Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Trezeguet - Nwakaeme değişimi

    Trezeguet-Nwakaeme değişimi Trabzonspor adına hangi sonuçları doğurabilir? Bu değişimin artıları neler, eksileri neler? Bordo-mavili ekibin oyunu hangi yöne evrilebilir? Trezeguet-Trabzonspor birlikteliğini inceliyoruz.
    Haber Giriş Tarihi: 30.06.2022 14:16
    Haber Güncellenme Tarihi: 30.06.2022 14:16
    bursahakimiyet.com.tr

    Son yılların en büyük keşiflerinden, Süper Lig tarihinin en büyük transfer başarılarından biri, bana göre bir Trabzonspor efsanesi ve bu ligin tarzıyla, kalitesiyle en özel kanat oyuncularından olmayı başarmış Anthony Nwakaeme Trabzonspor’dan ayrıldı.

    Bordo-mavili ekip, uzun süredir Nijeryalı yıldızın yerini doldurabilmesi adına geçtiğimiz sezonu Başakşehir’de geçiren Trezeguet’yi gündeminde tutuyor.

    Az sonra okuyacağınız satırlarda olası Trezeguet-Nwakaeme değişiminin olumlu/olumsuz neler getirebileceği konusunda beyin fırtınası yapacağım.

    Girişle daha fazla oyalanmayalım ve başlayalım.

    Nwakaeme neden bu kadar kıymetliydi?

    Hem Süper Lig’e hem de Trabzonspor’a çok sayıda kaliteli kanat oyuncusu gelmesine karşın, Nwakaeme’nin bıraktığı iz tahmin ediyorum ki ligin yakın tarihinin ilk beşine girecektir.

    Yıldız futbolcu, kendisine benzer yeteneğe sahip dünyanın pek çok örneğinin aksine teknik direktörü için çözülmesi gereken bir problem olmuyor, tam aksine ‘sorun çözücü’ nitelik taşıyordu.

    Nijeryalı oyuncuyu tanımlamak için pek çok iyi özelliğini öne çıkarabiliriz ancak hiçbiri tek başına yeterli kalmayacak. Bu sebeple, Trezeguet kıyasına geçmeden önce küçük bir derleme yapalım.

    Genellikle taç çizgisine yakın oynamayı tercih eden kanat oyuncuları skordan uzak kalıyorlar. Zira onları taç çizgisine yönlendiren faktör, o bölgede oynamayı sevmekten ziyade kaleye yaklaşamamak oluyor.

    Bu ‘kaleye yaklaşamama’ hadisesi kimi oyuncuda fiziksel yetersizlikle, kiminde dar alanda beceri eksikliğiyle, kiminin gol vuruşunun kalitesizliğiyle ve kiminin doğru kararları verememesiyle açıklanıyor.

    Az sayıdaki özel oyuncu, taç çizgisine yakın top almasına rağmen gol ve asist rakamlarını yukarı çekebiliyor.

    Nwakaeme onlardan biriydi.

    Genelde bu profilde oyuncular tabela sayısını artırmak için topa daha az kıymet vermeyi, dolayısıyla daha fazla hücum aksiyonu denemeyi ve top kaybını bir problem olarak görmemeyi göze alıyorlar.

    Bir orta-kafa-gol için 14 top kesmek, bir başarılı ara pas için 8 deneme yapmak ya da bir gol için ortalama 4-5 topu dışarı göndermek onlar adına sorun teşkil etmiyor.

    Ayrıyeten topu ikinci bölgede kaptırmamak, kontratağa sebebiyet vermemek gibi kaygıları da olmuyor.

    Nwakaeme’yi eşsiz kılan (bana göre) en önemli yönü, amiyane tabirle topu vakumlayabilmesiydi. Oyuncunun üst bacak kuvveti ve müthiş top hakimiyeti güçlü bire bir olanağı sağlıyor, oyun zekası ve topu ayağından çıkarmak için en doğru anı beklemesi de hücum verimliliğini artırıyordu.

    Haliyle böyle bir isme sahip olmak, Trabzonspor’u çoğu zaman 3. bölgede çözüm üretmek gibi bir dertten kurtarıyor, bütün odağı topu o noktaya taşımaya itiyordu.

    Nwakaeme, topun ileri taşınabilmesi için de sağlam bir istasyondu.

