Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Yeme bozuklukları özel günlerde tetikleniyor!

    Yeme bozukluklarının başlıca sebeplerinden bir tanesi, ‘Hayır’ diyemeyip kendi ihtiyaçlarını dile getirememek ve diğer insanlara sınır koyamamak. Bu nedenle bol ısrarlı ve bol ikramlı seyreden bayram süreçleri, yeme bozukluğu olan kişiler için zorlu geçiyor. Özellikle akraba ziyaretlerinde, beden şekli ve kilosuna dair yapılan yorumlar karşısında, kişinin mutlaka sınır koymayı denemesi, diğer insanların yorumları karşısında onlara ne hissettiğini söylemesi ve onları yaptıkları yorumlara dair uyarması da kendi iyileşme süreci için oldukça etkili bir adım.
    Haber Giriş Tarihi: 29.04.2022 15:18

    Haber Güncellenme Tarihi: 29.04.2022 15:18

    bursahakimiyet.com.tr

    Yeme bozukluğu; sağlığa zarar verebilecek derecede yetersiz ya da aşırı yemek yeme davranışı olarak tanımlanıyor. Yeme bozukluğu olan kişinin bedeni, duygusal ve sosyal hayatı yeme davranışındaki anormallikler nedeniyle zarar görüyor. Kişinin, günlük yaşamı yeme biçimini değil, yeme biçimi günlük yaşamını etkiliyor.

    Tüm aile üyelerinin bir araya geldiği kalabalık sofralar ve iştah kabartan, birbirinden enfes lezzetler ile Ramazan Bayramı kapıya dayandı. Bayram gezmelerinde ardı kesilmeyen ikramların, besin tüketim miktarında artma eğilimine neden olduğunu hepimiz yakinen biliyoruz. Bu dönemde, psikolojik kökenli yeme bozukluğu davranışlarında da artış görülebileceğinin altını çizen Psikolog Feyza Bayraktar, diyet-fazla yeme döngüleri içinde olan kişilerin yemek ve kiloyla ilgili kaygılarının, özellikle bayram dönemlerinde daha da arttığını dile getirdi.

    ÖZEL GÜNLER YEMEK BOZUKLUKLARINI TETİKLİYOR

    Bayram, yılbaşı, doğum günü ve benzeri özel dönemlerin, yeme bozukluğu olan kişiler için oldukça zorlu geçtiğini belirten Psikolog Feyza Bayraktar, bol yemekli seyreden bayram daveti süreçlerinin özellikle yeme bozukluğu olan kişiler için bir risk teşkil ettiğini söylüyor. Bayraktar, bu döneme ilişkin açıklamalarına şöyle devam ediyor: “‘Çok zayıfsın, azıcık ye’ ya da ‘Kilo almışsın, yüzüne renk gelmiş’ gibi söylemlere maruz kalmak, yeme bozukluğu davranışlarını tetikleyen etkenler arasında yer alabilir. Anoreksiya Nervoza, bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, duygusal yeme ve diğer tüm yeme bozukluğu problemi olan kişilerin benzer sorunlarla karşılaştığı bu süreç, yemek karşısında kontrolü kaybetmekten korkup ‘Ne olur azıcık ucundan al, benim baklavam kimseninkine benzemez’ gibi ısrarlara karşı verilen mücadeleler ile geçebilir. Öte yandan, ısrarlı ikramlara “Hayır” demek, eve dönünce gizli ve daha fazla yemeyi de tetikleyebilir.”

    SINIR KOYMAYI VE "HAYIR" DEMEYİ BİLMEK GEREKİYOR

    Bayram süresinde gidilen tatillerde yer alan açık büfe mutfakların, sayısız yemek çeşidi arasında kontrolü kaybetme korkusunun, günlük yeme düzeni ve egzersiz yapma rutininin bozulması gibi etmenlerin de, yeme bozukluğu davranışını tetikleyen faktörler arasında yer aldığını belirten Bayraktar, “Yeme bozukluklarının başlıca sebeplerinden bir tanesinin, ‘Hayır’ diyemeyip kendi ihtiyaçlarını dile getirememek ve diğer insanlara sınır koyamamak olduğu göz önünde bulundurulursa, bol ısrarlı ve bol ikramlı seyreden bayram süreçlerinin, yeme bozukluğu olan kişiler için zorlu geçebileceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Özellikle akraba ziyaretlerinde, beden şekli ve kilosuna dair yapılan yorumlar karşısında, kişinin mutlaka sınır koymayı denemesi, diğer insanların yorumları karşısında onlara ne hissettiğini söylemesi ve onları yaptıkları yorumlara dair uyarması da kendi iyileşme süreci için oldukça etkili bir adım olacaktır” açıklamasında bulundu.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar