Hava Durumu

#Cumhurbaşkanı Erdoğan

Bursa Hakimiyet - Cumhurbaşkanı Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kuklayı da kuklacıyı da çok iyi biliyoruz! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kuklayı da kuklacıyı da çok iyi biliyoruz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle: Aşkınız sevdanız ve vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Dün genişletilmiş İl toplantımızı heyecan dolu bir atmosferde icra ettik. Teşkilatımızın kararlılığı ve heyecanı karşısında büyük bir gurur duydum. Bizi örselemeye çalışanlara inat yolumuza pekleşe pekleşe devam ediyoruz.  Partimizin kuruluşundan itibaren daima ortak akılla hareket ettik. Bunu güçlendirerek sürdüreceğiz. Son bir yılımıza damga vuran seçimler dolayısıyla istişare kamplarımızı yapamamıştık. Önümüzdeki tarihlerde bir araya geleceğiz. Kongrelerimizle ilgili takvimi de yakında ilan edeceğiz. Bu süreci de dava ve yol arkadaşlarımıza halel getirmeden yürüteceğiz. "YENİ DİNAMİK ARKADAŞLARIMIZLA KADROLARIMIZI GÜÇLENDİRECEĞİZ." Her kongre sürecini kadrolarımız arasındaki bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Yorulan, motivasyonunu yitiren arkadaşlarımızı kardeşlik hukukumuzu koruyarak dinlenmeye alacağız; yeni, heyecanlı arkadaşlarımızla kadromuzı güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan genel seçimin üzerinden 1 yıl geçti. TBMM bu 1 yıl içinde gece gündüz demeden çalıştı ve milletimizin beklentilerini gerçekleştiren yasaları çıkardı. Kabine üyelerimizle ülkemizin refahı, güvenliği için ter döktük, döküyoruz. Farklı liderleri ülkemizde misafir ettik. Dış politikada yoğun bir haftayı geride bıraktık. Gerek hayat pahalılığı, fahiş fiyat, basında yer alan öğretmenlere yönelik şiddetle mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesine hizmet duyuyoruz. Meclis tatile girmeden yasal düzenlemeleri çıkartmamız gerekiyor. Yeni anayasa meselesinde Meclis Başkanımızın çalışmalarına destek vermemiz önemlidir. Türkiye'nin 64yıllık sivil anayasa hasretini dindirmek olacaktır. Aceleye getirmeden çok da uzatmadan somut adımlar atılmasında fayda görüyoruz. Biz sonuna kadar yapıcı tutumumuzu koruyacağız. "31 MART'TA MİLLETİN MESAJINI ALDIK" Önümüzde 4 yılın her gününü ilk günkü aşkla dolu dolu geçirecek ülkemizi her alanda yeni rekorlarla buluşturacağız. 31 Mart seçimleri bir güven oylaması değildir. Seçmenin ülkenin idaresinde tercihinde bir kırılma olmamıştır. Önce 14 Mayıs’ta daha sonra 28 Mayıs’ta seçmen bize hükümeti teslim etmiş yerel seçimde. Milletin verdiği mesajı duymamaktan gelmeyiz. Biz o mesajı aldık. Yalnız milletin AK Parti’den desteğini çektiğini düşünenler fena halde yanılır. Hiç sağa sola bakmadan işimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin hakkını vereceğiz. Bu noktada içimizde yanlış değerlendirmeler yapanlar varsa tembelliğe tevessül edenler olursa onlarla hiç tereddüt etmeden yollarımızı ayırırız. AK Parti’nin çalışma usulü belli. Hemen yarın seçim olacak gibi hazırlıklıyız. Hemen milletimiz tarafından hesaba çekilecekmiş gibi çok çalışıyoruz. Aynı zamanda biz süreye bakmadan kendimizi seçim tarihleriyle kısıtlamadan çalışan kadroyuz. Ne teşkilatımızda ne diğer kadrolarda tembelliğe, isteksizliğe asla ve asla tahammülümüz olamaz. "BÜROKRATİK VESAYETE İZİN VERMEYİZ" Son dönemde gündeme gelen tüm hadiseyi tüm boyutlarıyla takip ediyoruz. Bürokratik vesayete izin vermeyiz. Kanunun dışına çıkan, marazı olan kim varsa hukuk zemininde mutlaka hesabı soruluyor. Ülke ve millete karşı vazifesini yapmamasının hiçbir bahanesi olamaz. Bize süre biçenler oldu, bize gazete manşetlerinden ömür biçenler oldu. Korkanlar, ürkenler hırslarına yenilenler oldu. Onlar şimdi yoklar, unutulup gittiler. Biz buradayız. Dimdik sapasağlam ayaktayız. Dava burada, yarın da burada olacak. Mevla ömür, milletimiz de yetki verdikçe burada olmaya devam edeceğiz. "KUTUPLAŞMAYA İZİN VERMEYECEĞİZ" Önceki hafta sayın Özgür Özel’i AK Parti Genel Merkezi’nde kabul ettikçe. Kendisiyle verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Türkiye’de siyasetin bir yumuşamaya ihtiyacı var ve biz bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz hiçbir zaman kutuplaşmanın tarafı olmadık. Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamını kucakladık. Milletimizin her bir ferdini ortak paydada bulaştırmak için mücadele verdik. FETÖ’ya diyet borcunu ödemek isteyenler asla boş durmuyorlar. İnsanları ayırarak olanların nereye varmaya çalıştığının farkındayız. Kuklayı da kutlayıcıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz. Ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsinler biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Bize yakışan ağır başlılık, hoşgörüdür. Başkaları ne yaparsa yapsın biz kucaklayıcı ve kuşatıcı olacağız. "HER KAVGADAN GÜÇLENEREK ÇIKTIK" Partimizin kapıları, ilkeleri bizimle örtüşen herkesle açıktır. Ama siyasette kin kavramını asla kabul etmeyiz. İhanete varmayan her dostluk bizim için bakidir. Yeter ki samimiyet, ülkeye hizmet derdi olsun. Tabii siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu Cumhur İttifakı surlarında delik açmaya çalışanların olduğunu biliyoruz. Daha önce de bunlarla karşılaştık. Hepsinden de güçlenerek çıktık. Fitne ve nifak odaklarına kesinlikle göz açtırmayacağız. Cumhur İttifakı daha da güçlenerek yoluna devam edecek. Omuz omuza çalışmayı, her zamankinden daha adanmış bir şekilde sürdüreceğiz. Nakba’nın yıldönümünde umudunu muhafaza ediyoruz. Er ya da geç Filistinliler evlerine dönecekler. Er ya da geç Filistinliler yastıklarının altında muhafaza ettikleri o anahtarlarını kullanacak ve yuvalarına kavuşacaklardır. Hitler Yahudi soykırımını yaparken unutmayın yalnız değildi. Avrupa’daki birçok ülke Hitler’i destekliyordu. Hitler katliam yaparken kendisini yenilmez zannediyordu. İSRAİL'E GAZZE TEPKİSİ Dünyanın gözü önünde 8 bin 322 Boşnak kardeşimizi şehit ettiler. Yenileceklerini hiç düşünmüyorlardı. Ne oldu yakalandılar. Mahkemeye çıktılar ve bir zamanların kudretli politikacıları hesap verdiler, şimdi hapiste ölümü bekliyorlar. Er ya da geç Gazze kasabı Netanyahu’yu ve onunla ortak olanları aynı akıbet bekliyor. Göreceksiniz döktükleri her damla kanın hesabını mutlaka verecekler. 35 bin katlettikleri Filistinli ve yaraladıkları 85 bin halkın hesabını verecekler. Biz de enselerinde olacağız. Gazze soykırımını sormadan, dünya temiz kalamaz. Kimse bizden sözümüzü yumuşatmamızı beklemesin. Bunlar barbar oldukları kadar şımarıklar. En ölümcül silahlarla, açlıkla susuzlukla insan öldürdüler. İnsanları evlerinden çıkarıp güya güvenli bölgelere yönlendirdiler. Güvenli bölgelerde sivil katlettiler. Annelerine evlatlarının parçalarını toplattılar. Tarihte bunun örneği yok. Hitler bile tarihe kara leke olarak geçenken bu kadar aleni yapmadı, bu kadar cüretkâr değildi. Bakın şimdi uluslararası mahkemeyi baskı altına almaya çalışıyorlar. Nesin sen ya? Orada ufak kâğıt makinasının içerisinde parçalayarak bu işten kaçacağını mı sanıyorsun? Bunun bedelini ödeyeceksiniz! Ellerindeki lobi gücünü kullanarak herkesi susturmaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar insanlık bu katillerin yakasını bırakmayacak, insanlık bıraksa dahi bu katillerin peşini bırakmayacağız. Şimdi Hamas’ı destekliyoruz diye dışarıda ve içeride bizi eleştiriyorlar. Siz de hiç mi vicdan yok. Sanmayın ki İsrail Gazze’de duracak. Bu azgın devlet, bu terör devleti durdurulmazsa vadedilmiş topraklar hezeyanıyla gözlerini er ya da geç gözlerini Anadolu’ya devireceklerdir. Hamas, Gazze’de Anadolu’nun ileri hat savunmasını yapıyor. Bunu göremeyecek kadar kör müsünüz? Ben Hamas’ı Kuva-i Milliye’ye benzetince rahatsız olanlar var.  Bu millet her zaman mazlumun yanında durmuştur. "MAZLUMLARIN HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDİCEĞİM" Bunlara bugüne kadar boyun eğmedik, Allah’ın izniyle bundan sonra da geri adım atmayacağız. Azimle, sabırla yürüyeceğiz. Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam da mazlumların hakkını savunmaya devam edeceğim. Korkaklar zafer anıtı dikemez. Ne yarım asrı bulan siyasi hayatımızda, ne de 21 yıllık iktidarlık sürecimizde zoru görüp kaçanlardan olmadık. Gün oldu vesayetçilere meydan okuduk, gün oldu Emniyet, Yargı, Emniyet içinde örgütlenmiş yapılara karşı durduk. Yine dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’de soykırım bitince, katiller hukuk önünde hesap verinceye kadar Filistin halkına sahip çıkacağız. Kimi vicdan fukaraları Filistin’den gelen yaralıları tedavi etmemizden rahatsız olmuşlar. İstedikleri kadar rahatsız olsunlar. Biz kendi vatandaşımıza da misafire, muhtaca, yaralıya en kaliteli sağlık hizmetini verecek bir ülkeyiz. Bunlar şefkat, merhamet kavramını bilmezler. Bizim kültürümüzde misafir bereketiyle gelir. Sen bir hastaya, bir yaralıya kucak açarsın. Allah’ta onun mükâfatını verir. CHP'YE ZİYARET Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Grup Toplantısı ardından ise, ‘Yakın zamanda CHP’ye gideceğim’ açıklamasında bulundu. Kamuda tasarruf tedbirlerine ilişkin ise Erdoğan, "Konuşmamda her şeyi açıkladığım gibi... Tasarruf tedbirleriyle ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcım ile Hazine ve Maliye Bakanım gerekli açıklamaları yaptı" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'le görüşmesine ilişkin açıklama: Siyaset yumuşama dönemine girdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'le görüşmesine ilişkin açıklama: Siyaset yumuşama dönemine girdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğle saatlerinde Üsküdar Kısıklı'da bulunan konutundan çıkarak, Cuma namazı için Çilehane Camii'ne geçti. Burada cuma namazını kılan Erdoğan, cami çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. "CHP'YE ZİYARETTE BULUNACAĞIM" Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmesini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bildiğiniz gibi Özgür Bey şu anda CHP'de genel başkan oldu. Genel başkan olduktan sonra böyle bir ziyareti kendisinin gerçekleştirmiş olması iktidar ve ana muhalefet arasında aslında olumlu bir gelişme oldu. Bundan önceki süreçlerde bu tür maalesef adımlar atılmadı. Ve bu adımın atılmasıyla siyasetin ülkemizde çok daha yumuşama dönemine girdiğini görüyoruz. Ben de Özgür Bey'e ilk fırsatta böyle bir ziyaretin karşılığını yapacağımı söyledim. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Türk siyasetinin buna ihtiyacı var. Ve ilk fırsatta da bu ziyareti gerçekleştirerek Türkiye'de siyasetin yumuşama sürecini başlatalım istiyorum. Bu adımı da atacağız" dedi. "TÜM BATI İSRAİL'E ÇALIŞIYOR" Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "İsrail-Filistin arasındaki gelişmelerin kabul edilebilir bir yanı yok. İsrail, şu ana kadar 40-45 bin Filistinliyi acımasızca öldürdü. Bir Müslüman olarak bizim buna seyirci kalmamız düşünülemez. İsrail, bizim bu yaklaşımlarımıza maalesef bu olaylar başlamadan önceki süreçte de söylediğimiz halde yani ben Netenyahu ile Amerika'daki yaptığım görüşmeyi sadece durup dururken yapmadım. Ama Türkiye-İsrail arasında bazı adımların atılabileceğini göstermek için yaptım. Ama Netenyahu acımasız ve bu acımasızlığını da maalesef bu çocuklara, kadınlara, yaşlılara karşı gösterdi. Onun elindeki imkanlar yok. Tüm batı İsrail'e çalışıyor. Bunun karşısında artık biz daha sabredemezdik ve adımlarımızı attık. Aramızda 9,5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi vardı. Bu ticaret hacmini de biz yok farz ederek bu kapıyı kapattık."

AK Partili isim açıkladı: Erdoğan, Faruk Çelik'i neden Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapmadı? Haber

AK Partili isim açıkladı: Erdoğan, Faruk Çelik'i neden Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapmadı?

