALEBİNE CANIM KURBAN'

Çevreci olmak; devletin araçları yakmak, kamu malına zarar vermek değildir. Çevreci olmak insanları öldürmek değildir. Demokrasi talepleri olanlara canım kurban, her türlü desteği vermeye hazırım.

'AKM DEPREME DAYANIKSIZ'

Diyorlar ki, 'referanduma karşıyız'. Niye karşısın, karşı olma o zaman. Depreme dayanıklı olmayan AKM var. Biz buraya dev bir opera binası yapalım.

'DAHA GÜZEL TAKSİM İSTİYORUZ'

Böyle bir şeyin kararını vereceksek, bunu zaten seçim öncesinde vermişiz. Halkımız destek vermiş. Daha güzel bir Taksim istiyoruz. Niye trafiği yer altına alıyoruz? Benim vatandaşım çoluğu çocuğuyla gelsin gezsin istiyoruz. Gezi Meydanı’na fark atacak bir ağaçlandırma yapacağız.

AVM olması metre nedeniyle mümkün değil. Bizim düşüncemiz içinde buraya güzel bir şehir müzesi yapmak da var. Biz ilk başta yapılan müdahaleyle ilgili üzüntümüzü bildirdik. Avrupa’da benzer olaylara daha sert müdahaleler yapılıyor.

'BİZİ MİLLET GÖTÜRÜR'

Demokrasi, bir şeffaflık rejimidir. Bizi millet getirdi, götürecekse millet götürür, başkaları değil. Hükümetle bir meselesi olan bunu sandıkta sorabilir.

'ASLA BOYUN EĞMEYİZ'

Şunu herkes bilsin ki milli iradeye yönelik hiçbir saldırıya hangi kılıf altında olursa olsun, kim tarafından beslenirse beslensin, asla boyun eğmeyiz. Biz, toplumsal hadiseleri okuruz, analiz ederiz, objektif biçimde de değerlendiririz.

'YÜZDE 100'ÜN PARTİSİYİZ'

Bizi bugünlere taşıyan, bizi her iki kişiden birinin oyuna mazhar eden de bu kucaklayıcı tavrımızdır. Şunu da söyleyeyim; yüzde 50 bize oy verdi, biz yüzde 50'nin partisi değiliz. Biz şu anda yüzde 100'ün partisi olarak ülkeye hizmet veriyoruz

'O İLANLARI GÜÇLENMEMİZİ İSTEMEYENLER VERİYOR'

Yabancı dostlarımızdan, özellikle de yabancı medyadan Türkiye'de yaşananları lütfen ideolojik bir yaklaşımla ele almamalarını ve sipariş üzerine ilanlar yayınlamamalarını kendilerine de hatırlatırım.

Gazetelere, uluslararası medyaya parayı basmak suretiyle ilan verenler, oralarda Türkiye'nin güçlenmesini, Türkiye'nin bu hale gelmesini hazmedemeyenlerin çıkarmış olduğu ilanların kaynaklarını da biliyoruz. Bunu da özellikle hatırlatmak istiyorum. Bu, Türkiye'nin güçlenmesinden, Türkiye'nin bir güç devşirmesinden rahatsız olanların aslında attığı bir adımdır.

'FAİZ LOBİSİ FAZLA HEVESLENMESİN'

Bu, yine Türkiye'deki faiz lobisinin iktidarımıza yönelik attığı adımdır. Faiz lobisi de fazla heveslenmesin, onlar da kusura bakmasınlar hedeflerine ulaşamayacaklar. Bu halkın dediği neyse o olacak. Bu milletin dediği olacak.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR