Hava Durumu

#Ak Parti

Bursa Hakimiyet - Ak Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ak Parti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da AK Parti ile CHP arasında imar polemiği! “Hukuka aykırı hiçbir süreç yok” Haber

Bursa'da AK Parti ile CHP arasında imar polemiği! “Hukuka aykırı hiçbir süreç yok”

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçeye bağlı kırsal mahallelerin geleceğini doğrudan etkileyecek yeni imar planlarını anlatmak, değerlendirmek ve vatandaşların görüşlerini almak amacıyla başlattığı saha buluşmalarını aralıksız sürdürüyor. Programın ikinci durağı olan Yarış Mahallesi, önceki akşam kapsamlı bir bilgilendirme ve istişare toplantısına ev sahipliği yaptı. Belediyenin teknik ve idari kadrosuyla birlikte mahalle mahalle sahaya inen Başkan Karabatı, hazırlanan yeni imar planlarını yerinde anlatarak sürecin tüm aşamalarını vatandaşlarla yüz yüze paylaşıyor. Karacabey Belediyesi tarafından kırsal mahalleler için hazırlanan imar planlarının; planlı, güvenli, sürdürülebilir ve anlaşılır bir yerleşim düzeni oluşturmayı hedeflediği vurgulanırken, sürecin katılımcı ve şeffaf bir anlayışla yürütüleceğinin de özellikle altı çiziliyor. Yarış Mahallesi’nde yoğun katılımlı toplantı Yarış Mahallesi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın yanı sıra AK Parti İlçe Başkanı Gültekin Saygısever, Yarış Mahalle Muhtarı Remzi İlhan, Güngörmez Mahalle Muhtarı Yüksel Cesur, başkan yardımcıları, belediyenin teknik ekipleri ve çok sayıda mahalle sakini katıldı. Toplantıda; imar planlarının kapsamı, yapılaşma koşulları, hak sahipliği, uygulama süreçleri ve izlenecek yol haritası teknik detaylarıyla anlatıldı. Mahalle sakinleriyle birebir temas kuran Başkan Karabatı, yeni imar planlarının temel amacının kırsal mahallelere daha nitelikli ve sürdürülebilir hizmetler götürmek olduğunu belirtti. Altyapı, ulaşım ve şehirleşme olanaklarına dikkat çeken Karabatı, “Bizim derdimiz, bu imar planları sayesinde sizlere daha kaliteli hizmet sunabilmek. Altyapıdan şehirleşmeye ve sosyal donatılara kadar her imkândan kırsal mahallelerimizin de yararlanmasını istiyoruz. Bunun için mahallelerimizin düzenli ve planlı hale gelmesi gerekiyor. Neyin nerede olduğunun netleşmesi şart.” dedi. “Hukuka aykırı hiçbir süreç yok” İmar planlarının hukuki zeminde hazırlandığını ve hiçbir şekilde vatandaşın zararına bir durumun söz konusu olmadığını vurgulayan Karabatı, sürecin tamamen bilgilendirme ve istişareye dayalı yürütüldüğünü belirtti. Karabatı, “Biz buraya oldu-bitti yapmak için gelmedik. Mahallenizle ilgili planları çizdik, şimdi size anlatıyoruz. Eğer varsa eleştiriniz, şerhiniz ya da öneriniz, dinlemeye geldik. Belediyemizin kapıları sonuna kadar açık. Gelin, Etüt ve Proje Müdürlüğümüzde tüm detayları en şeffaf haliyle paylaşalım.” ifadesini kullandı. CHP’nin eleştirilerine net yanıt Başkan Karabatı, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Mustafa Utku’nun Çavuş Mahallesi ziyareti sonrası yaptığı eleştirilere de değinerek, spekülatif söylemlerin Karacabey’e zarar verdiğini ifade etti. İmar planlarının kesinlikle rant amaçlı olmadığını yineleyen Karabatı, “CHP İlçe Başkanı’nın tam olarak neyi eleştirdiğini anlamış değiliz. Ne planların içeriğiyle ilgili ne de hukuki açıdan somut bir itirazları var. Küçük siyasi hesaplarla yapılan açıklamalara itibar edilmemeli. Bu planları ranta kurban etmemek için bugüne kadar gizli tuttuk. Sizin onay vermediğiniz hiçbir çalışmayı hayata geçirmeyiz. Bu, Karacabey’in geleceğine atılmış çok önemli bir adımdır. Bize güvenin.” diye konuştu. Vatandaş sordu, belediye yanıtladı Toplantının sonunda Yarış Mahallesi sakinleri, imar planlarını detaylı şekilde inceleyerek merak ettikleri konular hakkında sorular yöneltti. Belediye Başkanı Karabatı ve teknik ekip, tüm soruları ayrıntılı ve açık bir şekilde yanıtladı. Yarış’taki toplantının da Çavuş Mahallesi’nde olduğu gibi verimli geçtiği, mahalle sakinlerinin sürece aktif katılım gösterdiği gözlemlendi. Kırsal mahalle buluşmaları devam ediyor Yeni imar planlarına ilişkin kırsal mahalle toplantıları, belirlenen takvim doğrultusunda devam edecek. Program kapsamında 28 Ocak 2026 Çarşamba günü saat 20.00’de Kedikaya Mahallesi, 29 Ocak 2026 Perşembe günü saat 20.00’de Dağkadı Mahallesi ziyaret edilerek ilk etap köy toplantıları tamamlanacak. Sadece imar değil, tüm sorunlar masaya yatırılıyor Toplantılar yalnızca imar planlarıyla sınırlı kalmıyor. Başkan Karabatı ve ilgili müdürler; altyapıdan üstyapıya, ulaşımdan çevre düzenlemesine, temizlikten sosyal hizmetlere, park ve yeşil alanlardan diğer mahalle taleplerine kadar pek çok konuyu yerinde dinliyor. İletilen sorunlar anında değerlendirilerek çözüm için atılacak adımlar planlanıyor.

Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz'dan "fotoğraf" eleştirilerine "Bozbey"li cevap! Haber

Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz'dan "fotoğraf" eleştirilerine "Bozbey"li cevap!

Yıldırım Belediye Meclisi, 2026'nın ilk toplantısını Oktay Yılmaz başkanlığında yaptı. Çeşitli konuların görüşüldüğü toplantıda CHP grubu, belediye tarafından dağıtılan sosyal kartlarda Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın fotoğrafının basılmasına eleştirilerde bulundu. CHP'DEN FOTOĞRAF TEPKİSİ: KAMU KAYNAKLARI KİŞİSEL PROPAGANDA MALZEMESİ DEĞİLDİR Yıldırım Belediyesi’nin ihtiyaç sahiplerine verilen sosyal yardım kartları üzerinde Oktay Yılmaz'ın fotoğrafı olduğunu belirten CHP'li meclis üyesi Nimet Yıldız, "Sunumda da biraz önce tekrar gördük. Evet, ihtiyaç sahiplerine bu kartlar dağıtılıyor. Ancak bu kartlar sizin değil, halkın parasıyla dağıtılmaktadır. Bu kartların üzerinde kendi fotoğrafınızı koymak etik dışıdır ve sosyal yardımı bir reklam aracına dönüştürmektir. Sosyal belediyecilik, yoksulluğu teşhir ederek değil, onuru koruyarak yapılır. Kamu kaynakları kişisel propaganda malzemesi değildir. Anadolu’da ne derler? Bir elin verdiğini diğer el görmez." şeklinde konuştu. (CHP'li Meclis Üyesi Nimet Yıldız) BAŞKAN YILMAZ'DAN "BÜYÜKŞEHİR"Lİ CEVAP: BİLLBOARDLARA YAPILAN HARCAMALAR VATANDAŞA YAPILMIYOR CHP'nin fotoğraf eleştirisine cevap veren Başkan Yılmaz, "Sosyal kartları ilçe belediyeleri de dağıtıyor, Yıldırım Belediyesi de dağıtıyor, Büyükşehir Belediyesi de dağıtıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı billboardları hepiniz görmüşsünüzdür. Şehrin her tarafında emeklilere yapılacak yardımlar anlatılıyor. Ancak biz emeklilerden, “Büyükşehir artık destek olmuyor” diye şikâyetler alıyoruz. Şunu gösteriyor bu: Billboardlara yapılan yatırımlar, billboardlara yapılan harcamalar sosyal kart yoluyla vatandaşa yapılmıyor demek ki. Biz sosyal kart vererek, aslında yardım yaptığımızı da göstermiş oluyoruz." dedi. BAŞKAN YILMAZ: FOTOĞRAFI BEN KOYDURMADIM Fotoğrafı konulmasının kendi talimatı olmadığını belirten Yılmaz, "Bizim verdiğimiz fotoğraf arkadaşların tercihi. O sosyal kart, bizim vatandaşa yardım ulaştırdığımızın bir göstergesidir. Bu kartı AK Partili belediye de verebilir, Cumhuriyet Halk Partili belediye de verebilir. Burada AK Partili belediye vermiş, evet fotoğrafını koymuş. Cumhuriyet Halk Partili belediye de billboardlara boy boy fotoğrafını asmış, bu yardımı da yapmamış.Şimdi siz bile Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediyesi’ne değil, AK Partili Yıldırım Belediye Başkanı’na güveniyorsunuz. Sizin ilçe başkanınız bu sosyal kartı paylaştı değil mi? Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup sözcüsü Nimet Hanım, siz cuma günü Sosyal Destek Müdürlüğümüze bir adres veriyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yıldırım Belediye Meclisi Grup Sözcüsü cuma günü belediyemizi arıyor, ilgili müdürlüğümüze bir adres veriyor. Biz de bu adrese arkadaşlarımızı gönderiyoruz, tetkik yapılıyor ve sosyal destek kartı gönderiliyor. Kim istiyor? Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yıldırım Belediyesi Meclisi Grup Sözcüsü. Bunu Yıldırım Belediyesi’nden de isteyebilirdi, Büyükşehir Belediyesi’nden de isteyebilirdi. Yıldırım Belediyesi’ne güvendiği için Yıldırım Belediyesi’nden istiyor." şeklinde konuştu. YILDIZ: HALKIN VERGİSİYLE VERİYORSUNUZ Oktay'ın açıklaması üzerine araya giren Nimet Yıldız, "Yıldırım Belediyesi’ne güvendiğim için değil başkanım. Yıldırım Belediyesi sınırları içinde olduğu için ve vergilerimizle daha önce de istedik. Bu kadar polemik yapmak çok mu doğru gerçekten? Çünkü siz Yıldırım Belediyesi olarak halkın vergisiyle veriyordunuz. Vatandaşı bu kadar yoksullaştırdınız ki; yönetici olarak, iktidar olarak… İnsanları muhtaç ettiğiniz bin liralık karta, o bin liralık karta da kendi fotoğrafınızı gülerek koydunuz. Gülerek koydunuz. Evet. Bu etik değil.” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ: BİZ REKLAMIMIZI BİLLBOARDLARDA YAPMADIK Nimet'in sözünü kesmesine tepki gösteren Başkan Yılmaz, "Arkadaşlar, size göre Cumhuriyet Halk Partisi’ne göre Yıldırım, demek ki Büyükşehir’in bir parçası değil. Büyükşehir’in bütçesi de milletin vergileriyle desteklenmiyor sanki. Yapmayın Allah aşkına. Ben bir olayı anlatıyorum: Cuma günü Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yıldırım Belediye Meclisi Grup Sözcüsü bir talepte bulunuyor. Biz de yerine getiriyoruz. Sonra bu kartı sosyal medyada paylaşıyorsunuz. Arkadaşlarımız size bilgi veriyor: “Biz gittik, inceledik. Talep doğru, destek olduk. Biz bunu yapmışız. Siz ise kamuoyuna yaptığımız yardımı sanki kötü bir şey yapıyormuşuz gibi anlatmaya çalışıyorsunuz. Kötü bir şeyi paylaşacaksanız, billboardlarda boy boy reklam verip yardım yapmamayı paylaşın. Ben belediye başkanıyım. Yıldırım Belediyesi’nin hizmetini sunuyoruz. Orada bir partinin logosu yok, amblemi yok. Siz resmi programlarınızda ilçe başkanlarına söz veriyorsunuz, biz vermiyoruz. Biz usule, erkâna ve demokrasiye dikkat ediyoruz. Bu tip polemiklere gerek yok. Biz hizmet üretiyoruz. Hizmetimizin karşılığı olarak vatandaşımıza yardımı ulaştırıyoruz. Görsellikle ilgili dikkat edilecek hususlar olabilir; bunlar basit konular. Ama önemli olan şu: Biz iş de yapıyoruz, sosyal destek de yapıyoruz. Reklam yapıp bırakmıyoruz. Siz sadece reklam yapıyorsunuz, iş üretmiyorsunuz. Biz reklamımızı billboardlarda yapmadık, vatandaşa doğrudan destek olduk." diyerek konuşmasını tamamladı.

