Bursaspor’da gururla kaldım! Enes Ünal'dan tarihi sözler...
İngiltere Premier Lig ekiplerinden Bournemouth forması giyen milli futbolcu Enes Ünal, A Milli Takım'ın çok iyi bir kadroya sahip olduğunu ve bu ekibin Dünya Kupası'na gideceğine inandığını söyledi.
Premier Lig, Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Şampiyonası gibi organizasyonların çok üst düzey olduğunu ancak Dünya Kupası'nın herkesin bulunmak istediği yer olduğunu dile getiren 28 yaşındaki futbolcu, "Herkesin hayali Dünya Kupası. Bir futbolcunun ulaşabileceği en yüksek yer. Ülkeni temsil ediyorsun. Milli takımın durumu çok iyi. çok formda oyuncularımız var, yıldızlarımız var, savaşçılarımız var. Uzun süredir orada olamadım. Sakatlıklar yaşadım. Ama kadro çok değişmedi. Onlarla birlikte aynı ortamda çok bulundum. Birbirini seven, birbirine bağlı, güzel işler yapmak isteyen, ülke futboluna seviye atlatmak isteyen bir takımımız var. Milli takımımız kesinlikle Dünya Kupası'na gidebilir.” dedi.
“HİKMET HOCA ONU SİLDİ ZATEN”
Futbola başlamasından kariyer yolculuğuna dek futbol hayatıyla ilgili önemli anları aktaran Enes Ünal, futbolla tanışmasının Sakaryaspor'da olduğunun altını çizdi. Babası Mesut Ünal'ın Sakaryaspor'un kaptanlığını yaptığını dile getiren Enes Ünal, "Futbolla, babamla birlikte tanıştım. İlk hatırladığım anılar hep Sakarya'dan. Ondan sonra Bursa'ya taşındık. Babam Bursaspor'da oynadı. Ben de Bursaspor'da futbol oynamaya başladım. Her şey çok çabuk gelişti. 12-13 yaşında vücudum oturmaya başladı, biraz kiloluydum. Ondan sonra 13 yaşından 15 yaşına kadar, 2-3 senede bir anda çok büyük sayılarda goller atmaya başladım. Ondan sonra ilk A takımla kampıma gittim, 15 yaşın sonuydu. Sonra profesyonel sözleşme imzaladım. Hikmet Karaman vardı takımın başında. Her şey çok çabuk gelişti. Ondan sonra iyi bir kamp geçti benim için. Bir iki tane gol attım. Avusturya'da kamptayken Roma'ya karşı oynadık. Orada asist yaptım. Güney Amerikalı bir forvetimiz vardı. Fazla kiloluydu. Hikmet hoca onu sildi zaten. O da bana bir avantaj oldu. İnsanın ayağına şans gelir ya, öyle bir durum oldu. Kadroya girmeye başladım. Sonra ön eleme maçları oynadık. Kötü geçti bizim için, kaybettik. Ondan sonra ligin başında şans geldi, Galatasaray maçında oyuna girdim. Batalla önüme bıraktı, boş kaleye gol attım, her şey öyle başladı. Öyle başladı ve devam etti." ifadelerini kullandı.
“KAÇIYORMUŞUZ GİBİ GÖRÜNÜR”
Milli takımın alt yaş kategorilerinde iyi performans gösterdiğini ve birçok gol attığını belirten Enes Ünal, bu durumun kendisine olan ilgiyi artırdığını dile getirdi. Chelsea ve Alman takımlarının kendisine ilgisinin olduğunu söyleyen Enes Ünal, Avrupa'ya transferini de şu sözlerle özetledi: "Bursaspor'la profesyonel sözleşme imzalamadan önce bir Almanya opsiyonu vardı. Ciddi anlamda düşünüyorduk onu. Çünkü babam özellikle Lewandowski hayranı. Onu, Mario Gomez'i örnek gösteriyordu bana. Alman ekolünün bana çok iyi geleceğini düşünüyordu. Öyle bir düşüncemiz vardı. Sonra İbrahim Yazıcı başkanımız vefat etti. Babam 'Enes olmaz. Bu durumda kaçıyormuşuz gibi görünür. Burası bizim kulübümüz, burası bizim şehrimiz. Senin için belki güzel bir opsiyondu, kariyerin için güzel olabilirdi ama kalmamız lazım.' dedi. O dönem öyle gelişti, iki sene kaldım. Benim için de çok güzel oldu. Bursaspor'da oynamak benim için bir gururdu. Tribünde büyüdüm, sürekli maçlarını izledim. Bursaspor'u çok seviyordum. İyi hocalarla çalıştım; rahmetli Daum, Şenol Güneş... Ondan sonra da Manchester City…”
“BURSASPOR’DA DAHA FAZLA FORMA GİYMEK İSTERDİM”
Üst üste sakatlıklar yaşadığını hatırlatan Enes Ünal, "Her insanın hayatta başına birçok an geliyor ve pes etme raddesinde olabiliyorsun." diyerek sakatlıklara rağmen pes etmediğinin altını çizdi.
Bursaspor'da daha fazla forma giymek istediğini ancak olmadığını söyleyen Enes Ünal, "Belçika dönemimde işler istediğim gibi olmadı. Villarreal mükemmel bir proje gibi duruyordu öyle olmadı. Ondan sonra sakatlıklar. Çapraz bağ sakatlığı çok zor bir sakatlıktır, yaşayan bilir. Avrupa Şampiyonası'na gidecekken parmağım kırıldı. Tam çalışmaların karşılığını alacakken o da olmadı. Sonra döndüm, yine aynı ayağımda çapraz bağ koptu. Pes etmek en kolayı. Başkalarını suçlarsın, vücudunu suçlarsın ama bir şeyi çözmüyor. Yine döndüm, çok mutluyum. Formumu yakalamaya çalışıyorum. Bu da sıkıntılı bir dönem. Sakatlıktan döndüm. Maçlarda 5 dakika daha fazla oynamak, 10 dakika daha fazla oynamak için çabalıyorum. Bu tam bir mücadele." ifadelerini kullandı.