Çakmak, AS TV ekranlarında yayımlanan Gözlem Kulesi programında Gazeteci Namık Göz'ün sorularını yanıtladı.  AK Parti'nin seçim mağlubiyeti hakkında konuşan Çakmak, aday belirleme süreci ve sandık sonuçlarına dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ADAY BELİRLEME SÜRECİ Yerel seçimler öncesi AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile görüştüğünü ifade eden Çakmak, "Gürkan'ın söylediklerinden yapılan anket çalışmalarına göre mevcut başkanların aday olmaması gibi bir görüntü çıkıyor." dedi. "FARUK ÇELİK ADAY OLSAYDI SEÇİM KAZANILIRDI" Söz konusu durum üstüne Ankara'da AK Parti'in üst düzey yöneticileriyle bir araya geldiğini söyleyen Çakmak şu ifadeleri kullandı: Durumu izah ettik. Durumu izah ederken de şunu da söyledik. Benim 2011'de listeden çıkmam da konuşulan şudur; Faruk Çelik gece gitti bir kaset dinletti. Tayyip Beye ve listeden çıktım. O zaman dedim ki, Faruk Çelik ismini Bursa'da size önerecek son kişi benim. Niye? Böyle böyle bir durum var. Faruk'la hala konuşuyoruz, arkadaşız. Barıştık. Birşey yok aramızda. Bu bir yara olması lazım değil mi? Ben bunları hafızamdan sildim. Dedim ki Faruk Çelik'i listeye koyun. İlle de bunu yapın demiyorum size ama listeye koyun. Ciddi bir liste çalışması olsun. Bütün şartları zorlayalım en iyi kimse onla seçime gidelim. Bunu söylerken şunda ısrar ediyorum. Hala aynı görüşteyim. Biz Faruk Çelik'i Bursa'dan aday gösterseydik seçimi alırdık. "MEVCUT BAŞKANLARLA ARAMDA PROBLEM YOKTU" Cumhurbaşkanımıza da gece saat 01:30'da mesaj attım. Dedim ki, 1983 seçimlerine sokulmadık biz Refah Partisi olarak. 1984 seçimlerinden itibaren yönetici, seçimlere katılmış parti yöneticisi, seçimi yönetmiş, bir tecrübeyle konuşuyorum. Benim görüşüm budur. Tabi Cumhurbaşkanımız aday tespitinde anketlere bakıyor. Anketlerde de şöyle bir haksız rekabet vardı. Görev başındaki insan daha çok tanınır, bilinir. Böyle bir avantaj vardır. Tabi son dönem de de bizim belediye başkanlarımız billboardları reklamlarıyla doldurmuşlar. Ne Alinur Aktaş ne de Mustafa Dündar'la aramızda bir problem yok. İkisi de samimi kardeşim. Ben partiyi, bu seçimi nasıl alırız, onu düşünüyorum. Bütün hesabımız bunun üzerineydi.  FARUK ÇELİK NEDEN ADAY GÖSTERİLMEDİ? İsmini vermeyeyim bir arkadaşımız var. İl yönetiminde bulunmuş bir arkadaşımız, Cumhurbaşkanımıza mesaj atmış. Mesajında, 'Bunu koyarsan ben oy vermem.' demiş. Bu sefer Cumhurbaşkanımız kendisini aramış. 'Sen parti disiplinine uymuyorsun.' demiş. Tabi o da Faruk Beyi istemiş. Faruk'u bana mı anlatıyorsun demiş. Faruk benim arkadaşım, bakanım. Cumhurbaşkanımız milletvekili sayısını azaltmak istemedi. Herhalde giden bu anketlerde Bursa'yı alabiliriz intibası oluştu ama ben çok zorlanacağımız söyledim. Sonuç alamadık. Benim hesabım şuydu: Partinin kuruluşunda bulunmuş, küsmüş, unutulmuş, kenarda kalmışları ekip olarak sahaya sürebilirdik. Bu mevcut arkadaşlarda o ambiyansı yakalayamıyorsun. Faruk gelseydi daha rahat yapardık.  "SEÇMEN BİZİ TOKATLADI" ÇIKIŞI... Biz sandığa gitmedik, oyumuz aşağıya düştü. Yani yoksa CHP'de bir artış yok. İstanbul'da mesela geçen seçimde aldığının daha altında almış İmamoğlu. Arada fark şu;  Bizim seçmen bizi tokatladı. Bunun ötesi beri yok. Çelik aday olsaydı, sandığa gitmem diyen kesimi sandığa götürebilirdik. AK parti ve MHP'nin oyunu alamadık. Alsaydık seçimi kazanıyorduk. 

Hayrettin Çakmak: Faruk Çelik aday olsaydı Bursa'da seçimleri kazanırdık Haber

Hayrettin Çakmak: Faruk Çelik aday olsaydı Bursa'da seçimleri kazanırdık

AK Parti eski İl Başkanı ve 23'üncü dönem Bursa Milletvekili Hayrettin Çakmak, AS TV ekranlarında yayımlanan Gözlem Kulesi programında Gazeteci Namık Göz'ün konuğu oldu. AK Parti'nin seçim mağlubiyeti hakkında konuşan Çakmak, aday belirleme süreci ve sandık sonuçlarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "MEVCUT BAŞKANLAR ADAY OLMAMALIYDI" Seçim öncesi AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile görüştüğünü ifade eden Çakmak, "Gürkan'ın söylediklerinden yapılan anket çalışmalarına göre mevcut başkanların aday olmaması gibi bir görüntü çıkıyor." dedi. "FARUK ÇELİK'İ BURSA'DAN ADAY GÖSTERSEYDİK SEÇİMİ ALIRDIK" Söz konusu durum üstüne Ankara'da AK Parti'in