En düşük emekli maaşı için kritik toplantı tarihi belli oldu Haber

En düşük emekli maaşı için kritik toplantı tarihi belli oldu

En düşük emekli maaşı ne kadar olacak? Milyonlarca emekli bu sorunun yanıtını merak ederken yeni bir gelişme yaşandı. Emekli maaşı düzenlemesi için bugün AK Parti grubunda toplantı yapılacağı öğrenildi. "KANUNİ DÜZENLEME GEREKTİREN BİR KONU" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bugün AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlamıştı. En düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin soru üzerine Yılmaz, bununla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler'in açıklamalarını anımsatmıştı. Yılmaz, çalışmanın Meclis'te düzenlenme gerektiren bir konu olduğuna değinerek, şunları kaydetmişti: "Bu tür konularda Grup Başkanımızın söyledikleri, onun yaklaşımı önemli. Hükümet, Meclis bu konularda her zaman birlikte çalıştık, bundan sonra da birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Burada önemli olan, aldığınız her kararda etkileri iyi analiz etmeniz, ne tür etkiler doğuracağına bakarak daha sağlıklı kararlar oluşturmanız. Gerisi Meclisimizin takdirinde. Biliyorsunuz bu, kanuni düzenleme gerektiren bir konu, dolayısıyla takdir Meclisimizde." "EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞIYLA İLGİLİ DÜZENLEMEYİ MECLİSİMİZ GERÇEKLEŞTİRECEK" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da dün en düşük emekli aylığının artırılması konusunda TBMM AK Parti Grubunca bir çalışma yürütüldüğünü, bu çalışmanın en kısa sürede Meclis'e sunulacağını bildirmişti. Işıkhan, TRT Haber'de katıldığı canlı yayında, çalışma hayatının gündemindeki konulara ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Toplam 16 milyon 816 bin emeklinin aylıklarının enflasyondan doğan farktan yararlanacağını belirten Işıkhan, şöyle konuşmuştu: "SSK ve Bağ-Kur emeklileri aylıklarını farklı, Emekli Sandığında emekli olanlar ise aylıklarını farklı bir orandan alacak. Buradan TBMM AK Parti Grubunun, konuya ilişkin bir çalışma yürüttüğünü paylaşmak isterim. İlgili toplantılar da yapıldıktan sonra konuya ilişkin bir açıklama yapılacağını belirtmek isterim. En düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi Meclisimiz gerçekleştirecek. Yasa tasarısına dönüştürüldükten sonra en kısa sürede bu kamuoyuyla paylaşılacak."

