Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Ne kadar sürecek?
29 Mart 2020 Pazar, 08:50

Henüz kimsenin korkmaya başlamadığı dönemlerde...

Yani henüz karantina lafının bile edilmediği günlerde.

THY'de çalışan ve Çin- Hong Kong taraflarına gidip gelen bir arkadaşım kendini, kendi kendine karantinaya almıştı. 14 gün eve kapanmıştı.

Pekin'de üniversitede okuyan arkadaşımın oğlu da, ona keza. Çin'den gelmiş aile büyüklerinin elini öpmek için 14 gün evde beklemişti. Hatta evde de değil, kendi odasında.

O vakitler 'gönüllü karantina' için 'O taraflardan' gelmek gerekiyordu.

Korona belası bilhassa Çin'in, biraz da İran'ın falan problemiydi.

Şimdi geldi bu ülkenin kentlerini, sokaklarını esir aldı, artık hepimiz evdeyiz, korona savaşının gönüllü neferleriyiz.

Kimimiz 10 gündür, kimimiz 15- 20 gündür kapattık kendimizi dış dünyaya.

Çok gerekmedikçe evde gün sayıyor, haberleri izleyip, kaygılanıp, üzülüp- büzülüyoruz. Yakıcı soru şu, bu aşamada:

'Bu salgın böyle kaç gün daha sürecek, kaç hafta, kaç ay?'

Nisanda havaların ısınacağını, dış çeperi yağla kaplı koronavirüsünün yağlarının eriyeceğini ve kendi kendine yok olacağını söyleyenler de var. Trump da bunlardan biri. Nisanda yırtacağını düşünüyor dünyanın kefeni.

Da, öyleyse sıcak coğrafyalarda niye var korona?!

Hasılı, sayılı gün tez geçer hesabı, birileri artık çıkıp bu gönüllü mahpusluğa ilişkin bir vade vermeli. 'Şu kadar daha gönüllü karantina uygularsak, şöyle olacak, böyle olacak, koronanın beli kırılacak' demeli.

Böyle ucu açık bir sürecin mağduru olmak iyi güzel de, nereye kadar brother?

Korona günlerinde aşk!

'Otokarantina' kararı aldığım günlerde dedim ki kendime kibarca 'Oğlum böyle boş boş oturacağına, otur bir roman yaz! Adı da Korona Günlerinde Aşk olsun.'

Ve fakat, yatak odasından salona, salondan mutfağa 99 metrekarede seyrüsefer eden biri ne yaşıyor olabilir ki, ne yazsın? Diyelim ki fırsat çıktı, bu aşk olsa olsa 1.5 metrelik 'güvenli mesafe' nedeniyle ancak platonik bir aşk olur.

'Seni seviyorum Necla, ama ne olur bana yaklaşma!'

PS: Kitabın adını Nobelli meslektaşım Gabriel Garcia Marquez'in 'Kolera Günlerinde Aşk' isimli romanından aparttığımı söylemeye lüzum görmüyorum...

Sporu da bitirdi kerata!..

Tokyo'da yapılacak Olimpiyat ertelendi, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Kupası ve bilumum etkinlik organizasyonu başka bahara kaldı. Bir arkadaşım, Avrupa Kupası'nın başlangıç maçının Türkiye- İtalya arasında yapılacağını anımsatıp, korona şampiyonasında vaka ve ölün sayıları üzerinden bu işin finalini 'Türkiye- İtalya oynar' gibisinden kalem oynatmamı rica etti.

Valla şimdilik henüz İtalya olmadık. İspanya Fransa falan da. ABD'deki kızımın bildirdiğine göre Yeni Dünya bu işin şampiyonu olmak üzere!

Tabii gönül Almanya olmak ister de, o biraz zor gibi.

Artı. Ölenin pasaportunun ne önemi var. Ha İranlı, ha Amerikalı, ha Türk ha Ermeni...

Korona, dilimizin, dinimizin, mezhebimizin, mensubiyetimizin, aidiyetimizin bir önemi olmadığını, hepimizin 'sapiens' olduğunu söylemedi mi yüzümüze...

Dersler internette...

ABD'deki kızımla konuştuk hafta içinde. Üniversitede dersler aynen devam ediyormuş ama 'online!'

Yani herkes geçiyormuş ekranın başına hoca internet üzerinden anlatıyormuş dersi. Henüz salgının başında hemen organize olduklarını ve üniversitede zaten bu işin altyapısının hazır olduğunu söyledi.

Kızımda dersi anlayamayan öğrenci arkadaşlarına kantinde dersi tekrarlıyor, üniversite yönetimi de bu zahmetine ücret veriyordu. O da yeni duruma uyum sağlamış ve dersi anlamayan arkadaşlarına ücreti mukabilinde internet üzerinden ders vermeye başlamış.

Kulübü eve taşıdık...

İnternet demişken. Boş zamanlarımda briç oynadığım sır değil. Bursa'da çok da güzel bir kulübümüz var. Dı, demek lazım artık yüz yüze briç de tarih oldu bu günlerde. Biz de hemen organize olduk ve turnuvalarımızı artık internet ortamına taşıdık. Yine masada tanıdıklar var, yine arkadaşlarımızla dostlarımızla, ortaklarımızla oynuyoruz ama net ortamında.

Keyifli mi derseniz, oyun yine aynı oyun ama, ayaküstü sohbetlerin tadı başka...