üst düzey yöneticileriyle bir araya geldiğini söyleyen Çakmak şu ifadeleri kullandı: Durumu izah ettik. Durumu izah ederken de şunu da söyledik. Benim 2011'de listeden çıkmam da konuşulan şudur; Faruk Çelik gece gitti bir kaset dinletti. Tayyip Beye ve listeden çıktım. O zaman dedim ki, Faruk Çelik ismini Bursa'da size önerecek son kişi benim. Niye? Böyle böyle bir durum var. Faruk'la hala konuşuyoruz, arkadaşız. Barıştık. Birşey yok aramızda. Bu bir yara olması lazım değil mi? Ben bunları hafızamdan sildim. Dedim ki Faruk Çelik'i listeye koyun. İlle de bunu yapın demiyorum size ama listeye koyun. Ciddi bir liste çalışması olsun. Bütün şartları zorlayalım en iyi kimse onla seçime gidelim. Bunu söylerken şunda ısrar ediyorum. Hala aynı görüşteyim. Biz Faruk Çelik'i Bursa'dan aday gösterseydik seçimi alırdık. "ALİNUR VE MUSTAFA İLE ARAMIZDA BİR PROBLEM YOK" Cumhurbaşkanımıza da gece saat 01:30'da mesaj attım. Dedim ki, 1983 seçimlerine sokulmadık biz Refah Partisi olarak. 1984 seçimlerinden itibaren yönetici, seçimlere katılmış parti yöneticisi, seçimi yönetmiş, bir tecrübeyle konuşuyorum. Benim görüşüm budur. Tabi Cumhurbaşkanımız aday tespitinde anketlere bakıyor. Anketlerde de şöyle bir haksız rekabet vardı. Görev başındaki insan daha çok tanınır, bilinir. Böyle bir avantaj vardır. Tabi son dönem de de bizim belediye başkanlarımız billboardları reklamlarıyla doldurmuşlar. Ne Alinur Aktaş ne de Mustafa Dündar'la aramızda bir problem yok. İkisi de samimi kardeşim. Ben partiyi, bu seçimi nasıl alırız, onu düşünüyorum. Bütün hesabımız bunun üzerineydi.  "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VEKİL SAYISINI AZALTMAK İSTEMEDİ" İsmini vermeyeyim bir arkadaşımız var. İl yönetiminde bulunmuş bir arkadaşımız, Cumhurbaşkanımıza mesaj atmış. Mesajında, 'Bunu koyarsan ben oy vermem.' demiş. Bu sefer Cumhurbaşkanımız kendisini aramış. 'Sen parti disiplinine uymuyorsun.' demiş. Tabi o da Faruk Beyi istemiş. Faruk'u bana mı anlatıyorsun demiş. Faruk benim arkadaşım, bakanım. Cumhurbaşkanımız milletvekili sayısını azaltmak istemedi. Herhalde giden bu anketlerde Bursa'yı alabiliriz intibası oluştu ama ben çok zorlanacağımız söyledim. Sonuç alamadık. Benim hesabım şuydu: Partinin kuruluşunda bulunmuş, küsmüş, unutulmuş, kenarda kalmışları ekip olarak sahaya sürebilirdik. Bu mevcut arkadaşlarda o ambiyansı yakalayamıyorsun. Faruk gelseydi daha rahat yapardık.  "SEÇMEN BİZİ TOKATLADI" Biz sandığa gitmedik, oyumuz aşağıya düştü. Yani yoksa CHP'de bir artış yok. İstanbul'da mesela geçen seçimde aldığının daha altında almış İmamoğlu. Arada fark şu;  Bizim seçmen bizi tokatladı. Bunun ötesi beri yok. Çelik aday olsaydı, sandığa gitmem diyen kesimi sandığa götürebilirdik. AK parti ve MHP'nin oyunu alamadık. Alsaydık seçimi kazanıyorduk. 

Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılış tarihi belli oldu! Haber

Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılış tarihi belli oldu!

Gökdere Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dikkat çeken açıklamalarda bulundu.  Erdoğan, Osmangazi ilçesi Acemler mevkiinde yer alan Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılış tarihini duyurdu. "HASTA KABULÜNE BAŞLIYORUZ" 21 yılda Bursa’ya 327 milyar lira kamu yatırımı yaptıklarını işaret eden Erdoğan, "Bin 300 yataklı Bursa Şehir Hastanesi başta 88 sağlık tesisi yaptık. Şehir Hastanesi standardında bin 315 yataklı Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi inşaatını tamamladık. Test ve devreye alma işlemleri bittikten sonra 3 ay içinde hasta kabulüne başlıyoruz. Uludağ Üniversitemiz bünyesinde 250 yataklı kadın doğum ve çocuk hastanesi inşaatı sürüyor. Bursa’ya bin yataklı bir hastane daha yapmayı planlıyoruz." dedi. Osmangazi ilçesi Acemler mevkiinde Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez’in destekleriyle inşa edilen Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin Haziran ayında açılması planlanıyor. DÜN VALİ ZİYARET ETMİŞTİ Vali Mahmut Demirtaş, dün Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesinde incelemelerde bulunmuştu. Ziyaret sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Demirtaş şu ifadeleri kullanmıştı: Osmangazi ilçemizin Acemler mevkiinde yer alan ve şehrimizin sağlık alanında önemli bir ihtiyacını karşılayacak Bursa Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi inşaatında incelemelerde bulunarak çalışmaların son durumu hakkında yetkililerimizden bilgi aldık.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bursa'da emekli maaşlarına düzenleme mesajı: Masaya yatıracağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bursa'da emekli maaşlarına düzenleme mesajı: Masaya yatıracağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gökdere Meydanı'nda düzenlenen mitinginde konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle; Nice alimi ve evliyasıyla Bursa, yüz yıllardır gönüllerimizi imar ediyor. Gönül semamızı billur bir avize gibi aydınlatan bu şehir, ecdadımızın medeniyet anlayışının yaşayan örneğidir. Kuruluşun ve yükselişin şehri Bursa, bu vasfını tarihinin hiçbir döneminde yitirmedi, bugün de koruyor. Biz de Bursa'dan aldığımız feyzle bir ayağımızı ülkemize sabitleyip diğeriyle tüm dünyaya sesimizi, sözümüzü, dostluğumuzu ulaştırıyoruz. Bursa nasıl Balkanlar'dan Kafkaslar'a başı dara düşen her kardeşimize kucak açmışsa biz de bu coğrafyalarla bağlarımızı daima güçlendiriyoruz. Bursa, nasıl sanayi ve tarım üretiminin gücüyle dünyaya dal salmışsa, biz de ekonomide ve diplomaside aynı kucaklayıcılığı sergiliyoruz. Bu vesileyle 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı'na milletvekilliğinde yüzde 5, Cumhurbaşkanlığında yüzde 55 oranındaki desteğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Biz de Bursa'nın bunca bizden esirgemediği ahde vefasını, kadirşinaslığını, muhabbetini asla unutmayacağız. ALANDA 90 BİN KİŞİ VAR Her gelişimizde kalbimizin bir köşesini Bursa'da bırakıyoruz. Sordum, bugün Bursa'da katılım ne durumda diye? Rakamı aldım, 90 bin. Şimdi buradan Bursa'yla birlikte Türkiye Yüzyılı'na hazırlanıyoruz. Türkiye Yüzyılı şehirlerimizin inşasını Bursa'nın yoıl arkadaşlığında yapmak istiyoruz. Biz biliyoruz ki Bursa'nın boş lafla, palavrayla, yalanla, dolanla işi olmaz. Çünkü Bursa, emeğin, alın terinin, üretimin şehridir. Bursa, yatırıma bakar, esere bakar, hizmete bakar, projeye bakar velhasıl Bursa icraata bakar. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı yolculuğumuzda bizi en iyi anlayacak olan Bursa'dır. Zaten Bursa ilk yerli markamız Togg fabrikası başta olmak üzere ülkemizin prestij eserlerine öncülük ediyor, ev sahipliği yapıyor. Allah vergisi, büyüleyici güzellikleriyle medeniyetlerin mirası, eşsiz birikimiyle, vakur insanıyla Bursa'ya da böylesi yakışır. İnşallah Bursa, 31 Mart'taki tercihiyle bu duruşunu büyükşehirde ve ilçelerde belediye yönetimlerine de yansıtacaktır. Ben buna inanıyorum. Bursa'ya güveniyorum. Biz de belediye başkanlarımızla el ele verip Bursa'nın önünde yeni bir dönem açmayı planlıyoruz. Ramazan'ın bayramı gelmeden inşallah 31 Mart'ta milli irade bayramına kavuşacağız. Artık sonuna doğru yaklaşmaya başladığımız Ramazan-ı Şerif'inizi tebrik ediyorum. Bizleri Ramazan-ı Şerif'e eriştiren rabbimizden sağlıkla, huzurla, esenlikle, bayrama da ulaştırmasını niyaz ediyorum. Kadir Gecenizi ve bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. "HANGİ ADIMI ATTIYSAK KARŞIMIZDA BÜYÜK BİR KÜRESEL İTTİFAK BULDUK" Bursa, sadece sahip olduğu maddi imkanların değil, özgürlüğün kıymetini de çok iyi biliyor. Çanakkale'de yedi düvele karşı veridiğimiz tarihi istiklal mücadelesinde en büyük desteği veren yerlerden biri bu şehirdir. Bir asır önce iki yılı aşkın süre işgal altında kalan Bursa için milletimiz karalar bağlamıştır. Osmanlı döneminde de Bursalı yiğitler gönül coğrafyamızın dört bir yanında destanlar yazmıştır. Hatta bu mücadele sırasında yaşanan acılar üzerine yakılmış ağıtlar vardır. Cezayir'e sefere çıkıp memleketlerine dönmeyen yiğitlerin ardından yakılmış bu ağıt bize bugün de önemli mesajlar veriyor. Son dönemde Gazze'de yaşananların bundan bir farkı yok. Gazze'de oluk oluk akan Müslüman kanı karşısında kör, sağır kesilenler yarın bizim başımıza benzer bir felaket gelse emin olun aynısını yapacaklar. Aslında biz bunu yaşadık. Rusya'yla aramızın açıldığı terör örgütlerinin sınırlarımıza dayandığı bir dönemde batılı ülkeler, güney şehirlerimizdeki hava savunma sistemlerini alıp götürmüşlerdi. Hamdolsun o dönemdeki sıkıntıların üstesinden gelmeyi kendi gücümüzle, imkanımızla, mücadelemizle başardık. Suriye'de, Libya'da, Akdeniz'de, Karadeniz'de, Karabağ'da, hangi adımı attıysak karşımızda büyük bir küresel ittifak bulduk. "ÖNÜMÜZDE BİZİ YİNE ZORLU BİR SÜREÇ BEKLİYOR" Güven ve istikrar iklimimizi bozmak için yıllardır ülkemizde etki edebildikleri her kesimi kışkırtmaya, hareketlendirmeye çalıştılar. Her seçim döneminde de aynı senaryoyu devreye soktular. Milletimizle bir olup tüm bu oyunları birer birer bozduk. Kimi tuzakları geçtiğimiz mayısta olduğu gibi sandıkta hüsrana uğrattık. Kimi tuzakları 15 Temmuz'da olduğu gibi sokakta bertaraf ettik. Kimi tuzakları askeri harekatlarımızla sınırlarımız ötesinde durdurduk. Tabii bu uzun soluklu bir mücadeledir. Her dönemde yeni araçlar, yeni argümanlar, yei taktikler devreye giriyor. Hiç şüpheniz olmasın, önümüzde bizi yine zorlu bir süreç bekliyor. Bu toprakları vatan yapmak için verdiğimiz uğraşı, vatanımızı elde tutmak için de sürdürmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde tıpkı bir asır önce yapmaya çalıştıkları gibi bizi bu topraklardan jiletle kazıyıp atmakta tereddüt etmeyecekleri açıktır. "CHP'NİN İHTİRASLARI DEM'İN DE İÇİNİ HALLAÇ PAMUĞUNA ÇEVİRDİ" Ülkemiz muhalefetinin anlamadığı, anlamak istemediği, anlasa bile önemsemediği hakikat işte budur. İhtirasları öylesine gözlerini bürümüş durumda ki ülkenin ve milletin uzun vadeli çıkarlarının altına dinamit döşemekten çekinmiyorlar. Bu uğurda PKK'ya göz kırpıyorlar. Bu uğurda FETÖ'ye göz kırpıyorlar, bu uğurda emperyalist heveslere göz kırpıyorlar, bu uğurda her türlü hırsızlığa, arsızlığa yol veriyorlar. Siyasi vizyon sıfır. Siyasi program hak getire, proje mevcut değil, icraat desten zaten yok .Buna karşılık muhalefet cenahında her türlü istismar, her türlü kirli pazarlık, her türlü entrika kol geziyor. CHP, çeşitli şehirlerde DEM'le hem de tabanına rağmen neyin karşılığı, hangi paylaşımların ürünü olduğu bilinmeyen karanlık ittifaklar kuruyor? Fakat bundan öylesine utanıyorlar ki saklamak için de kırk takla atıyorlar. CHP'nin ihtirasları DEM'in de içini hallaç pamuğuna çevirdi. Bu partide kimi diyor ki kendimize oy verelim, kimi diyor CHP'nin kuyruğuna takılalım. Yani her kafadan bir ses çıkıyor. Toplam üye sayısı 500 bini bulmayan marjinal partiler, sağa sola talimat veriyor, istikamet çiziyor, seçmenin iradesine ipotek koyuyor. CHP'li faşist yöneticiler 'kapıdan giremezsiniz' diyerek zaten bunları her gün tokatlıyor. Ortada savunduklarını iddia ettikleri hak, hukuk, değer, prensip namına bir şey kalmadı. Bize karşı ortalığı ayağa kaldıranlar CHP'nin küstahlıkları karşısında uslu bir kediye döndü. Tabii bir de terazinin diğer tarafı var. Ülkemizin en büyük muhalefet partisinin içine düştüğü tutarsızlık, savrulma, kirlenmişlik hali gerçekten utanç verici. Valizler, çantalar dolusu dolarlar, Eurolar, bunları saymaya bile yetişemiyorlar. Sayma görüntülerini kimse izah edemiyor. Bir tane CHP'li yetkili çıkıp da paralardan yapılan kulelerin kime ait olduğunun cevabını veremiyor. Daha darbe güzellemelerini millete yaptıkları hakaretleri saymıyorum. İşte bu seçimlerde sadece şehirlerinizi yönetecek başkanları seçmekle kalmayacaksınız. Aynı zamanda ülkemizin geleceğinde hangi siyaset tarzının önünün açılacağını da belirleyeceksiniz. Sizlerden 31 Mart'a bu gözle de bakmanızı istiyorum. Bursa'nın en doğru kararı vereceğine inanıyorum. EMEKLİ MAAŞLARINA DÜZENLEME SİNYALİ Şu an dünyadaki tüm ekonomileri zorlayan en büyük sorun son 50-60 yılın zirvesinde seyreden yüksek enflasyondur. Avrupa'sından Amerika'sına herkesin kontrol altına almaya çalıştığı enflasyonla biz de mücadele ediyoruz. Hayat pahalılığından en fazla etkilenen kesimlerimizde çalışanlarımız ve emeklilerimizdir. Biz yılbaşında hem asgari ücrette hem emekli maaşlarında yaklaşık yüzde 50 oranında artışlar yaptık. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini de aynı oranda artırdık. Ayrıca bir defaya mahsus 5 bin lira ödemede bulunduk. Öncesinde 16 milyon emeklimizin tamamına tek sefere mahsus 5'er bin lira ödemede bulunduk. Şimdi de banka promosyonlarını 8 bin lira ile 12 bin lira arasına yükselterek emeklilerimize yeni bir imkan sağladık. Önümüzdeki temmuz ayında yılın ilk 6 ayındaki enflasyona göre emekli maaşlarını tekrar masaya yatıracağız. Memurlarımıza yaptığımız 600 ek gösterge ilave edilmesi uygulamasını genişleterek düzenlemenin hazırlıkları tamamlandı. Küçük esnafın prim gün sayısında yaşadığı adaletsizliği giderecek, buna göre önümüzdeki dönemde bu adımı atacağız. Ev hanımlarımızın isteğe bağlı sigorta prim teşvikleri ile ilgili düzenlemeyi de hayata geçirdik. Gençlerimize çeşitli başlıklarda vereceğimiz ilave destekleri deprem bölgesinden başlayarak uyguluyoruz. Böylece milletimizin farklı kesimlerine verdiğimiz sözlerin takibini yapıyor, tek tek yerine getiriyoruz. Elbette tüm bunlar yüksek enflasyonun çalışanlar ve emeklilerde yol açtığı refah kaybı gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bunun için öncelikle ekonomi programımızı kararlılıkla uygulamayı sürdürerek fiyat istikrarını sağlamamız gerekiyor. Çünkü yüksek enflasyon ortamında kime ne verirseniz verin beklediğiniz neticeyi alamıyorsunuz. Yılın ikinci yarısında enflasyonun inişe geçtiğini hep birlikte göreceğiz. Deprem bölgesindeki inşaat çalışmalarının yükünün de hafiflemesiyle birlikte çalışanlarımızı ve emeklilerimizi hak ettikleri refah seviyesine biraz daha yaklaştıracağız. Biz bugüne kadar milletimize asla yalan söylemedik, insanımızı kandırmaya çalışmadık. Dün verdiğimiz sözleri bugün hatırlamıyoruz diye kulak arkası hiç yapmadık. Milletimizin her kesimiyle sürekli irtibat içinde olduğumuz için tespit ettiğimiz sıkıntıları, talepleri en kısa sürede karşılayacak adımları attık. Yapamayacağımız işleri asla söylemedik. Hatta emeklilikteki yaş uygulaması gibi aslında içimize sinmeyen birtakım hususları bile milletimizden gelen yoğun talepler karşısında hayata geçirmekten kaçınmadık. Bu uygulamanın kamu maliyesine getirdiği yükün ve sosyal güvenlik sistemimizin dengesine yol açtığı bozulmanın tamiri epeyce vakit alacak. Şimdi sahada emekli maaşlarında bununla bağlantılı şekilde kaçınılmaz olarak asgari ücrette ara artış istekleriyle karşılaşıyoruz. Daha önce sadece emekli maaşlarında 10 bin liralık bir artışın yol açacağı mali yükün hesabını milletimizle paylaşmıştık. Yatırım bütçemizin tamamını veya eğitime, sağlığa ayırdığımız kaynağın tümünü sadece bu artışa tahsis etsek de yetmeye mümkün olmadığını göreceksiniz. Takdir edersiniz ki devlet yönetiminde böyle bir durum olmaz, olamaz. Yaşadığı sıkıntılardan dolayı sitemlerini dile getiren her vatandaşım, elbette sonuna kadar haklıdır. Peki çalışanların ve emeklilerin kayıplarını nasıl telafi edeceğiz? Her zaman yaptığımız gibi bunu daha çok çalışarak, daha çok üreterek, devletimizin kaynaklarını daha da çoğaltarak yapacağız. Sizin karşınıza gelip atıp tutanların hiçbiri bırakın devletin kaynaklarını çoğaltmayı, mevcuda bile sahip çıkamayacakları için zaten derdinize derman olamayacaklar. Belediyelerde yaptıklarını görüyorsunuz. Beş yılda iflas ettirmedikleri yer kalmadı. Sorunsuz saat gibi tıkır tıkır işleyen hizmetleri bile devam ettiremediler. Sadece yalanlarıyla sizleri kandırmanın peşindeler. Biz tüm samimiyetimizle, tüm içtenliğimizle, tüm hak ve hakkaniyet duygumuzla size gerçeği söylüyor, çözüm yolumuzu paylaşıyoruz. 21 yılda nasıl 3 kat Türkiye'yi büyüttüysek önümüzdeki dönemde iki kat daha büyütüp inşallah sözlerimizi fazlasıyla tutacağız. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize sahip çıkarak ülkemizin bütünlüğünde devletimizin bekasında gözü olanları sevindirmeyelim. Gerisi sadece gayret, vakit ve planlama meselesidir. Bizim söylediğimiz her şeyin referansı, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerdir. BURSA İLE İLGİLİ BRİFİNG ALDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı taşıyan helikopter saat 12.30 sıralarında Merinos'a indi. Erdoğan'ı Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan karşıladı. Erdoğan, daha sonra otobüsle Kent Meydanı, Çakırhamam, Atatürk Caddesi güzergahını izleyip Bursa Valiliği'ne geçti. Erdoğan yol boyunca vatandaşları selamlayıp hediye dağıttı. Erdoğan, Bursa ile brifing aldıktan sonra miting için Gökdere'ye geçti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.