Faruk Çelik’ten Soma maçı tepkisi: Tribünlerdeki küfür kabul edilemez, taraftara ağır ithamlar da yanlış! Haber

Faruk Çelik’ten Soma maçı tepkisi: Tribünlerdeki küfür kabul edilemez, taraftara ağır ithamlar da yanlış!

AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sporun birleştirici gücüne vurgu yaparak, Bursaspor’un Soma’da oynadığı deplasman maçında tribünlerden yükselen Leyla Zana’ya yönelik küfürlü tezahüratın yanlış ve kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sporun; dili, kimliği, inancı ve düşüncesi ne olursa olsun insanları aynı heyecanda buluşturan evrensel bir değer olduğuna dikkat çeken Çelik, futbolun da rekabetin ötesinde birleştirici bir güç olması gerektiğini belirtti. Bu tür ifadelerin müsamaha gösterilecek bir durum olmadığını vurgulayan Çelik, olayların körüklenmesinin de son derece yanlış olduğunun altını çizdi. "KÜFÜR VE AĞIR İTHAMLAR KABUL EDİLEMEZ" Çelik, söz konusu tezahürat üzerinden Bursaspor taraftarına yönelik ağır ithamları da kabul edilemez bulduğunu ifade ederek, tribünlerin kendine özgü dinamikleri bulunduğunu, zaman zaman istenmeyen reflekslerin ortaya çıkabildiğini ancak bunun üzerinden sürekli düşmanlık üretilmemesi gerektiğini kaydetti. "DUYARLI VE SORUMLU DAVRANILMASI GEREKİYOR" Yanlış ve hatalı söylemlerin karşısında durulması gerektiğini belirten Çelik, bu tür hataların tekrar etmemesi için sorumluluk çağrısı yaptı. Açıklamasında Bursaspor taraftarlarına da seslenen Çelik, Süper Lig hedefi doğrultusunda yürüyüş sürerken daha duyarlı ve sorumlu davranılması gerektiğini ifade etti. Bursaspor üzerinden toplumda ayrışma yaratılmak istendiğini savunan Çelik, kulübün mali ve sportif sıkıntıların birlik içinde aşıldığını hatırlatarak, bu tür girişimlerin de yine birlikte bozulacağını söyledi. “Kimse endişe etmesin” mesajıyla açıklamasını tamamladı.

Bursa'da "Suyun beşte biri ücretsiz olsun" önerisi: Karar belediye meclisinin! Haber

Bursa'da "Suyun beşte biri ücretsiz olsun" önerisi: Karar belediye meclisinin!

Su fiyatlarına yüzde 30 zam yapılan ve tekrar katı atık bedelleri ödenmesi için karar alınan Bursa'da dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Büyük Birlik Partili Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Haldun Filizli, “İnsani su kullanım hakkı çerçevesinde, hanelerde yaşayanların kullanmış oldukları aylık su miktarının 1/5’inin ücretsiz olarak verilmesi” ile ilgili belediye meclisine yazılı önerge vermişti. Haziran ayında toplanan meclis de önergenin Plan ve Bütçe Komisyonuna havalesine karar vermişti. Plan ve Bütçe Komisyonu'nun söz konusu önerge için hazırladığı raporun 11 Aralık günü yapılacak toplantıda görüşüleceği öğrenildi. Hazırlanan rapor olumlu olursa ve belediye meclisinde onaylanırsa Bursalılar, evlerinde kullandıkları suyun beşte biri için ücret ödemeyecek. BENZER BİR KARARA İMZA ATILMIŞTI Geçtiğimiz senenin mayıs ayında toplanan Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, mesken aboneliklerinde kullanılan suyun 500 litresinin insani su hakkı olarak vatandaşlara ücretsiz verilmesi ile ilgili raporu kabul etmişti. BOZBEY NE DEMİŞTİ? Su fiyatlarına yapılan yüzde 30 zam hakkında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Bize iletilen BUSKİ gelirleriyle oluşan düşüncemiz sonucunda yüzde 25 su indirimi yapıldı. İşin içine girdiğimiz zaman hiç de öyle olmadığını öğrendik. ‘Doğru yapmamışız’ dedik." ifadelerini kullanmıştı. 'İNSANİ SU HAKKI' NEDİR? İnsani Su Kullanım Hakkı kapsamında tüketilen suyun bir miktarı ücretsiz olarak karşılanıyor. "İnsani su hakkı" ile ilgili Cumhurbaşkanı kararı 16.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karara göre, belediyelere yetkili karar organları eliyle hane başı aylık toplam kullanımın beşte birini aşmayacak şekilde üst sınır koyma yetkisi verilmişti. Böylece belediyeler "insani su hakkı" kapsamında ücretsiz ya da indirimli su tarifesi belirleme yetkisine sahip olmuştu.

