Hava Durumu

Buna yapacak bir şey yok..

Yazının Giriş Tarihi: 27.02.2024 08:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.02.2024 08:01

Seçim eğik düzlemine girildiğinden bu yana deli gibi sokak röportajları izliyorum. Seçimi kimin, kimlerin kazanacağına, belki de adaylardan çok fokusluyorum kendimi. Ne yapsam ne etsem, merak duygumu yenemiyorum.

Sokak röportajlarının, kentlerin görece merkezlerinde, en işlek caddelerinde, meydanlarında yapılıyor olması, olası sonuçları tam vermiyor bana göre.

İzlediğiniz, izlediğimiz sokak röportajları yanıltıcı olabiliyor.

Çünkü bu kentlerin bir de çevreleri, çeperleri, periferileri var, bildiğiniz gibi.

Ama merak işte, kime ne oranda iltifat var, teveccüh var başka nerede görebileceğiz.

Gördüklerimiz kadar göremediklerimiz de işaret bir yerde.

İyi bakan gözler, halkın önümüzdeki seçimde ne yöne meyledeceğinin ipuçlarını sezebilir yine de.

Misal İmamoğlu pazarda dolaşıyordu geçende.

Buna dolaşmak denmez aslında çünkü adamı resmen yaladı yuttu pazar ahalisi. Herkes sarılıyor, herkes öpüyor, herkes resim çektirmeye çalışıyordu.

Onu yakından gördüğü için duygulanıp ağlayanlar vardı.

Bir kadın dışında.

Abla dikildi İmamoğlu’nun karşısına ve hesap sordu:

‘Her şey çok güzel olacak diyordunuz, şu pazarın haline bakın, bu fiyatlar ne böyle?’

On numara soru bu bence de!

Tam da içinde bulunduğumuz ‘ruh hali’ni özetleyen.

Abla, İmamoğlu’nun belediye değil, ülke yönettiğini sanıyor!

Birileri, yaşadığı bu kötü ekonomik koşulların sorumlusunun muhalefet olduğuna bu ablayı inandırmış. Öyle bir soru sordu ki, yanıtı yok, bu ülkede, bu gezegende, hatta bu galakside!

Farklı bir boyut bu.

Hasılıkelam herkesi ikna edebilirsiniz ama bu kadına ve onun gibi düşünmesi inşa edilmiş yığınlara yapacak bir şey yok.

Anlatmayı denemeyin, çok yorucu, anlamamakta çok kararlılar çünkü.

ESTONTA FERİBOTU SENDROMU

Yandık bittik kül olduk diyenlere dayılar ‘çıkar telefonunu’ diye kontra yaptı. Ekonomi kötü, günden güne de kötüleşiyor diyen ablalara, diğer ablalar lokantalar kafeteryalar dolu diye itiraz etti.

Sanki toplumun tuzu kuru yüzde 20’si tüm mekanları dolduramazmış gibi.

Tuhaf bir psikoloji.

Bir yerde oturup bir kahve içecek durumu olmayan ahali, kahve içebilenlere bakıp ekonominin o kadar da kötü olmadığını düşünüyor.

Sık sık konuşuyoruz bunu arkadaşlarla, olanı- biteni anlamaya çalışıyoruz. Doğaldır ki, anlayamıyoruz!.

Arkadaşım Hakan Öztuna‘Estonya Feribotu Sendromu’ diye bir şeyden söz etti geçenlerde. Ülkenin hali pür melali tam olarak bu ‘sendrom’a uyuyormuş Hakan’a göre. Olay şöyle:

1994 yılının 28 Eylül günü Baltık Denizi’nde 852 yolcunun boğularak öldüğü, sadece 137 kişinin kurtulduğu bir deniz faciası yaşanmış.

Uzmanlar bu kazayı uzun uzun araştırıp incelemişler. Bilhassa da psikologlar.

Kurtulanlarla konuşmuşlar, ölenlerin yakınlarıyla görüşüp geçmişlerini incelemişler. İlginç ara sonuç, ölenlerin yüzde 98’inin yüzme bildiğini öğrenmişler.

Kaza şöyle olmuş:

Feribot sert dalgalar nedeniyle su almaya başlamış. Su miktarı artınca tahliye işlemi başlamış. Ancak 987 yolcudan sadece 137’si feribotu terk etmiş.

Kalan yolcular kaptanın ‘Panik yapmayın, dünyanın en güçlü feribotundasınız’ sözlerine inanarak su boşaltma işlemini izlemişler.

Bu izleme feribot tamamen yan yatıp batana kadar sürmüş.

Sonuç, 852 yolcu sizlere ömür.

Psikoloji bilimi halen bu yolcuların gemiyi neden terk etmediğine ilişkin sağlıklı bir yanıt bulabilmiş değil. Uzmanlar bu davranış şekline ‘Estonya Feribotu Sendromu’ adını vermişler.

Sosyal medyada gördüm,Levent Bilgin isimli bir vatandaş bu deniz faciasıyla, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar arasında bir paralellik kurmuş.Ve demeye getirmiş ki, batıyoruz ama batmayacağımıza da inandırılmaya devam ediyoruz.

Bana kalırsa çok karamsar bir bakış açısı bu. Hele de herkesin cebinde telefonlar varken, kafeteryalar lokantalar doluyken. Almanya bizi kıskanırken..

İstanbul’da ‘kent lokantaları’nın önünde emekliler ve öğrenciler kuyruktayken!

4 kap yemek 40 lira, niye batalım ki, ne alaka!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.