Hava Durumu

Son Dakika

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

    Bir ırkçılığımız eksik kalmıştı

    Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 21.06.2022 08:02

    Haber Güncellenme Tarihi: Yazının Güncellenme Tarihi: 21.06.2022 08:02

    Ayrımcılığın her türlüsünden ve ırkçılıktan nefret ediyoruz.

    Bunu, insanın en büyük ayıplarından biri, belki de başlıcası olarak görüyoruz. Kamil insan olma yolunda aşılması en elzem en mühim bariyer.

    Kim, nerede doğduğu üzerinden, hangi coğrafyaya ait olduğu üzerinden, dilinden, dininden, mezhebinden, renginden dolayı avantaj sağlasın ki.

    Ya da dezavantajlı olsun ki.

    Pandemi yüzünden eve kapandığımız günlerde 20’lik film listeleri yapmıştım kendime. En iyi spor filmleri, en iyi mahkeme, en iyi banka soygunu, en iyi hapishane, en iyi yemek filmleri vs diye. Bir liste de ırkçılık konulu filmler için yaptım.

    Schindler’in Listesi, Hayat Güzeldir, Piyanist, Çarpışma, Çizgili Pijamalı Çocuk bilinen nazi karşıtı filmler.

    Amistad, 42, Bülbülü Öldürmek, Yeşil Yol, 12 Yıllık Esaret, The Help, Mississippi Yanıyor vs de ırkçılığın renkle alakalı alanı için çekilmiş bir diğer liste.

    Çoğunu siz de izlemişsinizdir. İzlerken insanın içi şişiyor resmen.

    İnsan insana bunu, bunları nasıl yapar diye.

    Bu coğrafyada, bu ülkede, filmlerde gördüğümüz türde bir ırkçılığın olmadığı hep övünülerek anlatılırdı.

    Oysa bölgesel, etnik, mezhepsel ve dini bir yığın ayrımcılık hikayeleri ve katliamları yaşandı bu ülkede. (Örneğin varlık vergisi, 6-7 Eylül olayları, Kahramanmaraş katliamı, Madımak vs)

    Yine de ayrımcılığı, ırkçılığı üzerimize hiç kondurmaz, en azından Amerikan filmlerine bakarak bizdeki ‘siyahi’ vatandaşlara karşı hiç alerjik olmadığımızla, tersine onları sempatik bulduğumuzla övünürdük, övünüyorduk ki..

    Ankara’da Somali kökenli TC vatandaşlarına, hem de polis marifetiyle uyguladığımız sindirme, bezdirme politikasıyla bu sektörde de utanılacak birkaç belge ve görüntüye sahip olduk milletçe.

    Tarih boyunca hiç yaşanmamış bir şey bu.

    Afrika kökenli bir grup siyahi TC vatandaşı buralarda istenmediğini bizzat hissetti.

    Bu ayıp bize yeter.

    Kalan hayatımızı bu ayıpla geçireceğiz artık.

    Hadisenin, hepimize eşit davranmasını beklediğimiz devlet tarafından icra edilmesi, işin en acı tarafı.

    Olayı birkaç densiz icra etse, devletin polisi de gelip olaya müdahale etse, münferit hadise deyip geçerdik, bu utancı bu kadar ağır hissetmezdik belki.

    YANLIŞ ANLAŞILMASIN

    Lütfen yanlış anlaşılmasın. Kitlesel göçe karşı çıkmak, bir ülkenin anormal kalabalık bir mülteci istilasına maruz kaldığını düşünmek, ülkenin demografisinin değişiyor olduğundan kaygılanmak, bu göçün en azından planlı ve organize yapılmasını ummak falan ayrı konu.

    İşini gücünü kurmuş, dükkanına vergi levhası asmış, mal veya hizmet üreten, hatta şakır şakır Türkçe konuşabilen bir vatandaşa veya vatandaş grubuna karşı sırf ten rengi üzerinden baskı uygulamak, bunu hem de devlet gücünü kullanarak yapmak, olacak şey değil.

    Almanya’da Alman vatandaşı bir Türk dönercinin dükkanına Alman polisi gelip tabelasını boyasa ne hissederiz, hissedersiniz.

    Bu ülkede sık sık utanılacak şeyler oluyor.

    Bana soracak olursanız, Somali orijinli vatandaşlara yapılan hepsinin üzerine tüy diker nitelikteydi.

    NE KADAR UTANSAK AZ

    O kadar tiksinti duydum ki, izlediğim haberden, gördüğüm görüntülerden, o Somali kökenli kadın esnafın Türkçe feryadından, bugün burada başka konulara girmem, başka şeylerden söz etmem mümkün değil.

    İflaslar yüzde 113 artmış, 2022’nin ilk beş ayında 50 bin esnaf kepenk kapatmış, buna rağmen Bakan, ekonomik krizin muhalefetin uydurduğu sahte bir kriz olduğunu savunmuş. Bunu da gördük, televizyonda cin çıkarılmış. Yine istediğimiz kararları vermeyen, ya da şerh koyan hakimler sürülmüş vs.

    Al bu haberleri köpürt, üzerinde takla at, parende at istediğin kadar, neye yarar!

    Bugün ekonomi berbat da olsa, geçim derdimiz de olsa, liyakat rafa kaldırılmış da olsa, eğitimde, sağlıkta sorunlar diz boyu da olsa.. Geçer bunlar, mutlaka geçer!

    Ortaya bir sandık konur, başka birileri gelir, iklim değişir, umutlar yeniden yeşerir.

    Kaç kuşak geçti Almanlar Nazi dönemi travmalarını atlatabildi mi?

    Amerika’da siyahilere yapılan ırkçı muamelelerin hala filmleri yapılmıyor mu?

    Belçika’nın Kongo’da, İtalya’nın Libya’da, Fransa’nın Cezayir’de yaptıkları..

    Listeyi daha da uzatabilirim.

    Her naneyi yemiştik, her ayrımcılığın kitabını yazmıştık ama ten rengi üzerinden ırkçılık yapmamıştık, en azından devlet eliyle.

    Onu da yaptık. Ne kadar utansak az.

    Yorum Ekle
    Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
    Yorumlar