Bursa Nilüfer'de katı atık tarifelerine onay! Cumhur İttifakı'ndan 'adaletsizlik' itirazı... Haber

Bursa Nilüfer'de katı atık tarifelerine onay! Cumhur İttifakı'ndan 'adaletsizlik' itirazı...

Nilüfer Belediye Meclisi dün Şadi Özdemir başkanlığında Aralık ayı toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda uzun süredir tartışılan katı atık toplama bedelleri gündeme geldi. Plan Program ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonunun, 2025 yılı Evsel Katı Atık toplama maliyetinin Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 yılında tahakkuk ve tahsilatının yapılması ile ilgili raporu görüşüldü. Raporda, "Bursa Büyükşehir Belediye Meclisince alınan 23.05.2017 tarih ve 2016/1098-2017/247.572 Esas 1521 Sayılı karar gereği, 2025 yılı Evsel Katı Atık toplama maliyetinin Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 yılında tahakkuk ve tahsilatı yapılmak üzere ekli tarifelerin konut ve küçük işletme dışında kalan işyerlerinden sözleşme yapılması koşuluyla ait olduğu gruptan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik gereği tahakkuk ve tahsilin uygun olduğuna Komisyonlarımızca karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi. Cumhur İttifakı bileşenleri AK Parti ve MHP'nin reddettiği rapor, CHP'nin oylarıyla onaylandı. 2026 senesinde yaklaşık 713 milyon TL tutarında katı atık bedeli toplanması bekleniyor. AK PARTİLİ OBUT: BÜYÜK İNFİAL OLUŞACAK AK Partili Meclis Üyesi ve Plan Program ve Bütçe Komisyonu Üyesi Abdurrahman Obut, söz konusu kararın Nilüfer esnafına için zulüm manasına geldiğini söyledi. Fiyat tarifelerinin bilimsellikten uzak tamamen keyfi hazırlanan bir gruplama ölçütü ile hazırlandığını öne süren Obut, söz konusu rakamların esnafa rücu etmeye başlamasıyla çok büyük infial oluşacağını kaydetti. "ADALET TEMELLİ BİR SIKINTI VAR" Tamamen gelişigüzel hazırlanmış bir liste gördüklerini belirten Obut, "Kirleten öder ilkesini benimsememiz lazım. Kirleten öderden kastımız nedir? Evet, bir dükkân 5.000 metrekare olabilir, az çöp çıkartıyordur. Bir dükkân 100 metrekare olabilir ama çok çöp çıkartıyordur. Evet, 100 metrekarelik dükkândan daha fazla almamız gerekiyor. Ama ne yazık ki önümüze gelen bu listede bu yok. Bunu örneklendirecek olursak: Bir otopark zaten doğası gereği 2.000–3.000 metrekareden küçük olmayacak bir alan ve evsel katı atığı olmayan, katı atık çıkarmayan, nispeten daha düşük katı atık çıkaran bir iş yeri. Bunu biz 5. grup veya 6. gruptan sınıflandırıyoruz. Yani bir otopark sahibine diyoruz ki: “Sen gel bize 550 bin TL katı atık bedeli ver.” Ama dönüp bize şunu sorduğunda: “Tamam, vereyim vermesine de benim böyle bir katı atığım yok, ben böyle bir katı atık çıkartmıyorum.” dediğinde biz belediye olarak buna ne cevap verebiliriz? Aynı şekilde sauna, spa merkezi doğası gereği küçük olamaz. Spor salonları… Spor salonlarında mesela bin metrekare üstüne dördüncü grup demişiz. Dördüncü grup 87 bin liraya tekabül ediyor. Halı satış mağazaları, diğer fabrika ve sanayi tesisleri yedinci grupta sınıflandırılmış. Ve yedinci grup için bir milyonu aşkın bir para talep edeceğiz biz. Soğuk hava deposu, demir–çelik deposu, kitap toptan deposu, malzeme deposu… Bunlar doğası gereği büyük alanlar. Ama katı atık çıkarma oranı düşük işletmeler. Bu iş yeri sahipleri bize dönüp şunu soracaklardır: “Ben o kadar evsel atık çıkartmıyorum.” 