    Pek çok kanat oyuncusunun aksine rakip savunmacıya fiziksel üstünlük kurabilen Nijeryalı yıldız, kendisine atılan çoğu uzun ve sırtı dönük topu kontrol edip takımını rakip alana yerleştirebiliyor ve etrafındaki hareketleri ödüllendirebiliyordu.

    Bu da bordo-mavili ekibin Berat’ın formsuz olduğu haftalarda Cornelius, Djaniny gibi isimlerle beraber yüksek top silahına sahip olmasını sağlıyordu.

    Taç çizgisine yakın oynayan oyuncular için kağıt üzerinde önemli eksilerden biri, arkalarında oynayan bekleri oyuna dahil etmekte zorlanmaları.

    Zira bu bekler iç koridorda oynama alışkanlığına sahip değillerse, önlerindeki kanat oyuncularından kendilerine alan ve olanak kalmıyor.

    Nwakaeme için de bu durum geçerli olmakla beraber bir farklılık var; muadillerinin aksine atağı olgunlaştırmak için bek desteğine ihtiyaç duymadan, karşısındaki rakibi ceza sahasına iterek pozisyon oluşturabiliyor.

    Bu da aslında zaaf sayılabilecek eksiği iki yönden avantaja çeviriyordu.

    Birincisi, bek desteğine ihtiyaç duyulmadan oyunun sol kanattan genişletilebiliyor olması. İkincisi de toplu halde hücuma çıkarken sol bekin olası kontratak tehdidine karşı savunmayı üçleyebilmesi.

    Trezeguet ile neler değişebilir?

    Öncelikle bir şeyi kabul etmek gerek; Nwakaeme sonrası kim gelirse gelsin, tarz olarak bire bir aynı yapıyı sürdürmek mümkün değil. Zaten lig tarihinde anormal bir tempoya ihtiyaç duymadan ve topu çok verimli kullanarak üretken olabilen az sayıda oyuncu var.

    Bu nedenle Abdullah Avcı’nın oyununda değişime ya da birtakım esnetmelere gitmesi olası.

    Biz bu değişimi ‘hız’ üzerinden açıklayacağız.

    Uzun paragraflar boyunca saydığım onlarca olumlu yönünün yanında Nwakaeme’nin en önemli zaafı, sahada o varken temponun çok üst seviyeye çıkmıyor oluşuydu.

    Bunda hem oyuncunun topla fazla vakit geçirmesi hem de açık alan süratiyle kontratak olanağı vermemesi etken.

    Dolayısıyla Nwakaeme’den verim almak için oyunu muhakkak üçüncü bölgeye yıkmak gerekiyordu. Zaten Trabzonspor’un bunu yapmadığı (veya yapamadığı) maçlarda Nijeryalı yıldız, tam performans vermemekle itham ediliyordu.

    Trezeguet, topu Nwakaeme kadar verimli yüzdelerle kullanan bir oyuncu değil. En az onun kadar topla buluşma arzusu taşımakla beraber, Nwakaeme’ye oranla daha hızlı kullanmayı tercih ediyor.

    Bu sürat sadece top kullanımında değil açık alanda da fark ettirecek. Gervinho sonrası kaybedilen ancak Visca’yla beraber tekrar kazanılan ‘geçiş hücumu’ tehdidi, ters tarafta Trezeguet’nin varlığıyla bir kademe yukarı çıkabilir.

    Mısırlı oyuncu, yazı içerisinde bahsettiğim profil kadar taç çizgisine basmayı tercih etmese de hem o bölgede, hem iç koridorda hem de cepheden etkinlik gösterebiliyor. Oyuncunun kenar ortası, ters kanattaki bire biri işleyecek yüksek topları ya da ayak üstü ve ayak içi şutları gibi tahmin edilmesini zor kılacak yetenekleri var.

    Dolayısıyla Trezeguet’nin varlığı, oyunu tekdüzeleştirmeyi zorunlu hale getirmiyor. Ondan verim almak için en önemli şart, tempoyu eskisine nazaran yukarı çekmek.

    Hemen hemen tüm veri platformlarının ortak neticesi olarak Trezeguet, defansif verilerin tamamına yakınında Nwakaeme’nin önünde.

