Hava Durumu

Diyanet’in otobiyografisi!

Yazının Giriş Tarihi: 07.05.2024 08:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.05.2024 08:04

Ahalinin bir kesimi niye yemiyor içmiyor, üzerine vazife imiş gibi Diyanet İşleri Başkanı’nın lüks araca binmesini özüne saldırı gibi değerlendiriyor anlamak mümkün değil!

Oysa bu topraklarda, bu coğrafyada, insanlar, itibarlarını kullandıkları alet-edevatla (misal cep telefonu) oturdukları evle veya bindikleri arabayla sağlar.

Ben bile girdim sektöre. İlk arabam Fort Taunus’tu.

Az para yapınca Suzuki Alto’ya terfi ettim.

Bitim az daha kanlandı, kıydım paraya altıma bir Hyundai çektim.

Gıcır gıcır, sıfır. Her yeri mayer!

Son 10 yıldır kaldırım ölçüm işindeyim, ‘tabanvay’a biniyorum!

Her yere yürüyerek, 9D ile veya metroyla gidiyorum.

Bu süreç, ‘en masrafsız araba arkadaşın arabası’ gibi bir realiteyi fark etmemi de sağladı. Araba sahibi olmakla ev geçindirmek benzer maliyetler zaten.

Bir maaşın varsa, ancak bir tanesini idare edebiliyorsun, ya ev, ya araba.

Bakın çevrenizdeki arkadaşlara, akrabalara!

Hepsinin ‘otobiyografisi’nin, 2-3 yılda bir eski arabayı satıp daha lüks daha pahalı arabaya geçmek olduğunu göreceksiniz. Siz de öylesiniz!

Durum bu minvaldeyken, yani bu coğrafyada herkes daha lüks daha konforlu araba peşindeyken, Diyanet İşleri Başkanı’nın işe bisikletle gitme ihtimali mi var?

Adam açıkladı zaten şehir içinde TOGG’a biniyormuş, şehirlerarası yollarda ise Audi A8’e. (TOGG şehir dışına çıkamıyor mu?)

Öyle veya böyle, bakın memleketi idare edenlerin ekseriyetine!

Kim tasarruf tedbiri yapıyor, kim masraftan kaçınıyor, kim para harcarken tüyü bitmemiş yetimin hakkı hassasiyeti gösteriyor ki, Diyanet de bu zihniyete uysun.

Belediyeler el değiştirince ortaya çıktı ki, milletin parasını yiyen yiyene.

Lüks makam odaları, makam odalarının yanında yatak odaları, yatak odalarında banyolar..

Onca şatafatın debdebenin yanında Diyanet’in bir lüks aracının dillere dolanması, bana kalırsa gündem sapıtması.

Başkan’ın basın danışmanı tam bu aşamada devreye girdi zaten ve ‘ey ahali, hadi aranızda para toplayın da başkana bir araba alın, bu tartışmaları sonlandırın’ çağrısı yaptı.

Ne muazzam bir dayanışma duygusu!

Emekli ve mütedeyyin cemaatin, bu çağrıya cevap vermesi, sevapların en büyüğü olur kanaatindeyim!

100-150 araçla cumaya gitmek son dönemin moda folkloru olmuşken, biz, yani Diyanet konvoya, ‘bir lokma bir hırka’ bir araçla mı dahil olsun?

Araba işi ne ki ayrıca, dilimin ucuna gelmişken onu da sorayım:

Bodrum’un dünyaca ünlü koyu ‘Camel Beach’te 30 milyon liralık bir tesisimiz de mi olmasın!

BEDAVA VERDİLER KİMSE ALMADI

Yukarıdaki yazıyı 17’nci yüzyılda yaşamış Jean-Jacques Rousseau’nun şu lafı çerçevesinde anlamaya çalışın lütfen:

‘Rekabet duygusu ve prestij özlemi insanları gereksiz harcamalara zorlar. Bu harcama üst tabaka statüsünün sembolü sayılır. Yani davranış rasyonel değil, çevreyi etkilemek, dikkati çekmek gibi psikolojik nedenlerledir.’

Kafalar 2 yüzyıl öncesinde kalmış olmalı ki, prestij ve itibarı gereksiz harcamalarda arıyoruz demek.

Kamil insan olamadık, ıstakozla, ‘rolex’le falan dikkat çekmek istiyoruz. Psikolojimiz de bozuk epeyce!

Toplumu idare edenler de o toplumun içinden çıkıyor nihayetinde.

Bakın Hitler’in sağ kolu propaganda bakanı Joseph Goebbels’in villası, doğrusu büyük kır evi, Berlin hükümeti tarafından satışa çıkarıldı, kimse almadı.

Hükümet 17 hektarlık alanda yer alan göl manzaralı bu evi bedava vereceğini açıkladı, yine kimse almadı.

Bu olay bizde olsa, kapanın elinde kalırdı.

Hayret, bu bedava eve Berlin’de yaşayan ‘gayrimenkul hassasiyeti yüksek’ Türkler nasıl kayıtsız kaldı?

Kimse neden orada devasa bir otel inşaatı hayali kurmadı?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.