100 metrekarelik bir dükkân ise bir fast food zinciri bu yerlerden çok daha fazla katı atık çıkartacaktır. Ama biz ondan dönüp 8 bin lira talep edeceğiz. Çöp kamyonunun haftada bir kere gelmek zorunda kaldığı yerden bir milyon talep edeceğiz. Burada adalet temelli bir sıkıntı var." dedi. Kararın tekrar revize edilip, ruhsat başına katsayı formülüyle, kirleten öder ilkesiyle yapılması gerektiğini söyleyen Obut, "Yoksa zaten çoğunluk grubuna sahipsiniz, kararı geçireceksiniz ama bir kamuoyu baskısı oluşacağını düşünüyoruz. Sistemin yanlış olduğunu düşünüyoruz. O yüzden bu sistemi reddediyoruz. Eğer sizin de vicdanınız kabul ediyorsa geçirebilirsiniz ama bence etmemeli. Çünkü Bursa’da, Nilüfer’de esnafımıza bu zulmü yapmamalıyız." ifadelerini kullandı. Ruhsatta başka, gerçekte başka büyüklükte faaliyet gösteren firmaların tespit edilemeyeceğini, hiç ruhsatı olmayan işletmelerin ise ödeme yapmayacağını belirten Obut, "Belediye bunları nereden tespit edecek? Yani belediye, bazı işletmelerden çöp vergisi alırken bazısından alamayacak. Haksızlık olacak." dedi ve bu iş için en uygun sistemin su faturaları olduğunu söyledi. (Belediye meclisinin onayladığı fiyat tarifeleri) BAŞKAN ÖZDEMİR: HAFTADA BİR KEZ GİDİLEN İŞLETME YOK Obut'un eleştirilerine cevap veren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, atık toplanması için haftada bir kez gidilen işletme olmadığını söyledi. 1 milyon TL ödeyecek firmalar için gelen eleştiriyi de yanıtlayan Özdemir, "Örneğini verdiğiniz firmaya denk gelen 7–8 firma var. Bunlar çok büyük işletmeler ve çok büyük evsel atık çıkaran işletmeler." dedi. Bakanlığa göre, küçük, orta ve büyük olarak üç çeşit işletme olduğunu belirten Özdemir, "Bu üç ayrım üzerinden yapınca orada çok daha büyük adaletsizlikler oluyor diye biz daha çok parça yaptık. “Mükemmeldir” demiyorum, mutlaka eksikleri vardır. Ama bunu bir önceki yılın, 2024 yılının katı atık bedelini tartışırken de tartıştık. Orada da böyle söylediniz ama bununla ilgili çalışma yapıp “Bak, şunu dikkate alın” gibi bir öneri beklerdik. Genel muhabbet değil. Burada genel söylem yapıyoruz. Keşke esnafımız ayda 3 bin lira, 5 bin lira ödemeyi büyük bir sorun olarak görmese. Keşke hükümetimiz 25 yılın sonunda insanları kirasını ödeyemez hâlde getirmese, esnaflar kapanmak zorunda kalmasa. Keşke esnafımız daha güçlü olsaydı. Şimdi gerçekten Türkiye'nin ekonomisinde sorun var, katılıyorum. Gerçekten katılıyorum, esnafın durumu da çok iyi değil. Ama günün sonunda Sayıştay raporlarında bize bu bulgu olarak önümüze her seferinde geliyor. 'Bunları almanız lazım.' diyor. Biz de bunları Büyükşehir’de onaylatmakta sorun yaşadığımız için alamıyoruz. Keşke orada da bunları onaylatabilsek. Keşke Türkiye’de bunlar konuşulan rakamlar olmasa." şeklinde konuştu. "150 BİN LİRA KİRA VEREN AYLIK 7 BİN LİRAYI ÇOK BULUYOR" Bir vatandaşın kendisini arayıp, “Sizde vicdan yok mu, bu kadar şey mi olur?” dediğini anlatan Özdemir, " Anlattı kendi işini, beni de tanıyan birisi. “İmza toplayacağız, ben engel oldum.” falan dedi. “Ne yapıyorsun?” dedim. İşte kafe, restoran gibi bir şey varmış. “Kaç para kira veriyorsun?” dedim. “150 bin lira kira veriyorum.” dedi. “Ben kendim ne istiyorum?” dedim. “7 bin lira istiyorum.” dedi. 150 bin lira kira veren esnaf, aylık 7 bin lirayı çok buluyor. Çünkü bizim çıkardığımız bu tarifenin aylığı 7 bin liranın da altına geliyor. Şimdi insanlar tabii para vermek de istemiyor; böyle bir alışkanlık da var. Ama esnafın durumunun da çok parlak olmadığını biliyorum." ifadelerini kullandı. Belediye meclisinin gelir ve gider bütçesini oluşturan meclis olduğunu hatırlatan Özdemir, "Gelirlerini artırmak bu meclisin görevidir arkadaşlar; giderlerini de planlamak ve onaylamak bu meclisin görevidir. Dolayısıyla meclis, “Sadece almayın, sadece onu yapmayın, sadece bunu böyle yapmayın.” diyerek bu işletmenin, bu kurumun sağlıklı yürümesini sağlayamaz. O yüzden burada hatalar olabilir, eksikler de olabilir. Bunun üzerinde başka zamanda çalışabiliriz. Ama yılın sonu geldiği için Büyükşehir Meclisine de bunun gitmesi gerekiyor. Dolayısıyla yeni bir zaman açısından bizim için sıkıntılı. O nedenle “Bunu geri çekelim.” ya da “Üstüne tartışalım.” kısmı biraz problemli bir alan bizim için. Çünkü Büyükşehir'in bu aralık meclisinde bunu yetiştirmemiz lazım." dedi. İşte işletmeler için yapılan gruplandırmalar...

50 bin mahkuma af mı geliyor? İki suç kapsam dışında kalacak... Haber

50 bin mahkuma af mı geliyor? İki suç kapsam dışında kalacak...

COVID-19 salgını sırasında çıkarılan ve açık cezaevinde bulunan hükümlülerin kalan cezalarının denetimli serbestlikle dışarıda infaz edilmesini öngören düzenlemenin kapsamının genişletilmesine yönelik talepler bir defa daha Meclis gündemine geldi. AK Parti ve Adalet Bakanlığının uzun süredir üzerinde çalıştığı 11’inci Yargı Paketi’nin bu hafta Meclis’e sunulması bekleniyordu. Ancak, MHP ve Adalet Bakanlığının da talebi ile pakete COVID-19 salgını sırasında çıkarılan ve açık cezaevinde bulunan hükümlülerin kalan cezalarını denetimli serbestlik kapsamında dışarıda infaz edilmesini öngören düzenlemenin kapsamını genişleten bir maddenin eklenmesi gündeme geldi. CEZAEVİNDEN ERKEN ÇIKMA YOLU AÇILACAK Bu sebeple, Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulması da önümüzdeki haftaya kaldı. Daha önce çıkarılan düzenleme 31 Temmuz 2023 tarihi öncesinde cezası kesinleşenleri kapsıyordu. Yeni düzenleme, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyen ancak mahkûmiyeti kesinleşmeyenlere de cezaevinden erken çıkma yolu açacak. Aynı düzenleme haziran ayında çıkarılan 10’uncu yargı paketi ile gündeme gelmiş, ancak son anda rafa kaldırılmıştı. KRİTİK TARİH: 31 TEMMUZ 2023 Düzenleme Meclis’ten geçerse, 31 Temmuz 2023’ten önce suç işlemiş olanlar da kalan cezalarını denetimli serbestlik kapsamında dışarda tamamlayacak. 31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işlemiş olmak kaydıyla, denetimli serbestliğe ayrılmalarına 5 yıl veya daha az süre kalanlar, kalan sürelerini denetimli serbestlik altında infaz edecek. İLK ETAPTA 50 BİN MAHKUM FAYDALANACAK Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre; örgütlü suçlar ile terör suçlarının hariç tutulacağı düzenlemeden ilk etapta 50 bin civarında hükümlünün yararlanacağı belirtiliyor. Ancak bu sayının mahkemelerde süren dava süreçleri ilerledikçe artacağı ifade ediliyor. Adalet Bakanlığı kaynakları, “31 Temmuz 2023 tarihinden önce suç işleyenlerin cezalarının ne zaman kesinleşeceğine dair bir veri olmaz. Çünkü bu tarihten önce suç işlemiş olsa da cezası belki 3 ay sonra belki 3 yıl belki 10 yıl sonra kesinleşecek olanlar var. O sebeple, ceza kesinleştiğinde bu düzenlemeden yararlanma söz konusu olacağı için sayı artar” dedi. EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI Adalet Bakanlığı ve AK Parti kaynakları eski düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkin tartışmaların haklı olduğuna dikkat çekiyorlar. Yapılan değerlendirmelerde “İki kişi düşünün; aynı mahkemede yargılandı. Aynı cezaları aldılar. Ama birininkinin cezası 31 Temmuz 2023 öncesi kesinleşti, diğerininki sonraya kaldı. Burada bir adaletsizlik ortaya çıkıyor. O nedenle 31 Temmuz 2023 tarihi, cezanın kesinleştiği tarih değil, suçun işlediği tarih olarak esas alınarak düzenleme yapılacak” görüşü dile getiriliyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, geçtiğimiz günlerde bu konuda düzenleme yapılabileceğinin mesajını vermişti. Tunç, “COVID izni olarak bilinen yasadan dolayı çok talep geliyor. O dönem, sadece cezası kesinleşenler yararlanmıştı. 31 Temmuz 2023’ten önce suç işleyip davası sonuçlanmayan da niye ben yararlanamıyorum?’ diyor. Bu sebeple eşitlik ilkesi açısından bir düzenleme yapılabilir” demişti. MHP’NİN DE GÜNDEMİNDEYDİ MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da uzun süredir söz konusu düzenlemenin yasalaştırılması için çaba gösteriyor. Yıldız, önceki gün yaptığı açıklamada geçmişte dosyası kesinleşmiş mahkûmların uygulamadan faydalandığını, yargılamaları süren sanıkların ise mağduriyet yaşadığını belirterek, “Bu eksikliğin kesin olarak giderilmesi lazım” diye konuştu. AK Parti ve Adalet Bakanlığı yapılacak düzenlemenin ‘af’ niteliğinde olmadığını savunsa da, binlerce kişi cezaevlerinden çıkacağı için bir anlamda ‘kısmi af’ olarak değerlendiriliyor. FETİ YILDIZ: "ŞİMDİ EŞİTLİĞİ GİDERME ZAMANI" Öte yandan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'dan da konuyla ilgili "Ağır bir eşitsizlik yaratmıştı. Şimdi giderilme zamanı." açıklaması geldi. Sosyal medya medya hesabından paylaşımda bulunan Yıldız, şu ifadeleri kullandı: "İnfaz Kanunu Geçici 10.maddesi ile,kapalı cezaevinden açık cezaevine erken geçme ve denetimli serbestliğe erken ayrılma imkanı getirilmişti. Suç tarihinin esas alınması yerine hükmün kesinleşmesi tarihinin esas alınması ağır bir eşitsizlik yaratmıştı. Şimdi giderilme zamanı"