    Geçtiğimiz yıl yaş ortalaması yüksek ve temposu düşük kadroyu taşımak için güçlü bir set oyunu inşa eden, top rakibindeyken belli bir alana kümelenerek boşluk vermemeyi amaçlayan Abdullah Avcı, yalnızca Hatayspor gibi istisnai birkaç maçta presi tam sahaya çekmişti.

    Nwakaeme-Trezeguet değişimi, orta sahadaki oyuncu tercihlerine de bağlı olarak bunu kalıcı hale getirebilmeyi vadediyor.

    Yine Abdullah Avcı’nın kariyeri boyunca sevdiği ve çıkan haberlere göre Trabzonspor’da da görmek istediği “merkeze basabilen koridor bekleri”, Trezeguet ile beraber hareket alanı bulabilir.

    Muhtemel yeni orta saha ve Trezeguet’nin getirileri

    Aslında önceki başlıkla ilintili konulara gireceğim ancak buraya dikkat çekmek istediğim için bir ara başlık atmayı uygun gördüm.

    Birkaç içerikte belirttiğim bir hususu burada özetlemem gerekiyor; Trabzonspor geçen yılın ilk yarısında neden farkı açabildi, sonlara doğru neden düşüş yaşadı?

    Bunun yanıtı, topun üçüncü bölgeye taşınabilmesinde gizli.

    Ligin ilk periyodunda bordo-mavili ekip, savunma önünde Berat’ı tek pivot olarak kullanıyor ve Milli oyuncuyla topu ön beşliye rahatlıkla aktarabiliyordu. Gerektiğinde Edgar oyunu sağdan açıyor ve o da bu işleve katkı sağlayabiliyordu.

    Berat’ın hızlı düşüşü sonrası bu görev Hamsik’e verildi. Hamsik harika bir performans sergileyerek Berat’ı aratmamasına karşın yaşadığı sakatlıkla beraber oyunda değişime gidildi.

    Siopis bireysel açıdan çok iyi performans gösteren ve orta saha dinamizmini tavana çıkaran bir oyuncu olmasına karşın tek pivot rolünde savunulabilir bir isim. Kendisine atılacak toplar ve kendisinden çıkacak toplar olmak üzere iki pas kanalını kapatan rakipler, Trabzonspor’u uzun topa zorluyordu.

    Ön alanda Cornelius, Djaniny, Nwakaeme gibi uzun top alabilen isimler sayesinde takım bir şekilde ön alana yerleşebiliyor olsa da ligin son 10 haftasında buna da çözüm getirildi.

    Bu periyotta Trabzonspor arka arkaya üçlü savunma kullanan (ya da maç içinde üçlüye dönen) rakipleriyle karşılaştı. Bu formasyonda Nwakaeme, kendisine oranla cılız kalan beklerle değil hamleli sağ stoperlerle eşleşiyor ve top almakta zorlanıyordu. Dolayısıyla bu yük tamamen Cornelius’un üzerine biniyordu.

    Ayrıca Siopis’e top çıkarması için destek veren ve mecburen geri basan Bakasetas’ın da gol/asist oranı düşüşe geçmişti.

    Fernando gibi ismi Trabzonspor ile anılan oyunculardan yola çıkarak, Abdullah Avcı’nın ligin son periyodunda yaşadığı bu problemi çözmek için önümüzdeki sezon orta alanda çift pivot kullanabileceğine dair bir intiba edindim.

    Eğer bu tahmin doğrulanır ve bordo-mavililer savunma önünde birbirine paralel iki oyuncu kullanırsa oyunu geriden örme işlemi rahatlayacak ancak ön alandan bir oyuncu eksilecek.

    Doğal olarak, rakip savunmaların dengesini bozmak için daha seri hareket eden, topu daha hızlı kullanan ve gerekirse uzun bir mesafeden rakip alana taşıyabilen hücum oyuncuları gerekecek.

    Fiziksel standartları üst seviyede kaldığı sürece Trezeguet’nin Nwakaeme’ye oranla artıya geçebileceği başlıklardan birisi bu olabilir.

    Böylelikle, Nwakaeme’nin ayrılığı sonrası eksilen uzun top silahı da bu toplara daha fazla mecbur kalmamayı hedefleyerek tolere edilebilir.

    Bu ana kadar vakit ayırdığınız için hepinize teşekkür ederim.

    Yeni içeriklerde buluşmak üzere…

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar