Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Aşağılama kültürü!
08 Aralık 2019 Pazar, 09:33

Lisede coğrafyacı Ayten Hoca beni tahtaya kaldırdı. 'İzohips nedir?' diye sordu.
Bilemedim. Uzun tırnaklarını kulak mememe geçirdi. Bırakmıyor. Nasıl acıyor anlatamam.
Ama o acıdan daha mühimi, 3 sırada oturan Aysel!
Kıza karşı boş değilim.
Ve fakat, kulak memesi tırnaklanan bir liseli, kalan hayatında ne kadar karizmatik olabilir ki?
Okulda, askerde, (Bir kasatura kayboldu diye bütün batarya, yat sürün ne yaa?!) fabrikada, ofiste, bu 'aşağılama kültürü!' her yerde.
30-40 yıl geçti üzerinden. Gıdım değişiklik olmamış demek ki bu sektörde!
Güngören Belediyesi'nde başkan yardımcısını gördüğünde ayağa kalkmayan personelin, tuvalet önüne atılan bir sandalyede oturup, gelen geçene 'saygıyla' ayağa kalkması cezası verilmesi nedir yau?
24 Kasım'da da, de bacak bacak üstüne atan 'öğretmen' olayı sebebiyle Konya Valisi arıza çıkarmıştı. Öğretmen gazeteci çıktı gerçi ve fakat toplum içinde azarlama, toplum içinde aşağılama ananesi olarak bu olay da 'Bu çağda bu kafa tarihi'ne geçti.
Makam mevkiye dayalı ego şişinmesi kaynaklı kibir budalalığı soslu aşağılama kültüründe, gram ilerleme yok sizin anlayacağınız bu memlekette...
NOT: İzohips, eş yükselti eğrisi, izoterm, yeryüzünde sıcaklığın dağılışı, izobar, eş basınç! Hasılı Google sizden iyi öğretiyor hocam!

EVET GERÇEKTEN GÜLDÜREBİLİYOR!

Baba muzu duvara koli bandıyla sabitlemiş. Bir muz söz konusu bildiğin bir de koli bandı, tüm maliyet bu. 120 bin dolara satılmış bu eser!
Evet muzun duvara koli bandı marifetiyle sabitlenmesi hadisesi, 'sözde' bir sanat eseri.
İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan 'Komedyen' adını taşıyan bu 'muz çalışması'nın üç versiyonu, Paris merkezli 'Art Basel Miami'de görücüye çıkmış.
Üç versiyon dedik ya, üçüncünün fiyatı 150 bin dolara yaklaşmış.
İnternette bir sürü görseli olmasa, yaşayan böyle bir sanatçı olmasa vs, direk 'Bu haber asparagas' derdim. Ama değil. İşin enteresan tarafı muzlar da gerçek!
Yani 120 bin dolar verip bu eseri satın alacaksınız.
Akabinde evde çürümeye başlayacak.
Sanatçı bundan emin! Muz çürür çünkü.


Bu sebepten, eserlerin potansiyel alıcıları için muzun bozulmaya başlaması halinde takip edilecek talimatların bulunduğu bir de rehber hazırlanmış.
Evdeki muzlardan birini duvara bantladığımızda, evde 120 bin liralık bir sanat eserimiz olduğu duygusuna kapılabilir miyiz acaba?
Bilhassa sanat çevrelerine soruyorum. Herkes atlamasın lütfen bu soruya!
(Adamın esere komedyen adını vermesi de manidar. Güldürmeyin kendinize demeye getirdiği, çok aşikar!)

PLAGOMANİK BİRİYİM!

Sırbistan'da yeni yetme bir kız çocuğu takmış takıştırmış sürmüş sürüştürmüş, bir 'selfie' çekip sosyal medyaya salmış. Beklemeye başlamış, 5 dakika, 10, dakika 20 dakika, yarım saat derken bir Ortodoks (!) çıkıp kızın bu paylaşımını 'like'lamamış!
Kız bileklerini kesmiş. Hastaneye zor yetiştirilmiş, durum anlaşılınca da, teşhis anında konmuş:
'Like bağımlılığı!'
Hatta, bir klinik açılmış bu hususta!
Ve, bir haber okudum dün, 'like bağımlılığı' hafif kalır, bu yeni 'dijital hastalıklar'ın yanında:
Bakın bakalım hangi dijital hastalıktan mustaripsiniz siz de:
WhatsApppitis: Aşırı mesaj yazmaktan bilekte çıkan arıza. Sinirlerin sıkışması sonucu uyuşma.
Hikikomori: Eve kapanma.
Ego sörfü: Sosyal medyada sürekli kendini arama.
Google Stalker: Yakın çevreyi arama
Crackberry: Sürekli mail kontrolü.
Siberhondrik: İnternetten hastalık teşhisi koyma.
Fomo: Gelişmeleri kaçırma korkusu.
Nomobobi: Telefonsuzluk fobisi.
Selfitis: Aşırı selfie çekme.
Plagomani: Şarjsızlık korkusu.
Photolurking: Sürekli fotoğraf, video ve gönderi beğenme hastalığı.
Enfornografi: Bloktan her şeyini ifşa etme hali.
(İtiraf ediyorum, özümde fomo, nomofobi ve plagomani mevcut!)