İcra memurları kapısına dayanmıştı: Bursa'daki o belediye 160 milyon TL'lik kredi kullanacak! Haber

İcra memurları kapısına dayanmıştı: Bursa'daki o belediye 160 milyon TL'lik kredi kullanacak!

Nilüfer Belediyesi, borçları nedeniyle girdiği ekonomik buhrandan çıkmaya çalışıyor. Belediye en son personellerin üç aylık zam farkının ödenmemesi nedeniyle gerçekleştirilen eylemle gündeme gelmişti. Geçtiğimiz aylarda kapısına icra memurlarının dayandığı belediye; yeni icraların gelmemesi için önceden yapılan iş, hizmet ve projelerin gecikmiş ödemelerinin yapılabilmesi adına bankalardan kredi almak için harekete geçti. ÖNERGE MÜDÜRLÜKTEN GELDİ Mali Hizmetler Müdürlüğü, gerçekleştirilmiş iş, hizmet ve projelerin, gecikmiş ödemelerinin yapılabilmesi için, kamu ve özel bankalardan 160 milyon TL'ye kadar ihtiyaç oldukça kullanılmak üzere, vadeli nakit kredi alınmasına yönelik belediye meckisine yazılı önerge verdi. "Kredi Başvurusunun yapılabilmesi ve krediye ilişkin her türlü işlemlerin yürütülebilmesi ile bankalardan temin edilecek nakit kredi için, kredi anlaşması, temlik ve taşınmaz üzerine ipotek yapmak üzere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e yetki verilmesi hususunda karar alınabilmesi için yazımızın Meclise havalesini arz ederim.” ifadelerinin yer aldığı önerge Plan Program Ve Bütçe Komisyonu'na havale edildi. BAŞKAN ÖZDEMİR'E YETKİ VERİLDİ Plan Program ve Bütçe Komisyonu raporunun okunarak yapılan müzakeresi sonunda Başkan Özdemir’e yetki verilmesi oybirliğiyle kabul edildi. Karara göre belediye; Başkan Özdemir, kredi anlaşmaları, temlik işlemleri ve gerektiğinde taşınmazlar üzerine ipotek verilmesi dahil tüm süreçlerde yetkili olacak. BAŞKAN ÖZDEMİR: İLK ÖNCE ESKİ BORÇLAR ÖDENİR Kanal 16'da Mustafa Özdal'ın sunduğu Yüz yüze programında belediyeye gelen icra hakkında konuşan Başkanı Özdemir, iş makineleri kiralama ihalesi alan firmanın, 60 gün vadeli faturanın 61. günü belediyeye icra gönderdiğini söylemişti. Ödeme konusunda firmanın haklı olduğunu belirten Özdemir, "Bizim kendi adaletimiz de şudur: İlk önce eski fatura ve borçlar ödenir, daha sonra yeni borçlar... Ben geçmişten alacağı olan adamların parasını ödememişken sırf bu icraya verdi diye bunun bütün parasını ödeyebilme gücüm yok. Bütçemizi dengelemeye, toparlamaya çalışıyoruz. Epey de toparladık. Yüzde 25 oranında borçları azalttık." demişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.