Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Taha Metin, kış aylarında çocuklarda sık görülen bir solunum hastalığı olan RSV enfeksiyonuna karşı dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 30.12.2025 09:53
Haber Güncellenme Tarihi: 30.12.2025 09:54
Kaynak:
Haber Merkezi
RSV enfeksiyonun küçük çocukların hastalığı olarak görülse de yetişkinleri bile etkileyebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Metin, “Genellikle hafif şikâyetlerle seyreden bu hastalık; erken doğum öyküsü olan, bağışıklık sistemi düşük, kronik akciğer veya kalp hastalığı olan çocuklarda daha ağır seyredebilir. RSV enfeksiyonu 38 dereceyi geçmeyen ateş, öksürük, hırıltı, burun akıntısı ve gözlerde yaşarma ile karşımıza çıkabilmektedir.” dedi.
Her enfeksiyonda olduğu gibi RSV enfeksiyonunda da genel durum takibi çok önemli olduğunun altını çizen Metin, çocuğun etrafla ilgisi, beslenmesi ve aktivitesinin aileler tarafından mutlaka izlenmesi gerektiğini belirtti. Çocuğun bu tip şikâyetleri yoksa genel olarak iyi olduğunun anlaşılabileceğini vurgulayan Metin, “Hırıltı ve öksürük varlığı tek başına hastaneye yatış gerekçesi değildir. Eğer hastaneye yatış gerekliyse kan oksijen değerini ölçüyoruz ve gerekliyse oksijen veriyoruz. Sıvı ve beslenme desteği sağlanıyor. RSV’ye özel bir tedavi olmamakla beraber, erken doğum öyküsü olan kronik kalp ve akciğer hastalığı bulunan bağışıklık sistemi düşük olan çocuklarda RSV bağışıklılığına karşı antikor tedavisi uygulanmaktadır. Diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi antibiyotik tedavisi rutin olarak uygulanmaz. Bazen viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon gelişirse doktor değerlendirmesi ile kullanılabilir.” şeklinde konuştu.
ATEŞ ÖLÇERKEN CİLT KURU OLMALI
Çocuklarda ateş ölçümünün; rektal, kulak, koltukaltı, alından ve ağızdan termometre ile yapılabildiğini dile getiren Metin, “Biz en çok kulak, koltukaltı ve alın ölçümlerini kullanmaktayız. Cildin ıslak ve nemli olmaması gerekir. Ayrıca en az iki ölçümle kontrol edilmesi ve termometrelerimizin kalibrasyonunun yapılması önemlidir. Unutulmamalıdır ki ateşin derecesinden çok çocuğun genel durumu önemlidir. Aktif ve iyi beslenen çocuk bizim için güven işaretidir.” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kış aylarında RSV enfeksiyonuna dikkat!
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Taha Metin, kış aylarında çocuklarda sık görülen bir solunum hastalığı olan RSV enfeksiyonuna karşı dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
RSV enfeksiyonun küçük çocukların hastalığı olarak görülse de yetişkinleri bile etkileyebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Metin, “Genellikle hafif şikâyetlerle seyreden bu hastalık; erken doğum öyküsü olan, bağışıklık sistemi düşük, kronik akciğer veya kalp hastalığı olan çocuklarda daha ağır seyredebilir. RSV enfeksiyonu 38 dereceyi geçmeyen ateş, öksürük, hırıltı, burun akıntısı ve gözlerde yaşarma ile karşımıza çıkabilmektedir.” dedi.
Her enfeksiyonda olduğu gibi RSV enfeksiyonunda da genel durum takibi çok önemli olduğunun altını çizen Metin, çocuğun etrafla ilgisi, beslenmesi ve aktivitesinin aileler tarafından mutlaka izlenmesi gerektiğini belirtti. Çocuğun bu tip şikâyetleri yoksa genel olarak iyi olduğunun anlaşılabileceğini vurgulayan Metin, “Hırıltı ve öksürük varlığı tek başına hastaneye yatış gerekçesi değildir. Eğer hastaneye yatış gerekliyse kan oksijen değerini ölçüyoruz ve gerekliyse oksijen veriyoruz. Sıvı ve beslenme desteği sağlanıyor. RSV’ye özel bir tedavi olmamakla beraber, erken doğum öyküsü olan kronik kalp ve akciğer hastalığı bulunan bağışıklık sistemi düşük olan çocuklarda RSV bağışıklılığına karşı antikor tedavisi uygulanmaktadır. Diğer viral enfeksiyonlarda olduğu gibi antibiyotik tedavisi rutin olarak uygulanmaz. Bazen viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon gelişirse doktor değerlendirmesi ile kullanılabilir.” şeklinde konuştu.
ATEŞ ÖLÇERKEN CİLT KURU OLMALI
Çocuklarda ateş ölçümünün; rektal, kulak, koltukaltı, alından ve ağızdan termometre ile yapılabildiğini dile getiren Metin, “Biz en çok kulak, koltukaltı ve alın ölçümlerini kullanmaktayız. Cildin ıslak ve nemli olmaması gerekir. Ayrıca en az iki ölçümle kontrol edilmesi ve termometrelerimizin kalibrasyonunun yapılması önemlidir. Unutulmamalıdır ki ateşin derecesinden çok çocuğun genel durumu önemlidir. Aktif ve iyi beslenen çocuk bizim için güven işaretidir.” diye konuştu.
Kaynak: Haber Merkezi
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR