Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İkisini de tutmuyoruz!
01 Aralık 2019 Pazar, 09:32

'Külliye'ye giden CHP'li' haberi uydurma çıkan Rahmi Turan'la, TV'ye çıkardığı Ekrem İmamoğlu'nu 'süre bitti' gerekçesiyle konuşturmak istemeyen Ahmet Hakan polemiğe girmişler.
İki tür şöhret var medya dünyasında.
İyi şöhret. Kötü şöhret.
Ve, kimileri için şöhret olsun da, iyi-kötü fark etmez durumu mevzubahis.
Yanlış anlaşılmasın. Herkes kendi yaptığından, yazdığından sorumlu.
Bizi çok da ilgilendirmez. Ama adettir, polemiklerde bir taraf tutulur genellikle.
Ertesi gün, 'dur bakalım bizimki buna ne cevap vermiş' diye bilhassa bakılır, yazılanlara.
Türk basını o kadar yerlerde ki, son tahlilde.
O kadar çok pespayelik yaşadık ki, son yıllarda, son günlerde.
Kim ne yazmış diye merak bile etmiyoruz artık, milletçe.
Hasılı, Rahmi Turan veya Ahmet Hakan.
Al birini, vur ötekine...
Yaşasın bizden uzak olan.

İLGİNÇ VE İĞRENÇ!

Paris'teki Descartes Üniversitesi'nin tıp fakültesine bilimsel çalışmalarda kullanılsın diye bağışlanan kadavraların özel şirketlere satıldığı ortaya çıkmış.
Skandal diye buna derim!
Satılmaya tepki gösterdiyseniz, acele etmeyin.
Birtakım kadavralar da üst üste yığılmış, çürümeye terk edilmiş.
Hatta bazılarını da fareler kemirmeye başlamış.
(Pazar günü okunsun diye bunları yazdığıma inanmıyorum!)
Haber ama işte. Hem 'iğrenç', hem 'ilginç'...
Satılan kadavralar yaklaşık 750 euroya alıcı buluyormuş.
Bazı uzuvların satışından da 350 Euro civarı para kazanılmış.
- İki dalak çıkar abi ordan, bir de karaciğer! Borcumuz ne?
- Hocam ben size gövdeyi komple vereyim, hepsi 800 Euro! Böbrekle yürek de bizden olsun.
Ortamı biraz yumuşatabildiysem, haberin devamı şöyle:
Kadavra bağışçısı aileler bu skandala çok büyük tepki göstermişler.
Üniversite Kadavra Bağışlama Merkezi'ni geçici olarak kapatmış, bağışçı ailelerden de büyük özür dilenmiş.

REÇETEYE OYUNCAK!

Başlıktaki oyuncak lafı sizi şaşırtmasın.
Bu oyuncak bildiğiniz oyuncaklardan değil ve bu yazı da zaten artı 18...
İngiliz oyuncak (!) şirketi, sağlık bakanlığına açık mektup yazarak, 'mastır..' yapmanın (biz aramızda yüksek lisans da deriz) stresle mücadele için hastalara önerilmesini talep etmiş.
Şirket, kendi kendine doyuma ulaşma hadisesinin anksiyete, uykusuzluk, sinirlilik, iştahsızlık ve nefes darlığı falan yaşayan kadınlar için ortak bir teşhis olan 'histeri'nin tedavisi için reçetelere bile yazılmasını istemiş.
Hımm. Nüfusun, 'o iş' için oyuncağa ihtiyaç duymayan kesiminin temsilcisi olarak söylüyorum:
Bu kadar çok ve değişik yararı olduğunu (açıkça itiraf edeyim) bilmiyordum!

YERLİ VE MİLLİ DERECELENDİRME...

S&P'yi, yani 'Standard and Poor's'u, 'Moody's'i, 'Fitch'i falan duymuşsunuzdur.
Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşları.
Yaptıkları değerlendirmelerle genellikle moralimizi bozan, bazen de ender olarak iyi haberler veren...
Bu abilerin saltanatı, buraya kadarmış!
Müjdeler olsun ki artık bu yalnız ve güzel ülkenin de kutu gibi, yeşil panjurlu, daha mühimi 'yerli ve milli' kredi derecelendirme kuruluşu oldu.
Kamu bankalarımız, özel bankalar, Borsa İstanbul falan el ele verdi ve JCR Avrasya'yı satın aldı. Türkiye'nin payı yüzde 85.
Diğer büyük ortak Japonlar, yüzde 15'le temsil ediliyorlar.
Bu pazar günü niye girdin böyle sıkıcı ekonomik konulara diyecek olursanız, bilakis girdim!
Nasıl genç işsizlik gibi, enflasyon gibi moral bozan konularda TÜİK devreye girip 'durum o kadar da kel değil' diyor ya, benzer performansı JCR Avrasya'dan da bekliyoruz artık!..